Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmel
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirketin davalı ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan; -24/12/2020 tarih, ..... fatura nolu 101.000,92 TL bedelli faturadan doğan alacağımızın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Başlatılan takip, davalının borca itiraz etmesi neticesinde durmuştur. Kanaatimizce davalının borca ve feriilerine olan itirazı haksız olup, itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmelidir. Şöyle ki; Öncelikle müvekkil şirket adına arabulucuya başvurulmuş ancak görüşmelerde bir sonuç alınamamıştır. Arabuluculuk dosya numarası ise 2021/2803’dir. Gerekli görülmesi halinde celbini talep ederiz. Tutanak aslı gibidir sureti dilekçemiz ekindedir. Davalı borca itiraz etmiş, müvekkil şirkete böyle bir borcu olmadığını iddia etmiştir. Bu iddia hukuki mesnetten yoksun salt alacaklıyı zarara uğratma kastıyla dayanaksız olarak ortaya atılmıştır. Şöyle ki; Müvekkil şirket, davalı şirket ile arasındaki ticari faaliyete ilişkin e-arşiv fatura düzenlemiş, takibe konu faturaya davalı şirket tarafından süresi içerisinde herhangi bir itiraz yapılmamıştır. Konuya ilişkin olarak Türk Ticaret Kanunu Madde 21/2 ' e göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmüne havidir. Buna göre ticari faturalara gerek e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtı dönülmesi gerekse Türk Ticaret Kanununun 18'nci maddesinde belirtilen usuller ile faturaya itiraz edilmesine ilişkin olarak belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine uymak tacir olmanın hukuki sonuçlarındandır. Bu süre geçtikten sonra yapılan itirazlar geçersiz olup, fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmektedir. Somut olayda müvekkile herhangi bir itiraz yapılmamış, red yanıtı alınmamıştır. Bu hususlar dahi davaya konu itirazın süreci uzatma ve olağan borcu ödememe kastıyla yapılan mesnetsiz, matbu bir itiraz olduğu hususunun her türlü izahtan vareste olduğunu kanıtlar niteliktedir. Davalı borçlu şirket, bahse konu icara takibinde işlemiş ve işleyecek faize, faiz miktarına itiraz etmiştir. Şöyle ki; Müvekkil şirket ile davalı borçlu şirket arasında yapılan sözleşme ticari niteliktedir. Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili maddeleri göz önüne alındığında ticari işlerden kaynaklı temerrüt halinde uygulanacak faiz oranı avans faizidir. Bu oranda % 16,75 olarak belirlenmiştir. Somut olayda tarafımızca faiz oranı % 16,75 olarak takibe başlanmış ve işletilmiştir. Bu nedenle davalı borçlunun faiz yönünden itirazı geçersiz olup, söz konusu itirazın iptal edilmesi gerektiği kanaati tarafımızca hasıl olmuştur. İcra ve İflas Kanunu ilgili maddeleri gereğince zaman aşımı süresi bakımından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 146. Maddesine atıf yapılmıştır. İlgili Borçlar Kanunu maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda ilgili icra takibine konu faturaların düzenleme tarihleri göz önüne alındığında davalının zaman aşımı iddiasının gerçeklikten uzak ve hukuka aykırı olduğu her türlü izahtan vareste durumdadır. Yukarıda kısaca arz ve izah olunan nedenlerle, davalının haksız itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesi için sayın mahkemenize başvurmak zarureti hasıl olmuştur. " şeklinde dava açmıştır.