(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/8405 E. , 2010/14085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, 09.01.2009 tarihli dava dilekçesiyle ...100 sayılı parselin kısmen 1947 yılında yapılıp kesi
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2010/8405 E. , 2010/14085 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, 09.01.2009 tarihli dava dilekçesiyle ...100 sayılı parselin kısmen 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığına ilişkin, ... 4. Asliye Hukuk mahkemesinin 20.12.2006 gün ve 2002/874 -686 sayılı Yargıtay denetinden de geçtikten sonra kesinleştiğini, taşınmazın 2/B alanında kalan bu bölümünün tapu kaydının iptalini ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli ...100 sayılı parselin Arif Kaya tarafından düzenlenen 24.11.2004 tarihli krokide (A) ile gösterilen 24143 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptaline ve davacı Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine taşınmazın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun yazılmasına karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, 1947 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine 14.02.1988 tarihinde kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. Çam köyde 1963 yılında yapılan ve 23.11.1963 ila 23.12.1963 tarihleri arasında ilan edilen kadastroda 100 sayılı parsel sayılı 67700 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle Eylül 1957 gün ve 10 ve Mart 1963 tarih ve 54 nolu tapu kayıtlarına dayanılarak ... Cansız ve Keziban kaya adına tesbiti kesinleşerek tapuya kayıt edilmiş, 13.01.1997 tarihinde ...’a satılmış, tapunun beyanlar hanesine 07.02.1995 tarihinde 6831 sayılı yasaya istinaden şeklinde şerh yazılmıştır. ... tarafından 02.08.2202 günlü dilekçeyle, davalı sıfatıyla Hazine ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne karşı,... köy köyü 100, 535, 536, 537, 538, 539, 540 ve 503 sayılı parsellerin orman ile ilgisi bulunmadığı halde beyanlar hanesine, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin şerh yazıldığı, bu şerhin iptali istemiyle açtığı davanın reddine ilişkin ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.12.2006 gün ve 2002/874-686 sayılı kararının davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.07.2008 gün ve 2007/3986-10802 sayılı kararı ile çekişmeli ...köyü 100 sayıylı parsele ilişkin red hükmü “Çam köy 100 sayılı parselin bilirkişi krokisinde (A1) ile gösterilen 24143 m2 yüzölçümündeki bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, (A2) ile gösterilen 43557 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise orman sınırları dışında bırakıldığı belirlendiğine ve buna göre parselin tapu kaydına çekişmeli parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin şerh yazılmasında yasaya aykırı bir durum olmadığına, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bölümün tescil bildirimi düzenlenerek ayrılması sırasında, kesinleşmiş tahdit dışında kalan (A2) bölümü üzerine şerh yazılmayacağı, sadece ifraz edilecek (A1) bölümü üzerine şerh yazılacağı, mahkemenin redde ilişkin hükmü, 100 sayılı parselin orman sınırları dışında kalan bölümü ile 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan bölümü yönünden kesin hüküm oluşturmayacağına” değinilerek onanmış, 101 sayılı parselden müfrez 503, 505, 535, 536, 537, 538, 539 ve 540 sayılı parsellere ilişkin hüküm bozulmuş, 100 sayılı parsele ilişkin onama kararı taraflarına tebliğ edilmiş, karar düzeltme yolu kullanılmadığı için kesinleşmiş, 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.12.2008 ün ve 2008/373-465 sayılı,... köy köyü 100 sayılı parselel ilişkin hüküm kesinleştiğinden bu parselle ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 101 sayılı parsele ilişkin davanın kısmen kabulüne,... köy köyü 503, 535, 536, 537, 538, 539 vv e540 sayılı parsellerin tapu katüğünün beyanlar hanesinde yer alan “6831 Sayılı Yasaya istinaden” yada “6831 Sayılı Yasanın 2. Maddesi gereğince orman” şeklindeki şerhlerin silinmesine karar verilmiş, karar Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 05.11.2009 gün ve 2009/14102-16296 sayılı kararı ile onandıktan sonra kesinleşmiştir. Mahkemece ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.12.2006 gün ve 2002/874-686 sayılı kararının çekişmeli parselin 24.11.2004 tarihli krokide (A) ile gösterilen 24143 m2 bölümün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu yönünde kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle, çekişmeli parselin bu bölümüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmişse de, kesin hüküm olarak kabul edilen ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin çekişmeli 100 sayılı parselin beyanlar hanesinde yer alanı 2/B şerhinin silinmesi istemiyle açılan davanın reddine ilişkin kararı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.07.2008 gün ve 2007/3986-10802 sayılı kararında da değinildiği gibi, dava nedeni, mahkemenin red gerekçesi ve 20. Hukuk Dairesinin onama gerekçesine göre, Hazine tarafından tapu iptal tescil istemiyle açılan bu dava için kesin hüküm oluşturmaz. Bu nedenle Mahkemece yörede yapılan tüm orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına ilişkin tutanaklar ve haritalar ile bu çalışmalarda kullanılan hava fotoğrafları ve yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve amenajman planları getirtilerek, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 11.11.2010 günü oybirliği ile karar verildi.