Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/405 E. , 2024/2362 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/405 Karar No : 2024/2362 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN ÖZETİ : ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/405 E. , 2024/2362 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/405 Karar No : 2024/2362 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN ÖZETİ : ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Tepe, ... Sırtı ve ... Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "... RES (48,9 MWm/39 MWe) Üretim Tesisi İçin Yardımcı Kaynak Güneş Enerjisi Santrali (38,88 MWm/38,88 MWe-50,60 ha)" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 06/06/2023 tarih ve E:2023/2518, K:2023/5611 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, maden mühendisi, jeoloji mühendisi, makine mühendisi, ziraat mühendisi, harita mühendisi ve biyolog bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; kirletici emisyonlar için elde edilen maksimum YSK değerleri, KVD ve UVD ile SKHKKY KVS ve UVS sınır değerlerinin Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği sınır değerlerine göre kabul edilebilir olduğu, nihai ÇED raporunda hayvanların proje ünitelerinden zarar görmesini önlemek amacıyla proje alanı çevresinin tel örgüyle çevrileceğinin taahhüt edildiği, ÇED raporunda meraların kullanım bütünlüğünün bozulmaması amacıyla diğer alternatiflerden vazgeçildiği ve GES 4 alanının seçildiği, üç parselden oluşan ve toplamı 151,32 ha olan mera parsellerinden GES alanı için kullanılacak olan 50,6 ha’lık alan düşüldükten sonra geriye kalan 100,72 ha’lık mera alanından üreticilerin yararlanmasını kolaylaştırmak, hayvan geçişini sağlamak, bakım ve onarım amaçlı 3,5 m ile 10 m arasında değişen genişlikte kuzey-güney doğrultusunda yol bırakılacağının nihai ÇED raporunda taahhüt edildiği, proje alanı çevresinde üreticilerin ihtiyacını karşılayacak ölçüde mera arazilerinin bulunduğu, 50,6 ha büyüklüğündeki proje alanı düşüldükten sonra geriye kalan 100,72 ha’lık mera arazisinin kullanım kolaylığına yönelik tedbirlerin öngörülmüş olması, toz nedeniyle civardaki tarım parsellerinin olumsuz etkilenmesinin söz konusu olmaması birlikte değerlendirildiğinde yer seçiminin uygun olduğu, projenin planlandığı alanın “toprak işlemeli tarıma elverişsiz araziler” olarak tanımlandığı, söz konusu arazilerin toprak sıklığı, taşlılık, kayalık, eğim vb. kısıtlara sahip olması nedeniyle tarımsal yönden ekonomik olmayan, zayıf otlak veya orman ağaçlarının dikimi için uygun olan araziler olduğu, proje alanı dahilinde tarım alanının bulunmadığı, GES alanı içerisinde ve yakın çevresinde herhangi önemli bir yeraltı suyu kaynağı ve çeşmenin bulunmadığı, yürütülmesi istenen faaliyetin çeşme, içme suyu kaynaklarına ve koruma alanlarına bir etkisinin beklenilmediği, proje alanının flora ve fauna elemanları açısından ciddi bir risk teşkil etmediği, alanın orman vasfında olmadığı, nihai GES alanının, ÇED başvuru dosyasında belirtilen lisanslı “GES-3” alanının bir kısmını kapsayacak şekilde ve “GES-4 Alternatif Alan”ında arazi özellikleri ve ormanlık alanlar göz önünde bulundurularak değişiklik yapılması ile belirlendiği, nihai alanın seçimi ile parçalı yerleşimin önüne geçilmesinin ve mera bütünlüğünün en az seviyede bozulmasının hedeflendiği dikkate alındığında, ÇED sürecinin mevzuata uygun işletildiği, yürütülmesi istenilen faaliyetin, alanın niteliği, tarım alanları, su kaynakları ve duyarlı yörelere etkisi yönlerinden nihai ÇED raporunun bilimsel ve teknik açıdan yeterli olduğu, ayrıca "Güneş Enerjisi Santrali (38,88 MWm/38,88 MWe-50,60 ha)" projesinin, faaliyette olan "Kartal RES (48,9 MWm/39 MWe) Üretim Tesisi" için yardımcı kaynak niteliğinde olduğu dikkate alındığında, her iki projenin kümülatif etkilerinin belirlenmesi ile bu konuda alınması gerekli önlemlere yer verilmesi bakımından da ÇED raporunun bilimsel ve teknik açıdan yeterli olduğu anlaşıldığından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca söz konusu projeye ilişkin olarak düzenlenen 01/08/2022 tarihli "ÇED Olumlu" kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, proje kapsamında bitkisel toprağın sıyrılmasının flora yapısının geri dönülmez şekilde bozulmasına yol açacağı, ÇED raporunda toprağa ait fiziksel ve kimyasal analizin bulunmadığı ve belirtilen taahhütlerin yerine getirilmesinin mera alanlarının tahrip edilmesini önlemeyeceği, ayrıca yapılan arazi çalışmalarında proje alanı içerisinde herpetofauna için hem beslenme, hem yuvalama hem de üreme alanlarının bulunduğunun görüldüğünün belirtildiği, dolayısıyla proje nedeniyle faunanın da geri dönülmez bir şekilde olumsuz etkileneceği, aynı zamanda projenin yapılmasının habitat parçalanmasına yol açacağı, kapasite artışına dair hazırlanan ÇED raporunda ise aynı bölge içerisindeki türlerin ve tür sayılarının farklı verildiği, ayrıca ÇED raporunda endemizm oranının artmasının olası olduğunun da vurgulandığı, sonuç olarak projenin flora, fauna ve mera alanlarının kullanımını kısıtlayacak olması nedeniyle hayvancılığa olumsuz etkisinin bulunacağı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: 1- Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararında açıklanan maddi ve hukuki sebepler karşısında, mevzuata uygun bir şekilde tesis edilen işlemin iptalini ve temyize konu kararın bozulmasını gerektiren bir yönün bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. 2- Davalı yanında müdahil tarafından, proje alanının, arazi özellikleri ve ormanlık olmayan alanların göz önünde bulundurulması ile seçildiği, proje alanı mera alanı olsa da tahsis amacı değişikliği başvurusunda bulunulduğu, ... Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce mahallenin ihtiyacı olan mera alanının hayvan sayısı ile orantılı olarak yeterli bulunduğu, ayrıca mevzuat gereği, üretim lisansına konu tesisin birden çok kaynaklı elektrik üretim tesisine dönüştürülmesi kapsamında yapılacak dava konusu yardımcı kaynağın sadece üretim lisansına derç edilmiş sahanın sınırları içerisinde yapılmasının zorunlu olduğu, ayrıca ekosistem değerlendirme raporu hazırlanarak projenin flora ve fauna üzerindeki etkileri ile buna karşı alınması gerekli önlemlerin belirlendiği, hali hazırda faaliyet gösteren Kartal RES projesi kapsamında taahhütlere uyulduğu, dolayısıyla aynı yaklaşımın dava konusu proje kapsamında da sergileneceği, proje nedeniyle muhtemel olumsuz etkilerin hazırlık ve inşaat aşamasında oluşmasının beklenildiği, bu etkilerin ise kısa süreli olduğu, sonuç olarak dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 03/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.