1. Ceza Dairesi 2022/8658 E. , 2024/5490 K. T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1208 E., 2022/994 K. KATILANLAR: ..., ..., ..., ..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları Sanık hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan 5 yıl hapis ve 20.000 TL ad…
**1. Ceza Dairesi 2022/8658 E. , 2024/5490 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1208 E., 2022/994 K. KATILANLAR: ..., ..., ..., ..., ..., Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları Sanık hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan 5 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezasının tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2022/28 Esas, 2022/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a. Katılan ...'ye karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-a-c-d-e, 35/2, 53/1, 58/6, 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Katılan ...'ye karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a-c-e, 35/2, 53/1, 58/6, 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, c. Katılanlar ..., ... ve ...'e karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a-c, 35/2, 53/1, 58/6, 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/1208 Esas, 2022/994 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Kurum vekilinin, katılan ... vekilinin, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında kurulan hükümlerde üst sınırdan ceza tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ve katılan Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçların maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanığın, katılan ...'in eski imam nikahlı eşi olduğu, tarafların bu birlikteliklerinden katılan ... isminde müşterek bir çocuklarının bulunduğu, sanık ile katılan ...'in aralarının bozulması nedeniyle..., S...... ve...'in resmi nikahlı eşinden olan çocuğu katılan ...'in...'in annesi katılan ... v...'ın imam nikâhlı eşi katılan ... ile birlikte yaşadıkları, sanığın bu durumu kabullenemediği, olay öncesinde aralarında adli merciilere de yansıyan husumet bulunduğu, sanığın nereden temin ettiği tespit edilemeyen ve içeriğinde güçlü patlayıcı maddelerden TNT (Trinitro Toluen) olduğu tespit edilen, üzerinde bulunan emniyet pim halkasının çekilmesi sonrası 4,7-4,9 saniye içerisinde patlaması gerçekleşebilecek olan ve patlaması sonucu canlılar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı, cansızlar üzerinde yakıcı, yıkıcı ve tahrip edici etki oluşturacağı tespit edilen el bombasını ve el bombasını tuzaklamak için kullanacağı tel parçalarını da yanına alarak olay günü tanık ... ile birlikte saat 21.30 sıralarında ...'ya ait olan 50 AJ ... plakalı aracı kullanarak katılanların ikametinin önüne geldiği, ...'nın araçta oturduğu esnada sanığın araçtan inerek patlamaya elverişli el bombasını alarak katılanların ikametine gittiği ve ikametin demir doğrama olan dış kapı kolu ile merdivenin demir korkuluğu arasına el bombasını harekete geçirmek ve sabitlemek için tel marifetiyle el bombası düzeneğini kurduğu, durumun katılanlar ...v... tarafından fark edilmesi üzerine kolluk kuvvetine haber verilerek tuzaklamanın etkisiz hale getirildiği ve sanığın katılanlara yönelik öldürme eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan raporların yeterli olduğu, eylemlerine uyan suçların vasfının doğru biçimde belirlendiği, suçların maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği ve teşebbüsün ulaştığı aşama ile meydana gelen tehlikenin ağırlığına göre belirlenen cezaların isabetli olduğu anlaşılmadığından katılan Kurum vekili ile sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Katılanlar ..., ..., ...'ün duruşmalarda kendilerini vekil ile temsil ettirmedikleri, katılanlar ... ve ...'ye ise ayrı ayrı Baro'dan zorunlu vekil tayin edildiği, sadece katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın duruşmalarda vekil ile kendisini temsil ettirdiği dikkate alındığında, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesinin "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine, sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince sanık aleyhine katılan lehine vekalet ücretine hükmedildiği ancak katılanın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olduğunun hükümde açıkça belirtilmemesi suretiyle tereddüte neden olunması, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. IV. KARAR A. Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Olarak Bulundurulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan ...'a Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/1208 Esas, 2022/994 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Katılanlar....., S...... ve R......e Karşı Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan Kurum vekilinin, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2022/1208 Esas, 2022/994 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasında vekalet ücretine dair paragrafta yer alan sırasıyla "...Katılan..." ve "... KATILANA..." şeklindeki ibarelerin çıkartılması, yerine sırasıyla "Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı" ve "Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Nevşehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.