12. Ceza Dairesi 2013/24149 E. , 2014/17928 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle yaralama Hüküm :TCK'nın 89/1, 89/2-b,e, 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine dair ek karar, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-2
**12. Ceza Dairesi 2013/24149 E. , 2014/17928 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç :Taksirle yaralama Hüküm :TCK'nın 89/1, 89/2-b,e, 62/1, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddine dair ek karar, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.03.2012 gün, 6-386; 30.11.2010 gün, 5-237; 29.05.2007 gün, 114-113; 26.05.2009 gün ve 50-130 sayılı kararları ve diğer birçok kararında vurgulandığı üzere; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/3, 232/6. maddeleri gereğince, hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin anlaşılabilir nitelikte açıkça gösterilmesi zorunludur. Bunlardan bir veya birkaçının eksik ya da hatalı gösterilmesi CMK'nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenini oluşturmaktadır. Bu bildirimlerdeki temel amaç, kanun yollarına başvuru hak ve yetkisi bulunanların, başvuru haklarını etkin bir biçimde kullanmalarının sağlanması ve bu eksiklik nedeniyle hak kayıplarına yol açılmamasıdır. Ancak burada dikkat edilecek veya eski hale getirme nedeni oluşturacak husus, eksik veya yanılgılı bildirim nedeniyle bir hakkın kullanılmasının engellenip engellenmediğinin belirlenmesidir. Bildirimdeki eksikliğin yol açtığı bir hak kaybı bulunmamakta ise, bu durum eski hale getirme nedeni oluşturmayacaktır. Bu açıklamalar ışığında, sanığın yokluğunda verilen hükümde kanun yoluna başvuru şekli, ve başvuru süresinin başlangıcının açıkça belirtilmemesi bir yana hükmün kesin olduğunun bildirilmesi suretiyle sanık yanıltıldığından, 18.02.2013 tarihli temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilip, temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; Meydana gelen olayda her ne kadar sanık tali kusurlu ise de mağdurun hayati tehlike geçirip vücudunda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanmış olması karşısında temel cezanın alt sınırdan tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura ilişkin itirazlarının reddiyle, eleştirilen husus dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 16/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.