3. Hukuk Dairesi 2010/21446 E. , 2011/2753 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde itirazın iptalinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı, davalıya sattığı erkek sığır bedelinin ödenmediğini, 2.250 …
**3. Hukuk Dairesi 2010/21446 E. , 2011/2753 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde itirazın iptalinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı, davalıya sattığı erkek sığır bedelinin ödenmediğini, 2.250 TL alacağın tahsili için başlattığı icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek icraya itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı daha önce aldığı sığırların bedelini ödediğini, dava konusu olan sığırı satın almadığını ve borcu olmadığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı hayvan satımı hukuki ilişkisine dayanmıştır. Davalı akdi ilişkiyi inkar etmiştir.Mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. HUMK.nun 288. md. gereğince, değer itibariyle olayda tanık dinlenemez. Ne var ki, Usul Kanunumuzda, anılan bu ana kurala ayrık hükümler de bulunmaktadır. HUMK.nun 289. md. hükmüne göre, senetle ispatı gereken hususlarda, bu yön hatırlatılarak, karşı tarafın açık muvafakatı halinde tanık dinlenebilir. Olayda, davalının böyle bir muvafakatı olmadığına göre, anılan madde hükmüne dayanılarak tanık dinlenilmesi mümkün değildir. Ancak, tanıkla ispat yasağına ayrık hallerden biri de HUMK 293/4. maddede belirtilen durumun varlığın halinde, ayrık olarak tanık dinlenmesine imkan tanınmıştır. HUMK. 293/4. md. hükmünce, bir bölgede halin gereklerine ve tarafların durumlarına göre herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi en önemlisi bu hususun zamanla herkesçe uyulmak suretiyle kararlı bir nitelik kazanması, aynı zamanda kamuoyu tarafından bu teamüle sapma gösterilmeden inanılmış olması halinde tanık dinlenebileceği öngörülmüştür. Mahkemece bu madde hükmüne göre araştırma yapılarak tanık dinlenilmişse de; görüşüne başvurulan İlçe Tarım Müdürlüğü az yukarıda açıklanan yasa maddesine uygun bir görüş bildirmemiştir. O nedenle anılan yasa maddelerinin özüne uygun bir teamülün varlığından söz edilemez. Bu nedenle, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin miktar ana kuralı da göz önünde tutulduğunda tanıkla ispatına olanak yoktur. Davacı satıma ilişkin yazılı bir delil de gösterememiştir. Ne var ki dava dilekçesinde (her türlü yasal delil) demek suretiyle yemin deliline dayanmış olduğundan (yemin) hakkı hatırlatılmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.