Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2126 E. , 2024/5914 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/2126 Karar No : 2024/5914 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İ…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2126 E. , 2024/5914 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/2126 Karar No : 2024/5914 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca yeniden inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, Tasfiye Halinde ... Makine Yedek Parça İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin 2011 yılına ait kısımlarının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emrinin içeriğinde yer alan ve dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen... tarih ve ..., ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerine karşılık gelen kamu alacağının şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirildiği, yapılan mal varlığı araştırmasında ise alacağın tahsil edilmeyeceğinin anlaşılması karşısında sözü edilen alacak için davacının takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ... takip numaralı ödeme emrinin 2011 yılına ilişkin kalan kısmı ile ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin 2011 yılına ilişkin kısımları için şirket adına düzenlenen bir kısım ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin evrak sunulmadığı, tebliğ alındıları sunulan ödeme emirlerinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun olarak düzenlenmediği, bir kısım kamu alacağının ise mükerrer olarak takibe konu edildiği anlaşıldığından davacının takibinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ... takip numaralı ödeme emrinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ... ile... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerine isabet eden 2011 yılına ilişkin kısımları yönünden dava reddedilmiş, ... takip numaralı ödeme emrinin 2011 yılına ilişkin kalan kısmı ile ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin 2011 yılına ait bölümleri ise iptal edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emirlerinde asıl borçlu olarak Tasfiye Halinde ... Makine Yedek Parça İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin gösterildiği, ödeme emirlerinde kanuni temsilci ibaresinin bulunduğu, ancak borçlu olarak yine şirket unvanının yazıldığı, davacının sadece TC kimlik numarasına yer verildiği, ayrıca ödeme emirlerinde kanuni temsilci ibaresinin bulunmasına rağmen ödeme emirlerinin yasal dayanaklarının gösterilmediği dolayısıyla davacı adına düzenlenip düzenlenmediği açıkça ortaya konulamayan ve yasal dayanağı gösterilmeyen dava konusu ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri dışında kalan 2011 yılına ilişkin diğer kısımları ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği alacağın 2011 yılına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerinin sözü edilen bölümleri iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu ödeme emirlerinin Tasfiye Halinde ... Makine Yedek Parça İmalat Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına tanzim edildiği, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinin 2. fıkrasında, ''Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davalı idarenin savunma, istinaf ve temyiz dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde dava konusu edilen ödeme emirlerinin davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla düzenlendiği ve Vergi Dava Dairesi kararında belirtildiğinin aksine ödeme emirlerinde yasal dayanağa yer verildiği anlaşıldığından, aksi yöndeki yargıyla... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ... ile... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri dışında kalan 2011 yılına ilişkin diğer kısımları ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği alacağın 2011 yılına ilişkin kısmının iptaline dair Vergi Dava Dairesi kararının, ödeme emirlerinin söz konusu kısımlarının hukuka uygunluk denetiminin diğer hususlar yönünden araştırılması suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, Tasfiye Halinde ... Makine Yedek Parça İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınamayan muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin 2011 yılına ait kısımlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu ödeme emirlerinde, kanuni temsilci ibaresine yer verildiği, davacının TC kimlik numarasının yazıldığı ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinin yasal dayanak olarak alındığı görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinin 2. fıkrasında, ''Ödeme emrinde borcun asıl ve ferilerinin mahiyet ve miktarları, nereye ödeneceği, müddetinde ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde borcun cebren tahsil ve borçlunun mal bildiriminde bulununcaya kadar üç ayı geçmemek üzere hapis ile tazyik olunacağı, gerçeğe aykırı bildirimde bulunduğu takdirde hapis ile cezalandırılacağı kayıtlı bulunur. Ayrıca, borçlunun 114 üncü maddedeki vazifeleri ve bu vazifeleri yerine getirmediği takdirde hakkında tatbik edilecek olan ceza bu ödeme emrinde kendisine bildirilir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcilerince yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davalı idarenin savunma, istinaf ve temyiz dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde dava konusu edilen ödeme emirlerinin davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla düzenlendiği ve Vergi Dava Dairesi kararında belirtildiğinin aksine ödeme emirlerinde yasal dayanağa yer verildiği anlaşıldığından, Vergi Dava Dairesince, aksi yöndeki yargıyla ödeme emirlerinin şekil şartlarını yerine getirmediğinden bahisle iptal edilmesi hukuka uygun düşmemiştir. Kanuni temsilcilerin, şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir vergi borcunun bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının açıkça ortaya konulması icap eder. Dava konusu ... takip numaralı ödeme emrinin içeriğinde yer alan ve dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ..., ...tarih ve ... ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerine karşılık gelen kamu alacağı haricinde kalan kısmı ile ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin 2011 yılına ilişkin kısımları için şirket adına düzenlenen bir kısım ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin dosyaya evrak sunulmadığı, tebliğ alındıları sunulan ödeme emirlerinin ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun olarak düzenlenmediği, bir kısım kamu alacağının ise mükerrer olarak takibe konu edildiği anlaşıldığından, ... takip numaralı ödeme emrinin içeriğinde yer alan ve dayanağı asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... tarih ve ... ile... tarih ve ... takip numaralı ödeme emirlerine karşılık gelen kamu alacağı haricinde kalan kısmı ile ..., ... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin 2011 yılına ilişkin kısımları için davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uyarlık bulunmadığından, yazılı gerekçeyle ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarının iptaline ilişkin Vergi Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 15/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.