4. Hukuk Dairesi 2010/7368 E. , 2011/7291 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 23/06/2004 gününde verilen dilekçe ile adam öldürmeye teşebbüs eylemi sonucu oluşan maluliyet nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilek…
**4. Hukuk Dairesi 2010/7368 E. , 2011/7291 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 23/06/2004 gününde verilen dilekçe ile adam öldürmeye teşebbüs eylemi sonucu oluşan maluliyet nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, adam öldürmeye teşebbüs eylemi sonucu oluşan maluliyet nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı hakkında, ceza yargılaması sırasında alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 30.05.2003 tarihli raporunda, davalıların eylemleri sonucu davacıda meydana gelen arızanın 765 sayılı TCK’nun 456/3 maddesi kapsamında kat’i veya muhtemel surette iyileşmesi kabil olmayacak derecede akıl hastalığı niteliğinde olduğu ve yine, eldeki davada aynı kurumca verilen 16.04.2008 tarihli raporda davacıda oluşan organik beyin sendromu arızasının Sosyal Sigortalar Kurumu Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre davacının çalışma gücünü % 100 oranında kaybettiği belirtilmiştir. Bu raporlarda davacının medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunup bulunmadığı tam olarak belirlenmemiştir. Şu durumda mahkemece, davacıya vasi atanması gerekip gerekmediği konusu ön sorun olarak incelenip sonuçlandırılmalı, davacının vasi atanmasını gerektiren bir sağlık sorunu bulunduğunun belirlenmesi durumunda atanacak vasiye dava bildirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece, açıklanan yönler gözetilmeden yargılama yapılmış olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.