5. Hukuk Dairesi 2023/4893 E. , 2023/11316 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/163 Esas, 2022/432 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucund…
**5. Hukuk Dairesi 2023/4893 E. , 2023/11316 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/163 Esas, 2022/432 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare, davalılar ... vd., davalılar ... vd. ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Mahkeme tarafından verilen karar ve davacı idare vekilinin temyiz başvuru dilekçesi davalı ... vekiline 12.07.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, kararın 05.09.2022 tarihinde temyiz edildiği anlaşılmıştır. Kamulaştırma Bedel Tespit ve Tescil davaları 4 ay içerisinde sonuçlanması gereken ivedi işlerden olduğundan adli ara verme süresi içinde görülecek ve bu davalara ilişkin temyiz süresi adli tatil sürecinde de işleyecektir. Bu itibarla temyiz süresi geçirilmiş olup temyiz dilekçesi süresinde değildir. Bu nedenle; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı idare ve davalılar ... vd, davalılar ... vd. vekillerinin süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Rize ili, ... ilçesi, Piriçelebi Mahallesi 87 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde; acele el koyma dosyasında tespit edilen bedelin düşük olduğunu, taşınmaz üzerinde ses sineması olarak kullanılan binanın bulunduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan binaların kira getirilerinin ve dosyaya sunulan ekspertiz raporunun dikkate alınarak gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın Rize'nin tam merkezinde bulunduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan binaların kira getirilerinin ve dosyaya sunulan ekspertiz raporunun dikkate alınarak gerçek bedelinin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2018/49 Esas, 2019/757 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2020/384 Esas, 2020/442 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece, yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal olarak kabul edilen taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m² değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmazın emsalden 1,5 kat değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmaza emsalden 8,5 kat (maddi hata doğrusu 3,94 kat) daha değerli kabul edilerek 37.508,13 TL/m² belirlendiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması doğru olmadığı gibi Anayasa Mahkemesinin 27.11.2020 gün 31317 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16.07.2020 tarihli ve 2018/104 Esas, 2020/39 Karar sayılı kararı ile 7139 sayılı Kanun'la Değişik 2942 Sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasının dördüncü cümlesi; “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit edilen bedelden az olması durumunda hâkim tarafından tespit edilen bedel, fazla olması durumunda idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedel, peşin ve nakit olarak hak sahibi adına, kalanı ise bedele ilişkin kararın kesinleşmesine kadar üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmak ve kesinleşen karara göre hak sahibine verilmek üzere” bölümü ile yedinci cümlesinde yer alan “idarenin kıymet takdir komisyonunca tespit ettiği bedelden fazla olması halinde fazla olan tutarın bloke edildiğine” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptal edildiği nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalılar ... vd, davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini, idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Rize’nin en merkezi konumunda bulunduğunu, tespit edilen bedelin düşük olduğunu, ödeme ve faiz işletilen bedellerin hatalı olduğunu, ilk kararla tespit edilen bedeledn acele el koyma bedelden mahsubuyla fark 864.095,52 TL’nin müvekkillerine ödenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza uygun emsal satışının seçilmediğini, taşınmazın emsal alınan taşınmazdan en az 10 kat değerli olduğunu, taşınmazın üzerinde bulunan yapının 5 inci sınıf D grubu niteliklerine sahip olduğunu,864.095,52 TL'ye de ikinci karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 11 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki Rize ili, ... ilçesi, Piriçelebi Mahallesi, 87 ada 4 parsel sayılı parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare, davalılar ... vd , davalı ... vd. vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma sonrası hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca bozma öncesi emsal olarak kabul edilen taşınmazın emsal olarak alındığı, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonunca belirlenen emlak vergisine esas m² değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmazın emsalden 1,5 kat değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmaza emsalden 4 kat 38.079,52 TL/m² belirlendiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün olmadığı gibi dava konusu taşınmaz ile aynı bölgede, konum ve nitelik olarak da benzer olan Piriçelebi Mahallesi 1317 ada 32 parsel sayılı taşınmaza 29.03.2016 değerlendirme tarihinde, 3.387,52 TL/m², yine aynı taşınmaza 13.12.2018 değerlendirme tarihinde 5.674,80 TL/m² birim fiyat takdir edildiği ve bu bedellerin Dairemiz denetiminden geçerek 2019/3207 Esas, 2019/19416 Karar ve 2022/16218 Esas ,2023/5766 Karar sayılı ilamları ile onandığı, belirtilen dosyalarda tespit edilen bedeller güçlü delil niteliğinde olduğundan, mahkemece söz konusu dosyalar getirtilerek sözü edilen taşınmazların konumları ile dava konusu taşınmazlar karşılaştırılarak belirlenen birim fiyatından ayrılma nedenleri açıklanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken gerekli inceleme ve araştırmalar yapılıp deliller toplanmadan denetime elverişli olmayan ve soyut şekilde düzenlenen bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulması mümkün değildir. 5. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar yada kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir. 6. Kabule göre de; ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden ilk bedelin kesinleştiği gözetilmeden, bozma sonrası tüm davalılar yönünden artan bedele göre hüküm kurulması doğru değildir. 7. İlk kararla tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubuyla kalan 864.095,52 TL'nin üçer aylık vadeli hesaba yatırılarak kesinleşince ödenmesine karar verildiği gözetilerek bozma sonrası tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubuyla kalan bedele dava tarihinden dört ay sonrası olan 25.05.2018 tarihinden karar tarihi 21.06.2022 tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi hatalıdır. 8. Tapu Maliki ...'ın 12.03.2016 tarihinde öldüğü, mirasçılarının davaya dahil edildiği ancak gerekçeli karar başlığında mirasçıları yerine davalı olarak ...'ın gösterilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 2. Davacı idare, davalı ... vd. davalı ... vd. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.