4. Hukuk Dairesi 2024/2245 E. , 2025/1667 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/206 E., 2023/335 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup davalı İETT vekili ve davacılar vekili tarafından kararın temyizi üzerine, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan r
**4. Hukuk Dairesi 2024/2245 E. , 2025/1667 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/206 E., 2023/335 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup davalı İETT vekili ve davacılar vekili tarafından kararın temyizi üzerine, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.09.2012 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın, davacılardan ...'a çarpması sonucu müvekkilinin yaralanarak tedavi gördüğünü, bir yıl okuluna devam edemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar lehine ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi, davacı ... için 30.000,00 TL davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; özel halk otobüsünün yaptığı kaza nedeni ile açılan davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, özel halk otobüsleri UKOME kararıyla İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğünün yönetim, yürütüm ve denetimine verildiğini, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yönetiminde bulunan toplu taşıma aracının normal seferini yaptığı esnada köpek ile oynayan ...'un hareket eden araçlara yeşil ışık, yayalara kırmızı ışık yanarken müvekkilinin kullanımındaki aracın önüne atladığını, yeni hareket etmiş müvekkilinin o an frenleyerek aracı durdurduğunu, ... ile araç arasında herhangi bir temas olmamasına rağmen ...'un yerde olduğunu gördüğünü, olay yerine gelen şahıslardan çocuğun sara hastası olduğunu, kriz geçirdiğini, davacıların davasının fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacının davasının fahiş taleplerinden ibaret olduğunu, manevi tazminat talebinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı İETT vekili cevap dilekçesinde ; kazaya karışan araç ile İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü arasında işletenlik açısından bir ilişki bulunmadığını, söz konusu aracın Seyfioğlu Taşımacılık tarafından kendi nam ve hesabına işletildiğini, yapılan araştırmalarda söz konusu aracın İstanbul Otobüs İşletmeleri A.Ş.'ye üye olduğunu ve işletmeciliğini Seyfioğlulları Taşımacılık Ltd. Şti.'nin yaptığının anlaşıldığını, aracın UKOME kararları ile yürürlüğe giren ihale sonucu ... Taşımacılık ve Balıkçılık Tic. Ltd. Şti.adına işletildiğini, aracın neden olduğu kaza ile kurumlarının hiçbir ilgisi bulunmadığını, maddi tazminat talebinin zenginleşme yaratacak düzeyde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisine ve göreve itiraz ettiklerini, davaya konu kazanın sigortalının kusurunun bulunmaması halinde müvekkil sigortanın poliçe teminatının da devreye girmeyeceğini, davacının dava öncesinde yaptığı herhangi bir başvurunun olmadığını, davacının dava öncesi müvekkil sigortanın sorumluluğunu doğuracak ve tazminat hesabına esas olabilecek belgeleri sunmadığından temerrüt söz konusu olmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME 1. KARARI Mahkeme'nin 29.12.2015 tarih ve 2013/48 Esas, 2015/622 Karar sayılı kararı ile davacıların ...'ye yönelik davasının husumet yönünden reddine, davacı ... 'un maddi tazminat isteminin kabulü ile; 15.514,91 TL tazminatın olay gününden işleyecek yasal faizi ile (davalı ... için dava gününden faiz işletilmek ve poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu tutulmak kaydı ile) davalılar İETT, ... Taşımacılık, ... ve ... Sigorta A.Ş'den zincirleme olarak alınıp davacılara verilmesine, davacılar Ali ve Gülay 'ın maddi tazminat istemlerinin kanıtlanamaması nedeniyle reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve Ali için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın olay gününden işleyecek yasal faizili ile ... ve sigorta şirketi dışındaki davalılardan zincirleme olarak alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir IV. BOZMA BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davacılar vekili ve davalı İETT vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Daire'sinin 02.03.2020 tarih ve 2019/3385 Esas ve 2020/24221 sayılı sayılı ilamı ile "1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacılar vekilinin tüm, davalı İETT vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik zararı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlal etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda davacı ... kaza tarihinde 15 yaşında lise öğrencisi olup hükme esas alınan Adli Tıp raporuna göre davacı küçüğün sürekli maluliyetinin olmadığı iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Hesap bilirkişisi tarafından küçük için kaza tarihinden itibaren 9 ay geçici işgöremezlik tazminatı hesabı yapılmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davacı ... bakımından 6.840,86 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir. Davacı çocuğun kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması sözkonusu olamayacağına ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre; davacı çocuk için hesaplanan geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 3-(6098 sayılı TBK. md. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı lehine takdir olunan manevi tazminatın bir miktar yüksek olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 01.11.2021 tarih ve 2021/99 Esas ve 2021/359 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların ...'ye yönelik davasının husumet yönünden reddine, davacı ... 'un maddi tazminat isteminin kabulü ile; 8.674,05 TL tazminatın olay gününden işleyecek yasal faizi ile (davalı ... için dava gününden faiz işletilmek ve poliçe limiti ile sınırlı ve sorumlu tutulmak kaydı ile) davalılar İETT, ... Taşımacılık , ... ve ... Sigorta A.Ş'den zincirleme olarak alınıp davacılara verilmesine, davacılar Ali ve Gülay 'ın maddi tazminat istemlerinin kanıtlanamaması nedeniyle reddine, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile; davacı ... için 18.500,00 TL, davacı ... için 7.500,00 TL ve Ali için 7.500,00 TL olmak üzere toplam 33.500,00 TL manevi tazminatın olay gününden işleyecek yasal faizli ile ... ve sigorta şirketi dışındaki davalılardan zincirleme olarak alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı Kararın davacılar vekili ve davalı İETT vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14.11.2021 tarih ve 2022/1846 Esas 2022/14524 K arar sayılı ilamı ile "1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; davacı ... için usulünce maddi tazminatın hesaplandığı raporun hükme esas alınmasının yerinde görülmesine; davacılar için manevi tazminatın takdirinde TBK'nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına; yasal temyiz süresinin bitmesinden (yaklaşık 8 ay) sonra davacılar vekili tarafından sunulan 05.09.2022 tarihli dilekçeye konu temyiz itirazlarının incelenmesinin mümkün olmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazları ile davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu edilen maddi ve manevi tazminatlara ilişkin olarak verilen mahkemenin 29.12.2015 tarihli kararını, davacılar vekili ve davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiş ve bu karar, davacı ... için geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmesi ve davacılar için manevi tazminatın yüksek belirlenmesi yönlerinden davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü yararına bozulmuştur. Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılamada, bu kararı temyiz etmeyen davalılar ..., ... Sigorta A.Ş, ... Taşımacılık Ltd. Şti. yönünden de bozma kapsamına göre belirlenen maddi ve manevi tazminatlar hüküm altına alınmış, mahkemenin önceki kararını temyiz etmeyen davalılar ..., ... Sigorta A.Ş, ... Taşımacılık Ltd. Şti'de bozmadan yararlandırılmıştır. Davalılar ..., ... Sigorta A.Ş, ... Taşımacılık Ltd. Şti'nin önceki kararı temyiz etmemesiyle, hükmün bu davalılar yönünden kesinleştiği ve davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açıktır. Bu durum karşısında mahkemece; önceki (29.12.2015 tarihli) kararın davalılar ..., ... Sigorta A.Ş, ... Taşımacılık Ltd. Şti. yönünden kesinleştiği gözetilerek, bozma kapsamında sadece davalı İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü yönünden inceleme yapılıp hüküm tesis edilmesi ve davalılar ..., ... Sigorta A.Ş, ... Taşımacılık Ltd. Şti. yönünden önceki hükümdeki maddi ve manevi tazminatlara ilişkin bölümün kesinleştiğinin belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıar ..., ... Taşımacılık ve Balıkçılık Ltd. Şti. ... ve ... Sigorta hakkında verilen 29.12.2015 tarihli karar bozma dışında kalarak kesinleştiği için anılan davalılarla ilgili yeniden karar tesisine yer olmadığına, davacı ...'in İETT'ye yönelttiği maddi tazminat davasının kabulüne, 8.674,05 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminata 17.09.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ..., ... ve ...'in manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne, ... için 18.500,00 TL, ... için 7.500,00TL, ... için 7.500,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, tazminatlara 17.09.2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ... ve ... 'in İETT'ye yönelttikleri maddi tazminat davasının reddine, İETT'nin sorumluluğu 29.12.2015 tarihli kararla sorumlu tutulan davalılarla müştereken ve müteselsilen olduğundan infazda tekerrüre düşülmemesi gerektiğinin saptanmasına karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminatların düşük takdir edildiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, anne baba yönünden maddi tazminatın reddinin doğru olmadığını, çocuğa efor kaybı nedeniyle tazminat verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı İETT vekili temyiz dilekçesinde; işleten olmadıklarını, geçici bakıcı gideri zararının net asgari ücretten hesap edilmesi gerektiğini, manevi tazminatların yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları aracın karıştığı trafik kazasında, davacı çocuk ...'un yaya halde iken yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı İETT vekili ve davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekili ve davalı İETT vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı İETT'ye yükletilmesine, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz giderinin temyiz eden davacılara iadesine Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.