4. Hukuk Dairesi 2018/3987 E. , 2019/3708 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Dava; kişilik haklarının ihlali nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 24/06/2015 gün, 2014/11671 esas, 2015/8466 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma sonrası, Mahkemece 06/12/2016 gün, 2016/234 esas, 2016/317 karar sayılı karar ile direnme kararı verilmiştir. Dairemizin 24/06/2015 …
**4. Hukuk Dairesi 2018/3987 E. , 2019/3708 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Dava; kişilik haklarının ihlali nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 24/06/2015 gün, 2014/11671 esas, 2015/8466 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Bozma sonrası, Mahkemece 06/12/2016 gün, 2016/234 esas, 2016/317 karar sayılı karar ile direnme kararı verilmiştir. Dairemizin 24/06/2015 gün ve 2014/11671 esas, 2015/8466 karar sayılı bozma ilamında düzeltilebilecek bir husus bulunmadığı ve ilk derece mahkemesi direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen geçici 4/4 madde ve fıkra gereğince dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine 02/07/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/10/2011 tarihli karar, Dairemizin 24/06/2015 tarihli ilamı ile bozulmuş, mahkemece 06/12/2016 tarihli karar ile bozma ilamı yerinde görülmeyerek önceki kararda direnilmiştir.Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.