6. Hukuk Dairesi 2022/4377 E. , 2024/722 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/93 E., 2021/411 K. DAVA TARİHİ : 28.02.2014 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz d…
**6. Hukuk Dairesi 2022/4377 E. , 2024/722 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/93 E., 2021/411 K. DAVA TARİHİ : 28.02.2014 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı idarenin üstlenmiş olduğu 24. ...Yağlı Güreşlerinde bir takım işler yaptığını ve buna ilişkin düzenlenen faturaların bir kısmının davalı tarafından ödenmesine rağmen bakiye kısmın ödenmediğini ve bunun için başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek takibe itirazın iptâli ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının söz konusu organizasyonda yapmış olduğu işlerin bedelinin ödendiğini, ödenmediği iddia olunan kısım için alacağı kabul etmediklerini, ödenen faturalar bakımından hizmet alımının usulüne uygun yerine getirildiğini ancak talep olunan diğer alacaklar bakımından böyle bir sürecin tamamlanmadığını, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin :01.12.2015 tarihli ve 2014/116 Esas, 2015/697 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın işletme defteri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporunda defterin usulüne uygun tutulup tutulmadığı belirtilmediği için sahibi lehine delil teşkil etmeyeceği ve ayrıca davalı ... başkanı tarafından yemin edilmek sureti ile davacıya borçları bulunmadığının beyanı ile davacının hizmetleri yerine getirdiğini gösterir başkaca bir delil sunamadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi (kapatılan) 2019/196 Esas, 2019/3797 Karar sayılı ve 07.10.2019 tarihli kararı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile; davalı idare resmi kurum olup aldığı hizmetlerin bedelini 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanununa göre sözleşme düzenleyerek ödemek zorunda ise de herhangi bir sözleşme yapılmaksızın imalâtların yapılması halinde bedellerinin Türk Borçlar Kanunu 526. maddesi kapsamında vekâletsiz iş görme hükümlerine göre ödenmesi gerektiği, dairemizin uygulamalarına göre teslim olgusu tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilir olup davacının işi teslim ettiğinin tanıkla ispatı mümkün olduğu halde tanık dinletme talebinin reddedilmesinin doğru olmadığı, yapılması gereken işin konusunda uzman bir bilirkişi tayini ile davacının ihale kapsamında üstlendiği işlerin dışında teslim ettiğini kanıtladığı imalâtları varsa bedellerinin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre KDV eklenmeksizin hesaplandırılması, varsa ödemelerin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 13.08.2012 tarih 7035 ve 7034 numaralı faturaların içeriklerine ilişkin tanıkların dinlendiği, tanıkların işçilik ve maliyete ilişkin beyanları değerlendirilerek ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre fatura tarihlerine göre faturadaki bedellerin dönemin koşullarına uygun olduğu anlaşıldığından davacının talebinin tanık beyanları ile ispat edilebilen ürün ve işçiliklerle sınırlı kalmak kaydıyla davanın 6.750,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığını, 2012 yılı Altınkiraz Yağlı Pehlivan Güreşlerine ilişkin davalı tarafından yapılan giderlerin neler olduğunun davalıya açıklattırılmadığını, yerel mahkemece fatura içeriklerine göre kalem kalem adet belirtilmeden, hesap yapılmadan karar verildiğini, davalının faturalara yasal süre içerisinde itiraz etmediğini, davalı idarenin takip konusu yapılan borcun tamamına itiraz ettikten sonra bir kısmını ödediğini, bu hususun davalının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, dönemin belediye başkanının yeminli beyanında müvekkilinin yaptığı hizmeti kabul ettiğini, yerel mahkemece alacağın reddedilen kısmına ilişkin verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanları ile müvekkilinin bakiye borcunun bulunduğu sonucunun çıkarılamayacağını, hükme esas alınan raporun denetlenebilir olmadığını, davacıdan usulüne uygun şekilde temin edilen hizmet bedellerinin ödendiğini, davacının tahsilini talep ettiği diğer alacaklar bakımından ise resmi prosedüre uygun bir alım yapılmadığını ve müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, davanın kısmen kabul edilen kısmına ilişkin kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptâli ve icra inkâr tazminatına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436, 437. maddeleri, TBK 526. maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanunun 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece, hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığının gösterilmesi ve Yargıtay tarafından kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenmesi ancak kararın gerekçeli olmasıyla mümkündür. Gerekçesi olmayan ya da görünürde gerekçeli olan kararların Yargıtayca denetimi yapılamaz. 2.1. Yerel mahkemece verilen kararın gerekçe bölümünde, yargılama sırasında celbedilen kayıt ve belgeler ile bilirkişi raporu alındığı, tanık beyanlarının dinlendiği hususu zikredildikten sonra bilirkişi raporu ve fatura tarihlerine göre faturadaki bedellerin dönemin koşullarına uygun olduğu belirtildiğinden davacının talebinin tanık beyanları ile ispat edilebilen ürün ve işçiliklerle sınırlı kalmak kaydıyla davanın kısmen kabulüne karar verildiği belirtilmiş ise de hüküm kısmında belirtilen ve kabul edilen 6.750,00 TL’ye nasıl ulaşıldığı, hangi kalem alacak bakımından kaçar adet ürünün kabul edildiği ve hesaplamasının gösterilmediği, bu hali ile denetlenebilir bir gerekçenin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2.2. Dosya kapsamında alınan tanık beyanlarında ise davacı tarafından yapılan işin miktarı ile ilgili olarak çelişkiler bulunduğu, mahkemece beyanlardaki bu çelişkinin de giderilmediği anlaşılmıştır. 2.3. Mahkemece yapılması gereken iş; 07.10.2019 tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere vekaletsiz iş görme hükümlerine göre, alanında uzman bilirkişiden alınacak raporla, çelişkinin giderildiği tanık beyanları ve işin niteliği dikkate alınarak, işin yapıldığı yıl piyasa fiyatlarına göre KDV eklenmeksizin hesaplanarak, olması gereken makul seviyede bir bedel belirlenerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz incelemesine konu kararın temyiz eden taraflar lehine BOZULMASINA, Sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Temyiz peşin harcın talep halinde ilgilisine iadesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.