(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2068 E. , 2009/3044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 2.6.2005 ve 2.11.2005 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek g
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2068 E. , 2009/3044 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 2.6.2005 ve 2.11.2005 gününde verilen dilekçeler ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, maliki bulunduğu 83 parsel ile paydaşı bulunduğu 87 parsel sayılı taşınmazların yola bağlantısı bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Mahkemece, 83 ve 87 parsel sayılı taşınmazlar yararına, 812 ve 819 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Hükmü, 812 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı ... temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Somut olayda, davacının malik ve paydaş bulunduğu 83 ile 87 parsel sayılı taşınmazların mutlak geçit ihtiyacı içinde bulunduğu sabittir.Mahkemece, 83 ile 87 parseller yararına, hükme esas alınan ve hükmün eki sayılan 18.12.2007 tarihli fen bilirkişi raporundaki krokide mor boyalı ve 8 numaralı seçenek olarak belirtilen güzergahtan 812 ve 819 parsel sayılı taşınmazlar geçit ile yükümlendirilmiştir. Yararına geçit hakkı kurulan parseller arasındaki bağlantının ya kararla, yada akdi irtifak kurulması suretiyle geçidin kesintisiz sağlanması gerekir. Davacı, 83 ve 87 parsel sayılı taşınmazlar lehine geçit hakkı kurulmasını istemiş, mahkemece 87 parselin yola bağlantısı yönünden hüküm kurulmuş, 83 parsel ile 87 sayılı parsel arasında tesisine hükmedilen yola bağlantı sağlanması yönünde bir karar verilmemiştir. Bu nedenle, davacıya 83 ve 87 parseller arasındaki bağlantının tapuda akdi irtifak kurulması suretiyle sağlanması yönünde süre verilmeli yada taşınmazlar arasında hükmen geçit kurulması gerekir. Geçidin kesintisiz olması hususu ihlal edilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bundan ayrı, geçit bedeli 30.09.2005 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanına göre saptanmıştır. Geçit bedelinin belirlendiği tarih ile hüküm tarihi arasında taşınmaz değerinde önemli artış yaratacak süre geçmiş ise bu bedelin hüküm tarihine yakın gün gözetilerek belirlenmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek 2005 tarihinde belirlenen değer üzerinden geçit bedelinin depo ettirilmesi doğru bulunmamıştır. Ayrıca, Kadastro Müdürlüğünün 24.06.2005 tarihli yazı ile gönderdiği pafta örneğine göre geçit ihtiyacı içinde bulunan taşınmazların güney sınırında yola cepheli olarak davalının paydaşı olduğu 768 parsel sayılı taşınmaz bulunmaktadır. Özünü komşuluk hukukundan alan geçit kurulması istemli davalarda, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmaması gerektiğinden, davacının paydaşı olduğu 768 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulup kurulamayacağının da araştırılması gerekir. Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 12.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.