Başvuru, dokunulmazlık hakkını yeniden kazanan milletvekili hakkında yargılamaya devam edilmesi nedeniyle seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, dokunulmazlık hakkını yeniden kazanan milletvekili hakkında yargılamaya devam edilmesi nedeniyle seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, olayların meydana geldiği tarihte Halkların Demokratik Partisi (HDP) dönem milletvekilidir. 2014 yılının Ekim ayında yaşanan ve ülkenin büyük bir bölümünü etkileyen şiddet olayları ve sonrasında 2015 yılının Haziran ayından itibaren ülkede yaşanan terör saldırılarının artması dolayısıyla siyasi çevrelerde ve kamuoyunda milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması hususunda yoğun tartışmalar yaşanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda bu yönde değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifi 12/4/2016 tarihinde TBMM Başkanlığına sunulmuştur. TBMM Genel Kurulunda 20/5/2016 tarihinde kabul edilen 6718 sayılı Kanun'un maddesiyle Anayasa'ya geçici madde eklenmiştir. Söz konusu Anayasa değişikliği 8/6/2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Buna göre TBMM tarafından kabul edildiği 20/5/2016 tarihi itibarıyla maddede sayılan mercilere intikal etmiş dosyalar hakkında Anayasa'nın maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan yasama dokunulmazlığına ilişkin hüküm uygulanmayacaktır. Böylece Adalet Bakanlığı verilerine göre Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) grubuna mensup 29 milletvekiline ait 50, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubuna mensup 59 milletvekiline ait 215, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) grubuna mensup 10 milletvekiline ait 23, HDP grubuna mensup 55 milletvekiline ait 518 ve 1 bağımsız milletvekiline ait 5 fezlekeyle ilgili olarak yasama dokunulmazlığına ilişkin hükümler uygulanmamış ve bu dosyalar gereği için ilgili mercilere iade edilmiştir. Başvurucunun yasama dokunulmazlığı da 8/6/2016 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa'nın geçici maddesi ile kalkmıştır. Dokunulmazlığının kaldırılmasıyla Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinde (Ceza Mahkemesi) hakaret ve basit tehdit suçundan yargılanmaya başlayan başvurucu, yargılama süreci devam ederken -24/6/2018 tarihinde yapılan genel seçimde- yeniden milletvekili seçilerek dönem milletvekili olmuştur. Başvurucu yeniden milletvekili seçilmesi nedeniyle yargılamayı yürüten Ceza Mahkemesinden durma kararı verilmesini talep etmiştir. Ceza Mahkemesi başvurucunun bu talebini kabul ederek 17/7/2018 tarihli kararıyla yargılamanın durmasına karar vermiştir. Bu karara Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilmesi üzerine Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi 21/9/2018 tarihinde itirazı kabul ederek durma kararını kesin olarak kaldırmıştır. Başvurucu nihai kararı 19/10/2018 tarihinde öğrenmiş, 6/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca, aralarında kişi ve konu yönünden irtibat bulunan 2018/32228, 2018/32231 ve 2018/37798 numaralı başvuruların 2018/32166 numaralı başvuruyla birleştirilmesine ve başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bu süreçte dava, Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinde yeniden esas alarak görülmeye başlamıştır. Başvurucu 6/10/2020 tarihli duruşmada, Anayasa Mahkemesinin Kadri Enis Berberoğlu (2) ([GK], B. No: 2018/30030, 17/9/2020) kararında seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiğine karar verdiğini, kendisinin de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yaptığını, kendi durumunun bahsi geçen kararla benzer olduğunu belirterek durma kararı verilmesini talep etmiştir. Bu talep üzerine Mahkeme, sonraki duruşmalarda başvurucunun eldeki bireysel başvurusunu bekletici mesele yapmıştır. 14/9/2021 tarihinde yapılan son duruşmada ise başvurucunun yapmış olduğu bireysel başvurunun bekletici mesele yapılmasından vazgeçilmesine ve Kadri Enis Berberoğlu (3) ([GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021) kararına atıfta bulunarak yargılamanın durmasına karar vermiştir.