Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8667 E. , 2024/4044 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/8667 Karar No : 2024/4044 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının hisseli olarak malik ol…
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/8667 E. , 2024/4044 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/8667 Karar No : 2024/4044 TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... 2-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının hisseli olarak malik olduğu, ... ili, ... ilçesi, ... ... pafta, ... ada(eski ...), ... no'lu parselde kayıtlı bulunan taşınmazına ilişkin hatalı sokak rayici bildirildiğinden bahisle geçmişe dönük olarak ikmalen tarh edilen 2015 ila 2020 yıllarına ilişkin emlak (bina) vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; olayda, ... Vergi Mahkemesi'nin E:... sayılı ve yine aynı davacı tarafından açılmış davaya ait dava dosyasında yer alan ... Belediye Başkanlığı Mali Hizmet Müdürlüğü'nce düzenlenmiş ... tarih ve E... sayılı yazıda; 2018 yılı içerisinde, birden fazla yola cepheli olan taşınmazların emlak vergisi beyanlarındaki emlak vergisine esas cadde/sokakları hatalı olanlar üzerinde güncelleme yapıldığı, esasen 2018 yılı ve öncesine ait vergiye esas cadde/sokağın "... Caddesi" olduğunun belirtildiği, bu durumda 2018 yılında gerçekleştirildiği anlaşılan çalışma ile yapılan güncelleme sonrasında davacı adına E-5 (D-100) ... Caddesi esas alınarak 2019 ve 2020 yılları için gerçekleştirilen tarhiyatta hukuka aykırılık, bu tarihten önceki 2015 ila 2018 yılları için gerçekleştirilen tarhiyatlarda ise hukuka uyarlık görülmediği, 2015 ila 2020 yılları için kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden ise Emlak Vergisi Kanununda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsendiğinden ve vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, davacı adına 2015 ila 2020 yıllarına ilişkin olarak kesilen dava konusu vergi ziyaı cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2015 ila 2018 yıllarına ait bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile 2015 ila 2020 yılları için kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına, 2019 ila 2020 yıllarına ait bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi ziyaı cezalarına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun; kararın bu kısmının hukuka uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığından reddine, 2015 ila 2018 yılları bina vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısma yönelik davalı istinaf başvrusu ile 2019 ila 2020 yılları bina vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısma yönelik davacı istinaf başvurusu yönünden ise; dosyanın incelenmesinden, davacının hisseli olarak malik olduğu taşınmaza yönelik emlak vergisine esas olan cadde/sokak bildiriminin hatalı olduğundan bahisle, anılan taşınmazın sokak beyanının E-5 D-100 yanyol caddesi olarak düzeltildiği ve düzeltilen caddeye ilişkin birim değerine göre davacı adına 2015 ila 2020 yılları için bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı tahakkuk ettirilerek 389 sayılı ihbarnamenin, 2015 ila 2020 yılları için kesilen vergi ziyaı cezaları için 122 sayılı ihbarnamenin düzenlenerek davacıya tebliğ edildiği, uyuşmazlığın çözümünün; davacının hisseli maliki olduğu ... ... Mahalle D-100 ... Yol, ... San. Sitesi no:... adresinde bulunan taşınmazının D-100 ... Caddesi üzerinden mi, yoksa ... Caddesi üzerinden mi vergilendirilmesi gerektiğine ilişkin olduğu, Emlak Vergisi Kanununda yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, bu durumda genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerektiği, İstanbul İmar Yönetmeliği'nde parsel cephesinin, parselin üzerinde bulunduğu yoldaki cephe olduğu, köşebaşı veya iki yoldan yüz alan parsellerde geniş yol üzerindeki kenarın parsel cephesi olduğu, iki yolun genişliğinin eşit olması halinde dar kenarın parsel cephesi olduğunun belirtildiği, davalı idare tarafından dosyaya sunulan belgelerden, dava konusu taşınmazın D-100 ... Caddesine ve ... cephesinin bulunduğu, D-100 ... Caddesi'nin tek şerit genişliğinin 12 metre, çift şerit genişliğinin 28,40 metre olduğu,...'nin genişliğinin ise 6,94 metre olduğu, her iki caddeden de taşınmaza giriş-çıkışın olduğu ve iş yeri tabelalarının bulunduğu dikkate alındığında, İstanbul İmar Yönetmeliğinin yukarıda yer verilen hükmü uyarınca her iki caddeye cephesi bulunan taşınmazın geniş yol üzerindeki kenarının parsel cephesi olması gerektiği, dolayısıyla dava konusu taşınmazın geniş yol olan D-100 ... Yol Caddesi üzerinden vergilendirilmesi gerektiği, bu durumda, davacının hisseli maliki olduğu taşınmazının D-100 ... Caddesi üzerinden vergilendirilmesi gerektiğinden, davacı adına tarh edilen 2015 ila 2020 yıllarına ilişkin bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun kabulüne, 2015 ila 2018 yılı bina vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı yönünden vergi mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine, 2019 ve 2020 yılları için tarh edilen bina vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı yönünden ise davacı istinaf başvurusunun yukarıda yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Taşınmazın bulunduğu parselin birden fazla yola cepheli olduğu, giriş ve çıkışlarının ... Caddesinden yapıldığı, idarece vergi değerini yükseltmek için yan yoldaki giriş olarak kullanılmayan D-100 yanyol caddesi değerinin esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilemeyeceği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: Vergi Usul kanunun 341. ve 344. maddeleri uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacının hisseli olarak malik olduğu, ... ili, ... ilçesi, ... ... pafta, ... ada(eski ...), ... no'lu parselde kayıtlı bulunan taşınmazına ilişkin hatalı sokak rayici bildirildiğinden bahisle geçmişe dönük olarak ikmalen tarh edilen 2015 ila 2020 yıllarına ilişkin emlak (bina) vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payının ve kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, Türkiye sınırları içinde bulunan binaların bu kanun hükümlerine göre bina vergisine tabi olduğu belirtilmiş; vergi değeri başlıklı 29. maddesinde de “a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan Bakanlıklarınca müştereken tespit ve ilân edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a) bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri esas alınarak 31. madde uyarınca hazırlanmış bulunan tüzük hükümlerinden yararlanılmak suretiyle, hesaplanan bedeldir. Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle bulunur. 33. maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 49. maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınır. Vergi değerinin hesabında bin liraya, verginin hesaplanmasında ise bir liraya kadar olan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen artış oranını sıfıra kadar indirmeye veya yeniden değerleme oranına kadar artırmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkisini, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 95. maddesi uyarınca belirlenen belediye grupları itibarıyla farklı oranlar tespit etmek suretiyle de kullanabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup davalı tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu 2015 ila 2020 yılları emlak (bina) vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmına yönelik davacı tarafından yapılan temyiz istemine gelince; Dosyanın incelenmesinden; davacının hisseli olarak maliki bulunduğu, vergisi ihtilaflı taşınmazıyla ilgili 2013 yılında verdiği emlak vergisi beyanında ... caddesinden beyan verildiği, davalı idarece Sayıştay Başkanlığının denetim raporları doğrultusunda, 2018 yılında yapılan çalışmalarda birden fazla sokağa cephesi bulunan taşınmazlarda, imar planında parsel cephesi belirtilmeyen taşınmazlar için geniş yol üzerindeki kenar parsel cephesi esas alınması gerektiği belirtildiğinden, davacı taşınmazının da buna göre D-100(E-5) yan yol caddesi rayiç değerleri üzerinden vergilendirilmesi gerektiğinden, güncelleme yapılarak geçmişe dönük olarak davaya konu fark tarhiyatların yapılması ve vergi ziyaı cezası kesilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, dosyada mevcut davalı idarenin ... Vergi mahkemesinin E:... sayılı dosyasında aynı taşınmaza ilişkin 2019 yılı tahakkukuna karşı açılan davaya yönelik verdiği savunma dilekçesinde, işbu dava konusu parselin D-100(E-5) yan yol caddesine 51,02 metre, ... caddesine 63,33 metre,... Caddesine ise 68,52 metre cephesinin bulunduğu, parselin en uzun cephesinin ... Caddesi, en kısa cephesinin ise D-100(E-5) yan yol caddesinde olduğunun belirtildiği görülmüştür Yukarıda yer verilen düzenlemelerde görüldüğü üzere; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda birden fazla yola ve caddeye cephesi olan taşınmazların emlak vergilerinin hangi değere göre hesaplanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda Bölge İdare Mahkemesince genel düzenlemeye gidilerek olaya imar mevzuatının uygulanması gerektiği belirtilmiş ise de; İmar Yönetmeliğinin parsellere ilişkin cephenin belirlenmesinde öngörülen prensip, bu parseller üzerinde İmar Kanunu ve Yönetmeliğinin öngördüğü yapılaşmadaki kat yüksekliklerinin esas alınmasında cephe tespitine yöneliktir. Bu nedenle emlak vergisi değerinin tespitinde, yol genişliğinin dikkate alınmaması gerekir. Kaldı ki, Danıştay Dokuzuncu Dairesi’nin yerleşik içtihatlarında da, birden çok cadde veya sokağa cephesi bulunan taşınmazlar için, en uzun cepheli cadde veya sokağa ait takdir edilen değerin esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Bu içtihadımızın temelinde ise taşınmazın en uzun cephesinden daha çok yararlanılması, çoğunlukla bina cephesi ile bina ana giririşinin en uzun cepheden olması nedeniyle, tüm ülke çapında uygulanmasını teminen genel ve objektif bir kriter konulması amacıyla yasadaki boşluk doldurulmak istenilmiştir. Bu durumda; yukarda yer verilen açıklamalar ve ilkelere göre ihtilaflı taşınmazın vergilendirilmesinde en uzun cephesinin bulunduğu sokak/cadde değeri esas alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiğinden temyize konu kararın 2015 ila 2020 yılı bina vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin hüküm fıkrasında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2015 ila 2020 yılları emlak (bina) vergileri ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payına ilişkin kısmının BOZULMASINA, vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Temyiz isteminde bulunan davalıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca aleyhe onanan kısım üzerinden hesaplanacak nispi harcın alınmasına, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine , 17/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.