Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı, 1975 yılında kurulmuş geçen zamanda dış giyim ve özellikle abiye kıyafet üretiminde aranan bir firma olduğunu, davacı şirket, tasarımlarından kumaşlara, el işlemesi detaylarından nakışa kadar yurt içinde ve yurt dışında tanınmış bir hale geldiğini, davacı kendi özgün tasarımlarıyla 27 ülkede ve Türkiye'de abiye sektörüne yön verdiğini, nitekim davalıya ait işyerinde .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... değişik İş Sayılı dosyası ile tespit işlemi ya
Davacı vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanları ile özetle; Müvekkili ...'nın 06/01/2003 tartihinden itibaren her nevi deri, konfeksiyon ve tekstil ürünleri alımsatım, ithalat ihracat işleri ile uğratşıtğını, 09/11/2004 tarihinde ticaret sicil gazetesinde ticaret ünvanının tescil edildiğini, ticarete başladığı günden bu yana sektörde ... ismi ile tanındığını, yurt içinde ve yurt dışında ... ismi ile ticaretini yürüttüğünü, ... ismi ile tanındığı için TPMK nezdinde adına tescilli bulunan ... numaralı ... ve ... numaralı ... markalarını oluşturduğunu, bu markaları müvekkilinin kurduğunu ve tganıttığını, iş yerinde ve ürün etiketlerinde bu markaları kullandığını, ürünlerin imalatının uzun yıllarca davalı ... ait ... ltd şti'ye yaptırdığını, müvekkili ile davalı arasındaki ticaetin 2004 yılından beridir sürdüğünü, müvekkilinin oluşturduğu ... markası için ...tarihinde ... 24. Noterliğinin ... yevmiye numaralı muvafakatname ile davalıya aralarında uzun yıllara dayanan bir ticari ilişki olması nedeni ile kullanım hakkı tanındığını, ... markasının sadece kullanım hakkının verilmesinin bunun bir lisans sözleşmesi olduğunu gösterdiğini, ancak davalı ...'nın bu kullanım hakkı sınırlarını aşarak 24/07/2018 tarihinde ... markasının tescili için başvuru yaptığını ve bununla da sınırlı kalmayarak son dönemde ... markasını müvekkiline ait ... ibareli marka ile karıştırılacak şekilde kullanmaya başladığını, bu kullanımların SMK'nın markaya tecavüz ve TTK'nın haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinin, davalının kullandığını etiketlerde ... kelimesini okunamayacak kadar küçük yazarak etiketin kalan kısmına müvekkiline ait markayla birebir tasarladığını, bunun müşteriler nezdinde karışıklığa yol açabileceğini, bununla da sınırlı kalmayan davalının işyerinde sadece ... ibaresinin yer aldığını, 23/01/2020 tarihinde ... markası için tescil başvurusunda bulunduğunu, yapmış oldukları itiraz sürecinin devam ettiğini ancak davalının işyerindeki markasal kullanımlarının sürdüğünü, davalının bunu bilerek isteyerek yaptığını, ekte sunmuş oldukları faturalar incelendiğinde davalı ...'nın 2004 yılından bu yana müvekkiline kesmiş olduğu faturalarda... ibaresinin yer aldığını, ... adına fatura kestiğini, markanın müvekkiline ait olduğunu bilmesine rağmen kendisine ait gibi davranmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin marka tanıtımı amacı ile çok çaba sarfettiğini, fuarlara ve organizasyonlara katıldığını, İstanbul tekstil ve hammaddeleri ihracatçıları birliğinin ... markasının müvekkiline ait olduğunu bildiğini, markanın yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da müvekkiline ait olduğunun bilindiğini, davalıya ... tarihinde ... 13. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilmesine rağmen davalının cevabi ihtarda ... markasının kendilerine ait olduğunu ve kendilerinin oluşturduğunu iddia ettiğini, bu bneyanın gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin 09/09/2007 tarihinde ve 08/12/2010 tarihinde kestiği faturalarda, davalıların imalatçı firma olarak yer aldığını belirtmiş davalıların markaya tecavüzünün önlenmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.