12. Ceza Dairesi 2021/4597 E. , 2025/846 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3163 E., 2017/3652 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini ger
**12. Ceza Dairesi 2021/4597 E. , 2025/846 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/3163 E., 2017/3652 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanık ... müdafinin süresinde yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1ve 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1ve 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerine ilişkin hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, suçun gerçek faili ve kazaya sebebiyet veren asli eylemi yapan sanık ... dahi müvekkilinden daha az ceza almış olup, yapılan yargılama tamamının hatalı olduğuna, müvekkili hakkında kazada hiçbir kusuru bulunmamasına rağmen alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile ceza verilmiş olmasının hatalı olduğuna, müvekkilinin hız sınırlarının oldukça altında seyir halinde olup, motosiklet sürücüsünü ezmemek için refleks olarak direksiyonu kırmış ve karşı şeride geçmiş olduğuna, müvekkilinin burada hiçbir kusuru bulunmadığına, kusur durumuna ilişkin raporların üstün körü hazırlanmış olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, müvekkilinin halk otobüsü şoförü olması nedeni ile her zaman kusurlu görülmekte olup, kamera kayıtları ile kazanın oluşumu açıkça ortada olmasına rağmen, müvekkile yönelik verilen hatalı kararın onanması itibari ile Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının hatalı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, eksik inceleme ile karar verildiğine, mahallinde keşif yapılması gerektiğine, otobüs sürücüsünün tamamen kusurlu olduğuna, mahkemece hükme esas alınan raporların ehil kişilerce hazırlanmadığına, ATK raporunda sanığın tali kusurlu olduğuna yönelik tespite neden itibar edilmediğinin kararda açıklanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'nın sevk ve idaresindeki araç ile Beşiktaş istikametinden Dolmabahçe caddesini takiben Karaköy yönüne seyrettiği esnada, trafik ışıkları olan Askeri İnzibat Komutanlığı giriş çıkışının bulunduğu giriş-çıkış yoluna girip aracından indiği, cep telefonu ile konuştuğu, akabinde aracına binip İnzibat Bölük Komutanlığı'nın çıkışında yola aniden giriş yaptığı esnada, katılan ...'in sevk ve idaresindeki motosikletin yavaşlamasına sebep olduğu, bu nedenle motosikletin arka kısımlarına, motosikletin gerisinden gelmekte olan sanık sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otobüsün, katılan ...'in idaresindeki motora arkadan çarptıktan sonra sanık ...'in otobüs direksiyonunu sola manevra yapması sonucu, yolun karşı istikametine geçerek, Karaköy yönünden Ortaköy istikametine giden ölen sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu sürücü ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan ... ve ...'ın öldüğü, sadece sanık ...'dan şikayeti bulunan katılan sürücü ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralandığı olayda; mahkemece hükme esas alınan soruşturma aşamasında alınan 16/09/2015 tarihli bilirkişi raporu ile yargılama aşamasında alınan 12/01/2016 tarihli bilirkişi heyet raporu ile 21/03/2016 tarihli ek raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde her iki sanığın da asli kusurlu olduğu kabul edilerek haklarında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanıklar müdafilerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5237 sayılı TCK'nın 50/4.maddesinde taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği; dosya içeriğine göre; haklarında takdiri indirim uygulanan, sabıkası bulunmayan ve lehe hükümlerin uygulanması yönünde talepte bulunan sanıklar hakkında, paraya çevirme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak sanık ... yönünden kusur takdiri bakımından da kararın bozulması gerektiğine dair üye ...'ün ilave ayrık görüşü ile nihai kararın, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2025 tarihinde karar verildi. DEĞİŞİK GEREKÇE Sanık ...’in kullandığı araçtan elde edilen kamera görüntüleri incelendiğinde; Özel Halk Otobüs şöförü olan sanık ...’in dikkatini bütünüyle yola ve trafiğe vermediği, seyir esnasında telefon görüşmesi yaptığı, davaya konu kaza anı öncesinde de yine dikkatinin olması gerektiği gibi yolda ve trafikte olmadığı, aracının torpidosunda ön sol tarafta bir şeyle ilgilendiği, bu sırada diğer sanık ...’un aracıyla bahse konu cep bölümünden ana yola bir miktar girişinin bulunduğu, bunu gören motosiklet sürücüsünün trafik seyrine uygun şekilde yavaşladığı, sanık ...’in ise aracının torpido kısmında bir şeyle ilgilendiğinden dikkatinin bütünüyle yolda ve trafikte olmaması sebebiyle ve belki muhtemelen araç içinde yer alan yolcu veya yolcuların uyarısı üzerine motosikleti fark ettiği, fark ettiği anda sola manevra yapmak isterken önce motosiklete sonra diğer araçlara çarptığı, yolun gidişe göre iki şeritli olduğu, sanığın dikkatini yola vermiş olması halinde önünde yavaşlayan motosikleti zamanında fark ederek etkili fren ve şerit değiştirme manevrasını yapabileceği, bu haliyle buna uymayan sanığın kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, Sanık ...’un ise, kameraya yansıyan görüntüsü ve konumu itibariyle yola bir miktar girdiği belli ise de, bu aracı gören motosiklet sürücüsünün uygun mesafede yavaşladığı, arkadan gelen otobüs şöförünün dikkatinin trafikte ve yolda olmuş olması halinde etkili fren veya şerit değiştirme manevrası yaparak kazayı önleyebileceği, buna riayet etmediğinden takip mesafesini de ihlal ederek önce motosiklete çarparak kazaya sebebiyet verdiği, sanık ...’un bu durumda kusursuz veya en azından tali kusurlu sayılması gerektiği, anlatılan oluş ve sebebiyet verilen durum dikkate alındığında her iki araç sürücüsü sanığa hemen hemen aynı miktarda ceza tayininin hakkaniyete uygun düşmeyeceği sanık ... hakkındaki kararın kusur takdiri yönünden bozulması gerektiği kanaat ve değerlendirmesi ile sayın Daire çoğunluğunun görüşüne izah edilen gerekçe ile katılmıyorum.