1. Hukuk Dairesi 2013/670 E. , 2013/7125 K. "" MAHKEMESİ : EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/09/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalılar N. ve N. yönünden davanın reddine, davayı kabul eden davalı H.yönünden ise kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava,…
**1. Hukuk Dairesi 2013/670 E. , 2013/7125 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : EDİRNE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/09/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalılar N. ve N. yönünden davanın reddine, davayı kabul eden davalı H.yönünden ise kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacılar vekilince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, paylaştırma savunması benimsenmek suretiyle davalılar N.e ve N. yönünden davanın reddine, davayı kabul eden davalı H.yönünden kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, miras bırakan S.Da.'in Edirne 1. Noterliğinin 11.12.1992 tarih, 21015 yevmiye sayılı satış vaadi sözleşmesi ile 918 parsel sayılı taşınmazını davalı kızları N. N.ve H.'ye satmayı vaad ve taahhüt ettiği, davalıların miras bırakan S.aleyhine Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/36 E. 1993/245 K. sayılı dosyasında açtıkları ferağa icbar davası sonucunda S.'nin davayı kabulü nedeniyle davanın kabulüne karar verilerek ve temyiz edilmeyerek 1.7.1993 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın 27.7.1993 tarihinde 1/3'er paylarla davalılar adına hükmen tescil edildiği görülmektedir. Davacılar, miras bırakanın yaptığı işlemlerin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Davalılar ise, miras bırakanın sağlığında hak dengesini gözeterek tüm mirasçıları kapsar şekilde paylaştırma yaptığının Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/193 E. 415 K. sayılı dosyası ile sabit olduğunu savunmuşlardır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 (Türk Borçlar Kanununun 237.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.