11. Ceza Dairesi 2021/363 E. , 2023/9959 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/512 E., 2015/624 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar
**11. Ceza Dairesi 2021/363 E. , 2023/9959 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/512 E., 2015/624 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ((5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/512 Esas, 2015/624 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 58 inci ve 54 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl ve 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz talebi; kararı temyiz ettiğine ve ayrıca 23.09.2016 tarihli dilekçe ile de, aynı suçtan Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanarak beraat ettiğine, bu nedenle yeniden yargılanmayı talep ettiğine ve mağduriyetinin giderilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Şüpheli araç ihbarı üzerine güvenlik görevlilerince sanığın kullanımında bulunan ...plaka sayılı aracın motor ve şasi numaralarından yapılan sorgulamada gerçekte ... plaka sayılı araç olduğunun ve... ... Polis Merkezi Amirliği'nden çalıntı kaydı bulunduğunun tespit edildiği, derinleştirilen soruşturma kapsamında araç içinde ve sanığın evinde yapılan aramada ...plakalı araç için düzenlenmiş bir adet tescil belgesi, trafik belgesi ve zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile ... adına düzenlenmiş ancak üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan bir adet sürücü belgesinin ele geçirildiği; suça konu ...plakalı araç için düzenlenmiş araç tescil belgesi, zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi, motorlu araç trafik belgesinin sahte olarak düzenlendiğinin, sürücü belgesinin ise orijinal olduğunun ancak fotoğraf değişikliği ile sahteleştirildiğinin ve söz konusu belgelerin aldatma niteliklerinin bulunduğunun kriminal raporlar ile sabit olduğu, bu şekilde sanığın araca ilişkin sahte belgeler ile sahte sürücü belgesi nedeniyle ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık hakkında çalıntı araca ilişkin olarak hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından yetkisizlik kararı verilerek evrakın Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiği anlaşılmıştır. 3. Suça konu belgelerin müsaderesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, somut olayda suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiklerine ilişkin delil bulunmadığının ve aynı anda ele geçirildiklerinin anlaşılması karşısında sanık hakkında tek bir belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek sanık hakkında iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini, 2. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli, 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği, suça konu belge asıllarının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi, nedenleriyle, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/512 Esas, 2015/624 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.