10. Hukuk Dairesi 2023/13699 E. , 2023/13434 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/713 E., 2023/1721 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/254 E., 2022/45 K. Taraflar arasındaki aksine Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve yasal faiziyle tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın dav
**10. Hukuk Dairesi 2023/13699 E. , 2023/13434 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/713 E., 2023/1721 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/254 E., 2022/45 K. Taraflar arasındaki aksine Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve yasal faiziyle tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 4/b sigorta kapsamında “Kısmi Emeklilik” hakkının verilmesini, kısmi emeklilik aylığı bağlanmasını, davacı müvekkilin, 03.01.2020 tarihinde SGK'nın ... İl Müdürlüğü'nden kısmi emeklilik talebinde bulunduğunu, davalının bu talebe 17.06.2020 tarihli yazısı ile cevap verdiğini ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 9 uncu maddesine göre, 60 yaş 7000 gün prim tamamlandığında emekli olunabileceğinin bildirildiğini, davacının Bağ-Kur başlangıcının 08.09.1999- 30.04.2008 tarihleri arasında olduğunu, 62 yaş 5400 prim günü bulunduğunu, 4/b kısmi emekli aylığına hak kazandığını, emeklilik hesabında son 7 yılın esas alındığını, son 7 yılda davacının 4/b kapsamında çalışmalarının 4598 gün, 4/a kapsamındaki çalışmalarının ise 1214 gün olduğunu, bu hesaplamada 4/b çalışmaları fazla olduğundan 4/b kapsamında kısmi emekli olması gerektiğini belirterek, davacının 03.01.2020 tarihi itibariyle kısmi emekliliğe hak kazandığının tespitine, bu güne kadar birikmiş emekli aylıkları, bayram ikramiyeleri vs. alacak toplamının yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 5510 sayılı Kanun gereğince, 60 yaş 7000 prim gününü tamamlamadığını, bu nedenle emekli olamayacağını, davacının 09.04.2021 tarihli tahsis talep dilekçesi ile başvurduğunu, yapılan incelemede 1261 prim gün sayısının 4/a statüsünde geçtiğinin tespit edildiğini, 4/b statüsüne göre aylık bağlanamayacağının davacı sigortalıya bildirildiğini, yani davacının son yedi yıl içerisindeki hizmet süresi 4/a statüsünde geçtiği, isteğe bağlı Bağ-Kur hizmetinin 287 gün olduğu, en erken 928 gün daha isteğe bağlı Bağ-Kur prim ödemesi yaptıktan sonra, talep etmesi halinde Kurumca gerekli işlemin yapılacağı, Kurum işleminin 5510 sayılı Kanun gereği uygun olduğu, 5510 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde hüküm altına alınan isteğe bağlı sigorta şartlarından bahsedilerek, davalı Kurum müdürlüğünün yaptığı işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 08.09.1999-30.04.2008 tarihleri arasında işe girişi ve sigorta başlangıcı olduğu, 62 yaşını bitirdiği, ilk emeklilik talep tarihi olan 03.01.2020 tarihinden 7 yıl geriye gidilmesi ve bu süre içerisinde sigortalı statüsünün belirlenmesi için bu 7 yılı yarısını 4/a, 4/b statüsüne bakılması gerektiği, davacının 4/a sigortalı sigorta statüsünden kısmi emekli olmasının sürenin 1260 günden az olduğundan mümkün olmadığı, bu nedenle 1260 günün 4/b sigortalı statüsünde geçtiği anlaşıldığından, 4/b sigortalısı olarak kısmi emekliliğe hak kazandığı, davalı Kuruma ilk emeklilik müracaatını yaptığı 03.01.2020 tarihi itibariyle kısmi yaşlılık aylığından yararlanması şartının oluştuğu gerekçeleriyle; davanın kabulüne, davacının 03.01.2020 tarihi itibariyle kısmi yaşlılık aylığından yararlanması şartlarının oluştuğunun tespiti ile 03.01.2020 tarihinden itibaren davacıya kısmi yaşlılık aylığının bağlanması gerektiğinin ve iş bu aylıklara hak edişinden itibaren yasal faiz işletilerek davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 09.04.2021 tarihinde tahsis talep dilekçesi ile başvuruda bulunduğu, davacının 1261 prim gün sayısı ve son yedi yıl içerisindeki hizmet süresinin 4/a statüsünde geçtiğinin tespit edildiği, 4/b statüsüne göre aylık bağlanmayacağının davacıya bildirildiği, isteğe bağlı Bağ-Kur hizmetinin 287 gün olduğu, en erken 928 gün daha isteğe bağlı Bağ-Kur/4/b sigortası ödeyip talep etmesi halinde Kurumca gerekli işlemlerin yapılacağı, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleriyle, Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 01.11.2003-21.10.2015 tarihleri arasında 4311 gün 4/b zorunlu sigortası, 22.10.2015-04.03.2019 tarihleri arasında 1214 gün 4/a sigortası ve 15.03.2019-31.12.2019 tarihleri arasında 287 gün isteğe bağlı 4/b sigortasının bulunduğu, 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre davacının hizmetlerinin birleştirilmesi gerektiği, bu birleştirmede davacının ilk defa 4/b sigortalı olduğu 01.11.2003 tarihinin birleştirilen hizmetlerinin başlangıç tarihi olduğu, 5510 sayılı Kanun'un Geciçi 9/4 maddesine göre davacının 08.09.1999-30.04.2008 tarihleri arasında işe girişi ve sigorta başlangıcı olduğu, başvuru tarihinde 62 yaşını bitirdiği, ilk emeklilik talep tarihi olan 03.01.2020 tarihinden 7 yıl geriye gidilmesi ve bu süre içerisinde sigortalı statüsünün belirlenmesi için bu 7 yılın yarısına ilişkin olarak inceleme yapıldığında; davacının 4/a sigortalı sigorta statüsünde 1260 günden az süresinin bulunması nedeniyle 4/a kapsamında kısmi emekli olmasının mümkün olmadığı, son 7 yılın 1260 gününün 4/b sigortalı statüsünde geçtiği, bu nedenle davacının 4/b sigortalısı olarak kısmi emekliliğe hak kazandığı, davalı Kuruma ilk emeklilik müracaatını yaptığı 03.01.2020 tarihi itibariyle kısmi yaşlılık aylığından yararlanma şartlarının davacı yönünden gerçekleştiği, sonuç olarak Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf gerekçeleri doğrultusunda kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksine Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 ve 359 uncu maddesi ile 369 uncu maddesi ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ek 39 ile 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile birlikte 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi hükümleridir. 2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir. 3.5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurum'un, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alınması gerekirken yazılı şekilde karar tesisi de isabetsizdir. 3. Değerlendirme Eldeki davada, 03.01.2020 tarihi itibari ile tahsis talebinde bulunan davacı hakkında bu tarihi takip eden aybaşından itibaren tahsis yapılması gerektiği hususunun dikkate alınması ile aylıklara işleyecek yasal faizler bakımından, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince 01.05.2020 tarihi başlangıç esas alınarak faize karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ilk fıkrasının birinci bendinin tamamen silinmesi ile yerine, "1)- Davacının 01.02.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile hak edilen aylıkların 01.05.2020 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," kelimelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.