Ceza Genel Kurulu 2018/609 E. , 2022/239 K. "" Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'un TCK'nın 109/2, 109/3-e ve 53/1. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.03.2014 tarihli ve 101-469 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 09.07.2014 tarih ve 17927-18245 sayı ile; "S…
**Ceza Genel Kurulu 2018/609 E. , 2022/239 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 8. Ceza Dairesi Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık ...'un TCK'nın 109/2, 109/3-e ve 53/1. maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin... Asliye Ceza Mahkemesince verilen 26.03.2014 tarihli ve 101-469 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 8. Ceza Dairesince 09.07.2014 tarih ve 17927-18245 sayı ile; "Sanığın eşi olan ve birlikte aynı evde yaşadıkları mağdurun ellerini eşarpla bağlayıp yine ağzına eşarp sokarak kızgın demirle bacaklarında ve kalçasında yanıklar oluşturacak şekilde yaralaması sırasında mağdurun ellerini bağlamasının yaralama fiiline direnmeyi engelleyerek eylemi kolaylaştırma amacı taşıdığı, aynı evde yaşadığı mağduru bir yere gitmek veya kalmak hürriyetinden yoksun bırakmak amacının bulunmadığı, bu nedenle sanığın eyleminde atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, " isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Dosyanın devredildiği... 3. Asliye Ceza Mahkemesi ise 18.11.2014 tarih ve 217-85 sayı ile; "Somut olayda, yasal tanımdaki haksızlığın bütün unsurları ile oluştuğunu bilerek ve tipe uygun hareketi isteyerek gerçekleştiren sanık, kasten hareket etmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu genel kastla işlenebilen seçimlik hareketli bir suç olduğuna göre, sanığın eylemini gerçekleştirirken hangi amaç veya güdü ile hareket ettiğinin bir önemi yoktur. Amaç veya güdünün söz konusu suçta önem arz ettiği hâller, suçu düzenleyen maddenin beşinci fıkrasında yer alan cinsel amaç ile 3713 sayılı Yasa kapsamına giren amaçtır. Mesela; bu suçun cinsel amaçla gerçekleştirilmesinde failde bulunan öncül düşünce, asıl hedeflediği cinsel istismar veya saldırı suçunu kolaylaştırma ve eylemi başkalarından gizlemedir. Görüldüğü gibi, sanığın bu öncül düşüncesi, asıl hedeflenen cinsel suçtan ayrı olarak cezalandırıldığı gibi nitelikli bir hâl olarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda cezanın daha fazla olmasının sebebidir. Yine sanığın hedeflediği eziyet suçunu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla ilgili tipe uygun hareketi gerçekleştirmeden, yani mağduru bağlamadan işleme imkânı da vardır. Eziyet suçunu işlediği zaman zarfıyla sınırlı olmak kaydıyla mağduru tutarak, yere yatırarak veya üzerine abanarak asıl hedeflediği eylemi gerçekleştirme yollarını tercih etme imkânı bulunan sanığın, tipe uygun bağlama yöntemini eziyet oluşturan eylemlere başlamadan önce gerçekleştirip eziyet oluşturan eylemlerini tamamladıktan sonraya kadar sürdürmesi nedeniyle suçun oluştuğu kabul edilmelidir. Bütün bu açıklamaların ışığı altında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda sanığın amacı önem taşımamakta ve suçun oluşumunda rol oynamamaktadır. Bu nedenle, Yüksek Daire kararının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.