Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin marka ve kalıp ve teçhizatlarını satın aldığı ... A.Ş'nin 1979 yılında paslanmaz çelikten mamul bir kısım ürünlerin üretimi ve satışını gerçekleştirmek amacıyla kurulduğunu, müvekkilinin şirket yetkilisinin 2005 senesinde ... A.Ş'de bayilik sistemini kurduğunu, 2006 yılında ... A.Ş'nin işlerini tasfiye etme kararı sonrasında davacı şirket yetkilisi tarafından kurulan... unvanlı şirkete marka ve üretim kalıplarını devredildiğini, bu dönemde davacı şirket çalışanı olan ve bayilik verilen ...'ın davalı şirket kurucusu ve yetkilisi olduğunu, 2007 senesinde bayilerin unvanında ... ibaresine yer verildiğini, bu sistemin 2011 senesine kadar devam ettiğini, 2011 senesinde davalı şirket yetkilisinin davacı şirketin bayilerine "... isim hakkını ben aldım, ... isim hakkını ben tescil ettirdim", şeklindeki beyanları ile ... markasının kendisine ait bulunduğunu belirttiği, müvekkilinin bu duyumlardan sonra yaptığı araştırmada; davalı şirket adına 23/03/2011 tarih ... no ile 11. sınıfta "..." ibareli marka başvurusu yapıldığını, müvekkilinin bu marka başvurusuna itiraz ettiğini, 23/03/2011 tarih ve ... no ile 11. sınıfta yapılan "..." ibareli marka başvurusunun TPMK tarafından reddedildiğini, davalının marka başvurularının kabul edilmemesi üzerine 35. sınıfta 09/12/2011 tarih ve ... nolu ... ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davacının 2011 senesinde davalı şirket ile ticari ilişkilerini sonlandırdığını, davalının davacının "..." ve "..." markalarına tecavüz teşkil eden kullanımlarını meşrulaştırmak amacıyla "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davacı şirketin ürün imalatı için 500.000 TL tutarında kalıp yatırımı, 250.000 TL tutarında makine yatırımı, 2.000.000 TL tutarında fabrika yatırımı yaptığını, davacı firmanın ..., ..., ..., ... internet sitelerini kullandığını; davacı firmanın ... ibaresini havi bayilerinin ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adlı internet sitelerinde kullandığını, davalının kötüniyetli olduğunu, bu nedenle ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ... + şekil, ... tescil numaralı ... + şekil, ... tescil numaralı ... ve ... tescil numaralı ... markaları bakımından marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, men'ini, durdurulmasını ve önlenmesini, ticaret ünvanının terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının ticaret sicili terkini talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin "..." ve "..." markalarını kullanmadığını, ... ibaresini de davacının markalarının tescilli olduğu sınıflarda kullanılmadığını, davacının markalarının 11. sınıfın su arıtma cihazları emtiasında tescilinin olmadığını bu nedenle davacının korunmaya değer bir hakkının olmadığını, müvekkilinin davacıdan önce kurulduğunu, ... ibaresi bakımından üstün ve öncelikli hakkının olduğunu, davacı şirketin 2011 senesinde kurulduğunu, müvekkili şirketin 2007 senesinde kurulduğunu, müvekkilinin bu unvan ile uzun süredir davacı ile ticari faaliyette olduğunu, ... ve ... internet sitelerinin müvekkili tarafından kullanılmadığını, alan adlarında geçen ... ibaresinin ticaret unvanından doğan hakkın bir uzantısı olduğunu, müvekkilinin davacının bayisi olmadığını, iki firma arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının ve tescilli markalarının kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğini, davacının uzun süre sessiz kaldığından dava dilekçesindeki talepleri yönünden hak kaybına uğradığını, müvekkilinin 23/03/2011 tarih ve ... nolu marka başvurusunun bekletici mesele yapılmasını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.YARGITAY BOZMA İLAMI:Mahkememizce yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilince temyiz edilen karar Yargıtay 11. HD'nin 30/11/2015 tarih, 2015/4927 esas, 2015/12710 karar sayılı ilamıyla "Somut uyuşmazlıkta, mahkeme kararı gerekçesinde davacının ... ibareli tescilli markası bulunmadığı ve marka hakkına dayanılamayacağı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında ... ibaresinin kullanılması dolayısıyla marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesine ilişkin gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkememize gönderilen davanın yeni esasa kaydı ile bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dışı ... davalı şirketin kurucusu ve yetkilisi ...'a bölge bayiliği verildiğini, şirketin 2006 yılında su arıtma konusunda üretim hakkını davacıya devrettiğini, ... markasının ise ... şirketinin grup firmalarından ... AŞ ne devredildiğini, markanın davacı ünvanındaki ... ibaresini ihtiva ettiğini, ... ibaresinin ... kelimelerinin baş harfleri olduğunu, 2007 yılında bayilerin bu ibareyi ünvanlarında kullanabileceklerinin uygun görüldüğünü, 2007 yılında kurulan davalının da bayii olarak bu ibareyi kullandığını, 31/12/2011'e kadar davalının verilen izin ile ... markasını kullandığını, dava konusu ... nolu ... markasının davacının ... ana unsurlu markalarıyla karıştırılmaya sebep olacağını, davalının tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinden dolayı mahkememizin 2012/151 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını belirterek davalı markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.