4. Hukuk Dairesi 2022/2220 E. , 2023/8019 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/71 E., 2022/70 K. SAYISI : 2021/İHK-40689 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddine / İtirazın Kabulü ile Başvurunun Kabulüne SAYISI : 2021/148695 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir. ... kararı daval…
**4. Hukuk Dairesi 2022/2220 E. , 2023/8019 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/71 E., 2022/70 K. SAYISI : 2021/İHK-40689 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddine / İtirazın Kabulü ile Başvurunun Kabulüne SAYISI : 2021/148695 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait olup davalının zorunlu deprem sigortacısı olduğu konutun 30.10.2020 tarihinde (Seferihisar) İzmir açıklarında meydana gelen depremde ağır hasar gördüğünü ve yetkili kurumlarca yıkıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 130.914,75 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksper tarafından belirlenen kısmi hasar için 13.556,85 TL'nin ödenmesiyle sorumluluklarının son bulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının sitesinde başvuruya konu bina için "ağır hasarlı" ibaresi yazmakta olup DASK kurumu tarafından da “az hasarlı” ibareli rapor verildiği, sunulan belgeler arasındaki çelişkinin giderilmesi için binada meydana gelen zararla deprem arasında bağ olup olmadığı ve tazminatın tespiti için yetkili mahkemeden delil tespiti ile bilirkişi raporu getirilmesi için davacı vekiline süre verildiği, verilen süre içerisinde ara kararın gereğinin yerine getirilmediği ve getirilmeyeceğinin de sunulan beyandan anlaşıldığı, bu nedenle başvuru konusu zarar ile risk arasındaki illiyet bağını ispatlayacak rapor sunulmadığından başvuru sahibinin tazminat hakkının olup olmadığının tespit edilemediği gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hasarla deprem arasında bağ olup olmadığı yönünde delil tespiti istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen süre içinde mahkemeden tespit yaptırılması mümkün olmadığı gibi başvuru konusu edilen yapının yıkıldığını, yıkılma kararı ile deprem arasında illiyet bağı bulunduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 21.11.2020 tarihli belgede başvuru konusu yapıyı da kapsar şekilde riskli yapılar için 3 günlük süre içinde yapının tahliye edilmesi gerektiğinin belirtildiği, yine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden alınan 06.05.2021 tarihli yazıda başvuru konusu edilen binanın yıkık olduğunun ifade edildiği, sunulan belgelerden binanın ağır hasarlı olduğu ve yıkıldığının anlaşıldığı, bu nedenle deprem sigortası poliçesi kapsamında ödenmesi gereken tazminatın tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi raporu doğrultusunda başvuru sahibi vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılarak başvurunun kabulü ile 130.914,75 TL tazminatın 02.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; üniversitelerin jeoloji mühendisliği bölümünden seçilecek konusunda uzman bilirkişi heyeti ile mahallinde keşif yapılarak rizikonun depremden meydana gelip gelmediği, zararın Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile eksper raporu arasındaki farklılık ve çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, avans faizi uygulanmasının hatalı olduğunu, birtakım kamu kuruluşlarının değerlendirmelerine dayanarak rapor düzenlemesinin hatalı olduğunu, meydana gelen depremde taşıyıcı kolonları hasarlanmamış ve rizikodan önceki haline onarımla getirilmesi mümkün olduğu teknik açıdan belirlenmiş hasarların bulunduğu bir binada, binanın yapısal durumu da dikkate alınarak yeni mevzuat gereği afet dönüşüm kapsamına alınarak verilmiş yıkım kararı sonucu oluşan zarar ile deprem sonucu doğrudan meydana gelen hasarlar arasında nedensellik ilişkisi bulunmadığını, bina deprem hasarı görmemiş olsaydı da, ilgili kamu kurumlarına müracaat edilmesi halinde binayı depreme dayanıklı duruma getirmek için yine yıkım kararı verileceğini, bu nedenle riskli yapı kararı ile olan deprem arasında bir nedensellik ilişkisi bulunmadığını, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait davalıya zorunlu deprem sigortası ile sigortalı konutta deprem nedeniyle oluşan hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 vd., 369/1, 370, 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 vd. maddeleri, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dava; 30.10.2020 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle DASK poliçesine dayanan tazminat istemine ilişkin olup davacıya ait konutun ağır hasarlı olduğu hususunun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından tespit edildiği, davacıya ait mesken olarak kullanılan bağımsız bölümün deprem sonucu ağır hasara uğraması neticesinde kullanılamaz hale geldiği ve yetkili makamlarca verilen yıkım kararı gereği yıkımının yapıldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilecektir. Tahkim Heyetince, davalının sorumlu olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor alınarak başvurunun kabulüne karar verilmiş ise de bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda, Hakem Heyetince; inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve sigorta eksperi bilirkişilerin yer aldığı bir bilirkişi heyetinden; daha önce alınan bilirkişi raporu, ekspertiz raporu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce düzenlenen belgeler ve başvuru sahibine ait bağımsız bölümün bulunduğu binadaki diğer bağımsız bölümlere ilişkin emsal olarak gösterilen dosyalarda değerlendirilerek dava konusu taşınmazda meydana gelen zararın dava konusu yapının yapım eksikliğinden mi yoksa deprem nedeniyle mi meydana geldiğinin tespit edildiği, hasar ve zarar miktarlarını gösterir ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve ... kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 587 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesi gereğince davalı ... (DASK) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.