T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1256 - 2025/1505 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1256 KARAR NO : 2025/1505 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.07.2025 NUMARASI : 2023/832 Esas 2025/481 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1256 - 2025/1505 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1256 KARAR NO : 2025/1505 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.07.2025 NUMARASI : 2023/832 Esas 2025/481 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 28.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Asıl davada davacı vekili, 25.06.2021 tarihinde, davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile Kuruçeşme üzerinde seyir hâlindeyken Polatkan Sokak kavşağında yolun sağında bulunan kum yığınına çaptığı ve çarpmasının etkisiyle karşı şeritten şeridi ortalayarak gelen davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralandığını, davalı sigorta şirketinin yaptıkları başvuruya 22.10.2023 tarihinde olumsuz cevap verildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilerek 50,00TL sürekli iş göremezlik, 50,00TL geçici iş göremezlik ve 25,00TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 100,00TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Asıl davada davalı vekili, davacının Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtilen şekilde usûlüne uygun olarak sigorta şirketine başvuru yapmadığını, başvuru şartının gerçekleşmediğini, tarafların kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdi edilmesi gerektiğini, davacının koyucu kıyafet ve kast takıp takmadığının tespit edilerek takmadıysa müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, yapılacak hesaplamada TRH 2010 Yaşam tablosu ve teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili, 25.06.2021 tarihinde, davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile Kuruçeşme üzerinde seyir hâlindeyken Polatkan Sokak kavşağında yolun sağında bulunan kum yığınına çaptığı ve çarpmasının etkisiyle karşı şeritten şeridi ortalayarak gelen davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralandığını, davacının geçici, sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının tahsili amacıyla sigorta şirketi aleyhine Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/832E.sayılı dosyası ile açtıkları davada alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde yolun yapım ve bakımından sorumlu kurum ve kuruluşun %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00TL tedavi gideri, 50,00TL ekonomik geleceğin mahvına yönelik tazminat olmak üzere toplam 100,00TL maddi tazminatın davalılar ve dava dışı diğer sorumlulardan, 50,00TL sürekli iş göremezlik, 25,00TL geçici iş göremezlik, 25,00TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 200,00TL maddi tazminatın davalılar ve dava dışı sorumlulardan tahsilini istemiştir. Birleşen davada davalı ... Belediye Başkanlığı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana geldiği yolun, ilçe içi bir yol olduğunu ve ilgili ilçe belediyesinin sorumluluk alanında kaldığını, ... Belediye Başkanlığına husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davalı ... vekili, görevli mahkemenin Manisa İdare Mahkemeleri olduğunu, yetkili mahkemenin de Turgutlu Mahkemelerinin olduğunu, davanın yetkisiz Ankara Mahkemelerinde açıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesinde kum yığını olarak tabir edilen şeyin hafriyat atığı olduğunu ve hafriyat dökümüne ilişkin iş ve işlemlerin sorumluluğunun 6360 sayılı Kanuna istinaden ... Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığında olduğundan ... Başkanlığına husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; 15.04.2025 tarihli duruşmada, davacı vekiline keşif ve bilirkişi incelemesi için eksik olan toplam 11.403,00 TL delil avansını yatırması için kesin süre verildiği, ara kararda masraf ayrıntılarının miktarıyla birlikte gösterildiği, yapılması gereken işlemlerin açıklandığı, kesin sürenin sonuçlarının neler olduğunun hatırlatıldığı, verilen kesin süreye rağmen süresi içinde delil avansının yatırılmadığı, dosya kapsamına göre asıl davada alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'nın 05.12.2024 tarihli raporuna göre sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın kusurunun olmadığının tespit edildiği, birleşen davada davalılar ... ile ... Belediye Başkanlığının kaza nedeniyle kusurlarının bulunup bulunmadığının, varsa kusur oranlarının tespiti için mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğu, delil avansının yatırılmaması nedeni ile kaza nedeni ile davalıların kusurlarının olup olmadığının tespitinin yapılamadığı, davacının keşif ve bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılması gerektiği, davalıların kusurunun başka delil ile de kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Ankara 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/832E.sayılı dosyası ile birleştirme talepli olarak Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesine adli yardım talebinde bulunarak harç yatırmadan dava açtıklarını, birleştirme kararı veren Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından adli yardıma ilişkin herhangi bir karar verilmediği gibi, harç da tamamlatılmadan esasa girerek mevcut duruma göre karar verilmesi gerekirken kesin süre içerisinde delil avansı yatırılmadığından davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 1-Dosya kapsamının incelenmesinde, birleşen Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/131E.sayılı dosyasında birleştirme talepli olarak davanın açılması sırasında 18.02.2025 tarihli tevzi formuna göre, harca esas dava değeri 200,00TL olarak belirtildiği, aynı tarihli sayman mutemedi alındısı kaydına göre sadece 87,50TL vekâlet harcı yatırıldığı, peşin harcın yatırılmadığı anlaşılmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (2.madde). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır(15. madde). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30. madde hükmü uygulanır(16/4. madde). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınır (21. madde). (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar ve ilâm harcının 1/4'ü peşin alınır (28. madde). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. madde). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. madde). HMK'nın 120/1. maddesine göre de, davacı yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Harçlar ile ilgili düzenlemeler emredici nitelikte ve kamu düzeni ile ilgili olarak yapılmış olduğundan görevi gereği mahkemeler, istinaf hâlinde Bölge Adliye Mahkemeleri ve temyiz hâlinde Yargıtay tarafından da kendiliğinden gözetilir. Mahkemece, birleşen Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/131E.sayılı dosyasında davacı vekiline harcı tamamlaması için kesin süre verilerek, verilen süre içinde harcın tamamlanması hâlinde esasa girilerek bu talebe ilişkin de karar verilmesi, harcın belirlenen sürede tamamlanmaması hâlinde ise, HMK'nın 150/1.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına hükmedilmesi gerekirken bu eksik tamamlanmadan birleştirme kararı verilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir. 2-Kabule göre, 25.06.2021 tarihinde, davacı ...'ın sevk ve idaresindeki motosikleti ile Kuruçeşme üzerinde seyir hâlindeyken Polatkan Sokak kavşağında yolun sağında bulunan kum yığınına çaptığı ve çarpmasının etkisiyle karşı şeritten şeridi ortalayarak gelen davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... sevk ve idaresindeki otomobile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralandığı belirtilerek açılan davaya ilişkin olarak mahkemece 15.04.2025 tarihli duruşmada keşif yapılmasına karar verilmiş ise de, keşif yapılmasının gerekliliği konusunda bir gerekçe oluşturulmaması da doğru görülmemiştir. 3-6100 sayılı HMK’nın "Dava Şartları" başlıklı 114/1-ı maddesinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" dava şartları arasında sayılmış, "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115/1. maddesinde "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükümlerine yer verilmiştir. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısı, hukukî korunma sürecini başlatmış olduğundan artık onun aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açması hukukî olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı HMK’nın 114.maddesi ile derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme ile derdestlik iddiası bir olumsuz dava şartı hâline getirilerek ilk itiraz olmaktan çıkarılmıştır. Derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın halen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması halinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Kabule göre, davacı vekili tarafından 05.12.2023 tarihli dava dilekçesi ile asıl davada, 25.06.2021 tarihinde, davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile Kuruçeşme üzerinde seyir hâlindeyken Polatkan Sokak kavşağında yolun sağında bulunan kum yığınına çaptığı ve çarpmasının etkisiyle karşı şeritten şeridi ortalayarak gelen davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde ağır şekilde yaralandığı, davalı sigorta şirketinin yaptıkları başvuruya 22.10.2023 tarihinde olumsuz cevap verdiği, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığı belirtilerek davalı ... Sigorta Şirketi hakkında dava açıldıktan sonra yargılama devam ederken,18.02.2025 tarihli dava dilekçesi ile, birleştirme talepli olarak Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/131E.sayılı dosyası ile, aynı talep ile aynı sebebe ilişkin olarak davalı ... Sigorta Şirketi ile birlikte bu sefer ... Belediye Başkanlığı ile ... Başkanlığına da husumet yöneltilerek dava açıldığı anlaşılmakla, mahkemece birleşen dava yönünden davalı ... Sigorta Şirketi yönünden derdestlik hususunun değerlendirilmemesi de hatalı bulunmuştur. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 28.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.