10. Hukuk Dairesi 2022/7545 E. , 2023/12476 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/356 E., 2022/1020 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/144 E., 2020/248 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun …
**10. Hukuk Dairesi 2022/7545 E. , 2023/12476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/356 E., 2022/1020 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/144 E., 2020/248 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.05.2001 yılında Saraybosna Askeri Ataşeliği Askeri İşbirliği ve Koordinasyon Kurul Başkanlığı bünyesinde göreve başladığını, ancak göreve başladığı tarih müvekkil ile ilgili herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, bahsi geçen 01.05.2001 tarihinden 31 Mayıs 2009 tarihine dek müvekkilinin ayni bünyede aynı işte çalıştığını, davalı emrinde çalıştığı son yıllarda Saray Bosna Türk Kültür Merkezi Bünyesinde görevlendirildiği, Türk Kültür Merkezinin sonradan yapılan bir protokol ile davalı bakanlıktan Yunus Emre Vakfına devredildiğini, bu devir ile birlikte Kültür Merkezinde çalışan tüm isçilerin de vakıf bünyesinde görevlendirildiğini, vakfın 11.09.2017 tarihinde iş akdine son verdiğini, vakıfa açılan bir başka dava ile müvekkilinin 01.05.2001-01.03.2011 tarihleri arasında sigortasının yatırılmadığını öğrenildiğini ve bu nedenle müvekkilinin hizmet süresinin 01.05.2001-01.03.2011 tarihleri olarak tespitine, bahsi geçen süreler içerisinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili; davaya karşı hak düşürücü süre itirazında bulundukları, davacının 01.05.2001-31.05.2002 tarihleri arasında görevine ilişkin herhangi bir belge bulunulmadığı, 01.06.2002-30.05.2009 tarihleri arasında yapılan sözleşmeler Gnkur. Psk....Gr.K.lığına bağlı Serhat Tim K.lığı tarafından 31.05.2009-31.12.2011 tarihleri arasındaki sözleşmeler ise Bosna Hersek Türk Temsil Heyet Başkanlığı tarafından düzenlendiğini, 01.07.2004-15.04.2005 dönemine ait herhangi bir sözleşmeye veya davacının tercüman olarak çalıştığını kanıtlayıcı belgeye ulaşılmadığını, Bosna Hersek Türk Temsil Heyet Başkanlığı emrinde: 01.01.2011 tarihli sözleşme kapsamında tercüman olarak çalışan davacı ...’nın, 13 Ocak 2011 tarihli dilekçe ile müracaat ederek sözleşmesini karşılıksız olarak fesih etmek istediğini beyan etmesi üzerine, 04 Nisan 2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacının sözleşmesinin fesih edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı bünyesindeki Türk Temsil Heyeti Başkanlığındaki görevinden kendi isteğiyle ayrıldığını ve bu kapsamda sözleşmesinin feshedildiğinin sabit olduğunu, davacının şahsi sicil dosyası içerisinde sözleşmeleri bulunduğunu, en son 01.01.2011 tarihli sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmede de davacıya sigorta primlerinin ödendiği, primleri davacının yatıracağı hükmünün bulunduğunun anlaşıldığını ve sözleşme kapsamında davacının fesih hakkını kullandığını. Davacının en son 01.01.2011 tarihli sözleşmesi ve daha önceki sözleşmeleri de Yunus Emre Vakfı ile bir bağlantı tespit edilemediğini, Türk Kültür Merkezinin Yunus Emre Vakfına devredildiği iddiası kanıtlanamadığını, kaldı ki davacı Türk Kültür Merkezi kapsamındaki görevi nedeniyle sözleşmesini feshettiğini, sözleşmenin bitiş tarihi 04.04.2011 tarihi olduğunu, hizmet tespit davasının tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, davanın en geç 31.12.2016 tarihinde açılması gerektiğini, eldeki davanın ise yasal hak düşürücü süre geçtikten sonra 29.06.2020 tarihinde açıldığının anlaşıldığını belirterek...’’ davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda, davacının, davalı MSB bünyesinde geçtiğini iddia edip tespitini istediği son çalışmanın 01.03.2011 tarihine ilişkin olup, dava açılış tarihi itibariyle beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği görülmekle, mahkemenin maddi ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, dosyada bulunan işe giriş bildirgesi, sözleşmeler ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.