5. Ceza Dairesi 2006/11202 E. , 2010/4086 K. Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, ırza geçme ve bu suçlara iştirak etmekten sanıklar ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ın atılı kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarına iştirak etmekten beraetine, sanık ...’in atılı ırza geçmeye iştirak suçundan beraetine, kaçırıp alıkoymaya iştirak etmek suçundan mahkümiyetine, sanık ...'ın ise atılı kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarınd…
**5. Ceza Dairesi 2006/11202 E. , 2010/4086 K.** **"İçtihat Metni"** Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, ırza geçme ve bu suçlara iştirak etmekten sanıklar ..., ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’ın atılı kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme suçlarına iştirak etmekten beraetine, sanık ...’in atılı ırza geçmeye iştirak suçundan beraetine, kaçırıp alıkoymaya iştirak etmek suçundan mahkümiyetine, sanık ...'ın ise atılı kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarından mahkümiyetine dair, Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.2005 gün ve 2004/185 Esas, 2005/254 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar... ve ... müdafileri, katılan vekili ile mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; Katılan sıfatı bulunmayan ve hazırlık soruşturması sırasında mağdurenin şikayetçi olmadığını bildirmesi nedeniyle katılma hakkının da bulunmadığının anlaşılması karşısında; hükmü temyize hakkı bulunmayan mağdure vekilinin temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİ ile incelemenin sanıklar... ve ... müdafiileri ile katılan... vekilinin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında ırza geçme suçundan verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık ... hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoymaya iştirak, sanık ... hakkında ise ırza geçme suçuna iştirak etmekten kurulan beraet hükümlerinin yapılan temyiz incelemesinde; Oluş ve dosya içeriğine göre sanık ...’in eyleminin sanık ...’ın cinsi münasebette bulunma suçuna iştirak niteliğinde bulunduğu, bu suçun ve sanık ...’a isnat olunan alıkoyma suçunun, yasada öngörülen cezalarının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesin de belirtilen beş yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanıkların sorgularının yapıldığı 08.10.2004 tarihinden itibaren incelemenin yapıldığı güne kadar belirlenen sürenin dolduğu ve bu arada zamanaşımını kesen veya durduran sebep bulunmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, .../.. -2- Sanık ... hakkında reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma, sanık ... hakkında ise kaçırıp alıkoyma suçuna iştirak etmekten kurulan mahkümiyet hükümlerine gelince; 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin “kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez” hükmü karşısında mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan ve bu suça iştirak eden sanıkların aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışlarından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve 7/1. madde dikkate alınarak sanıkların kaçırıp alıkoyma suçundan beraetlerine karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması, Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre sanık ...’ın reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçunu işlediği sabit ise de; eyleminin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 104/2. maddesine uyduğu, ancak Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2005 günlü 2005/103-89 sayılı kararı ile 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesinin iptal edilmesi nedeniyle, aynı Yasanın 104. maddesinin 1. fıkrası kapsamında yer aldığı, şikayete bağlı bulunan suçtan dolayı suç tarihinde 17 yaşında olan mağdurenin C.Savcılığındaki ifadesinde şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, aynı Yasanın 73. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar... ve ... müdafiileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...