12. Ceza Dairesi 2023/2921 E. , 2025/4271 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2321 E., 2022/1833 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. …
**12. Ceza Dairesi 2023/2921 E. , 2025/4271 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2321 E., 2022/1833 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun 67/1 , 5237 sayılı TCK'nın 53 ve 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet, sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun 67/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 50/1-a, 52 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiş, katılan vekilinin ve sanık ...'ün istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ...'ün 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, sanık ...'in 2863 sayılı Kanun'un 70, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin yasaya aykırı olduğuna, sanık ... hakkında hak ve nesafet kurallarına uygun bir ceza hükmedilmesi gerekirken alt sınırdan hüküm kurulması, takdiri indirim nedenleri uygulanırken yeterli gerekçe gösterilmediğine, vekalet ücretinin eksik olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. B. Sanık ...’in temyiz nedenleri; Üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik soruşturma ile hüküm kurulduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, Isparta 1.Sulh Ceza Hakimliği'nin 14.07.2020 tarih ve 2020/1412 D.İş sayılı arama ve el koyma kararına istinaden sanıklardan Şakir Gökçen'in sahibi olduğu sanık ...'un işçi olarak çalıştığı işyerinde yapılan aramada işyeri masasının çekmecesinde bulunan kutu içerisinde şeffaf poşet içerisinde suça konu tarihi sikkelerin bulunması, soruşturma ve kovuşturma aşamasında tanzim edilen rapor içeriklerinden 20 adet Roma İmparator dönemi bronz sikke, 8 adet Hellenistik dönem bronz sikke, 3 adet İslami dönem bronz sikke, 1 adet Bizans dönemi bronz kalp biçimli aplik olduğunun 2863 sayılı Kanunun 3.bölüm 23.maddesinde bahsedilen korunması gerekli kültür varlığı niteliğinde bulunduklarının belirtilmesi, sanık ...'un soruşturma aşamasında alınan beyanından ( "....38 adet sikke bana ait değildir bu işyeri açıldığında işyerinde bulunan eski bir masa bulunuyordu, bu masanın içerisinde eski paralar vardı ben bu paraların sikke olduğunu bilmiyordum..." suça konu sikkelerden olay öncesi de haberinin olduğunun anlaşılması, sanık ...'in soruşturma aşamasında alınan savunmasında suça konu sikkelerin eski masa içinde unutulmuş olabileceğini beyan etmesi, sanık ... hakkında 4733 sayılı Yasa kapsamında Isparta 1.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 2012/779 Esas ve 2013/700 Karar sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verilmesi hususları birlikte değerlendirilmiş, sanık ...'un suça konu paraların sikke olduğunu bilmediği, sanık ...'in işyerine aldığı eski masa içerisinde unutulmuş olabileceği yönündeki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek itibar edilmemiş, atılı suçu işledikleri hukuki ve vicdani kanaatine varılarak cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin ve sanık ...'ün istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde dosyanın incelenmesinde; Sanık ...'ün iş yeri çalışanı olması, suça konu tarihi eserlerin iş yerinde masanın çekmecesinde bulunması, sanığın savunmasında kendisinin iş yeri çalışanı olup suça konu eserlerle ilgisinin bulunmadığı yönündeki savunmasının aksine delil bulunmaması hususları gözetildiğinde, sanığın istinaf talebinin kabulü ile hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, atılı suçu işlediği yönünde somut delil elde edilemediğinden dolayı, atılı suçu işlediği sabit olmayan sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Sanık ...'in 16.07.2020 tarihinde kendi iş yerindeki masanın çekmecesi içindeki şeffaf poşette taşınır kültür varlıklarını bulundurduğu, sanığın filinin 2863 sayılı Yasanın 70/1 maddesine uyduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, mahkemece verilen mahkumiyet hükmünün ortadan kaldırılmak suretiyle sanığa ek savunma hakkı verilerek 2863 sayılı Yasanın 70/1 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın geçmiş sabıkalı hali nazara alınarak sanık lehine CMK'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın kişiliği, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, atılı suçtan pişmanlık duymadığı yönünde oluşan kanaat nazara alınarak, sanığın ileride suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından, sanık lehine TCK'nın 50, 51 maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde 5271 sayılı CMK'nın “Elkoyma kararını verme yetkisi” başlığı altında düzenlenen 127. maddesinin (1) numaralı fıkrasına göre, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerinin elkoyma işlemini gerçekleştirebileceği, aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında da, hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin, yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulacağının, hakimin kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklayacağının, aksi halde elkoymanın kendiliğinden kalkacağının hükme bağlandığı; Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin “Aramada emir ya da karar kapsamı dışında elde edilen bulgular ve ele geçirilen kişiler” başlıklı 10. maddesinde, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak diğer bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse kolluk kuvvetlerince ne yapılması gerektiğinin düzenlendiği, buna göre, bu tür bir delil elde edildiğinde, delilin koruma altına alınması ve durumun Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilerek elkoyma işleminin gerçekleştirilmesi için Cumhuriyet savcısından yeni bir yazılı emir istenmesi gerektiği, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde, kolluk amirinin yazılı emriyle de elkoyma işleminin gerçekleştirilebileceği, maddenin devamında, hakim kararı olmaksızın elkoyma işleminin, yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulacağı, hakimin, kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklayacağı, aksi halde elkoymanın kendiliğinden kalkacağı düzenlemelerine yer verildiği; Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, Isparta 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.07.2020 tarih ve 2020/1412 değişik iş sayılı kararı ile, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığınca kaçak tütün ile ilgili suç ve suç unsurlarının tespiti ile ilgili olarak arama yapılmasına, arama sonucunda ele geçen suç eşyalarına elkonulmasına karar verildiği, anılan karara istinaden kolluk kuvvetlerince sanığın işyerinde arama yapıldığı ve arama işleminin 16.07.2020 tarihi, saat 11:50 itibariyle düzenlenen tutanağa bağlandığı, arama sonucunda, 2863 sayılı Kanun kapsamında 38 adet eser ele geçirildiği, Cumhuriyet savcısı ile görüşme tutanağının ise aynı tarih, saat 11:30 itibariyle düzenlendiği, tutanakta Cumhuriyet savcısı tarafından, arkeolojik eser ile ilgili olarak ayrıca tahkikat evrakı düzenlenmesi şeklinde talimat verildiğinin kaydedildiği anlaşılmakla; Yukarıda kısaca özetlenen kanun ve yönetmelik hükümleri gereğince, Isparta 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.07.2020 tarih ve 2020/1412 değişik iş sayılı kararına istinaden yapılan aramada suça konu kültür varlığı bulunduğunda, bunların koruma altına alınarak derhal Cumhuriyet savcısına bilgi verilmesi ve elkoyma işleminin gerçekleştirilebilmesi için Cumhuriyet savcısından yazılı emir istenmesi, ardından hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulması gerektiği, ancak, somut olayda bunların hiçbirinin yapılmadığı ve kültür varlıklarına yönelik elkoymanın hakim onayına sunulmadığı, dolayısıyla Isparta 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 14.07.2020 tarih ve 2020/1412 değişik iş sayılı kararına dayanılarak yapılan elkoyma hukuka uygun olmadığından, elde edilen delillerin hükme esas alınmasının da mümkün bulunmadığı, sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartının, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte hukuka uygun olarak elde edilmiş delillerle ispat edilebilmesi olduğu, bu itibarla, hukuka uygun olmayan elkoyma işlemi sonucunda ele geçen delillerin hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla; atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.