4. Hukuk Dairesi 2011/15108 E. , 2012/16469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/05/2009 gününde verilen dilekçe ile rucüen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazı
**4. Hukuk Dairesi 2011/15108 E. , 2012/16469 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 22/05/2009 gününde verilen dilekçe ile rucüen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18/11/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, rücu yoluyla tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar,taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı, dava dışı ... tarafından tazminat istemi ile açılan dava sonucunda Ankara 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14/05/2008 tarihli ve 2007/357 esas 2008/190 karar sayılı ilam ile hükmedilen tazminatı ödediğini belirterek, bu tazminatın inceleme raporuna göre kusurlu olan davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, ameliyata ekip halinde girildiğini, koter cihazı bağlantısının anestezi ekibi tarafından yapıldığını, müvekkilinin olaydan sorumlu olmadığını, cihazın 10 yıllık cihaz olup bu olaydan sonra bazı parçaları değiştirildiğini, teknik arızasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilin sorumluluğunu saptayan rapor bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tarafların rücu davasına konu olan önceki davada da taraf olmaları nedeni ile kusur oranlarının kesinleştiği gerekçesi ile yeniden bilirkişi raporu alınmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ankara 6.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/357 Esas 2008/190 Karar sayılı dosyasında; davacı ... kızı ...'nın, doğuştan kalça çıkığı olduğu için tedavi amacıyla SSK Ankara Dışkapı Hastanesine yatırıldığını ve bu hastanede 5/10/1998 tarihinde ameliyat edildiğini, bu ameliyat sırasında ...'nın hem yüzünün sağ kısmında hem de sağ omuzunda yanık meydana geldiğini, bu ameliyata ortopedi doktoru olan davalı ...ile davalı ...'ın girdiğini, öğrenildiğine göre ameliyat sırasında damarı yakmak ve kanamayı önlemek için bir alet kullanıldığını, bu yanık izlerinin bu alet nedeniyle oluştuğunu, bu durumun ortaya çıkmasında davalı doktorların kusuru bulunduğu gibi hastanenin bağlı olduğu SSK Genel Müdürlüğünün de bu doktorları çalıştıran sıfatıyla sorumluluğunun sözkonusu olduğunu belirterek SSK Genel Müdürlüğü, ... ve ...hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtığı, dosyanın geçirdiği safahat neticesinde mahkemece, davacı tarafın maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, Anayasanın 129/5 ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 13. maddesi uyarınca, davalı doktorlar aleyhine doğrudan doğruya dava açılamayacağından, ancak -/- -2- 2012/15108-2012/16469 ileride kendilerine rücu edilmek üzere idare aleyhine açılması gerektiğinden, doktor olan davalılar ... ve ...aleyhine açılan manevi tazminat davasının husumetten reddine, davalı Bakanlık aleyhine 2500 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.İş bu dosyada İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 29/6/2005 tarihli raporda, ...'nın ameliyatı sırasında meydana geldiği bildirilen cilt yanığı arızasının şekli ve lokalizasyonu itibariyle daha ziyade koter plak yanığına bağlı olduğunun kabulünün gerektiği, koter plaklarının yerleştirilmesinin operasyon asistanı veya teknisyen tarafından yapılmış olsada uygun yerleştirilmesinden, operasyonu gerçekleştiren cerrahın sorumlu olacağı, mahkemece koter plak yerleştirilmesinin usülüne uygun olmadığının tespiti halinde, kusur olarak değerlendirilebileceği belirtilmiştir. Ceza dosyasında Yüksek Sağlık Şurasından alınan raporda, doktorlar ...ve ... ile diğer bir kısım doktorların 4/8 anestezi ekibinde yer alan görevlilerin 2/8 oranında kusurlu oldukları belirtilmiş, ceza dosyasında alınan rapor daha önce Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı veren İş Mahkemesince hükme esas alınmış, bu karar Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 01/10/2002 tarih ve 2002/7721 Esas 2002/7882 sayılı ilamı ile, mahkemenin kararına dayanak yaptığı Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin almış olduğu Yüksek Sağlık Şurası'nın kararında, kusur dağılımı yapılırken 2/8 oranındaki kusurun açıkta kaldığı gibi ameliyata katılanların ve kusur verilenlerin durumları, uzman olup olmamalarının kusuru etkileyip etkilemediği açıklanmadığından, mahkemece Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden SSK'nın ve görevlilerinin zararlandırıcı olaydaki kusur durumlarına ilişkin rapor alınarak, sonuca gidilmesi gerekirken belirtilen Yüksek Sağlık Şurası raporunun hükme esas alınması yerinde görülmeyerek hükmün bu nedenle de bozulmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda dosya kapsamında davalının savunmalarını irdeleyen ve kusur durumunu tam olarak tespit eden rapor bulunmamaktadır. Özellikle davalının cihaza yönelik iddialarının araştırılarak cihazın teknik durumu netleştirildikten sonra, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesinden rapor alınıp davalının olaydaki kusur durumu saptandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.