4. Hukuk Dairesi 2021/24733 E. , 2023/1466 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/276 E, 2018/163 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı Da…
**4. Hukuk Dairesi 2021/24733 E. , 2023/1466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/276 E, 2018/163 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı Davalı ... İnş. San. Turizm Nak. ve Tic. A.Ş, ..., ... ve ... vekilleri ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması Davalı ... İnş. San. Turizm Nak. ve Tic. A.Ş, ile ... vekilleri tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.11.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davalılar ... İnş. San. Turizm Nak. ve Tic. A.Ş, ile ... vekilleri ... ile davacılar vekili ... Öztürk geldiler. Davalılar vekili ve davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 09.02.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacılardan ...'ın eşi, diğer davacılar ... ve ...'ın babası ...'ın sevk idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucunda muris ...'ın vefat ettiğini, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/476 esas ve 2011/478 karar sayılı dava dosyasında, karşı araç sürücüsü davalı ...'ın asli kusurlu, dava konusu yerde yol yapım çalışmasını üstlenen davalı ... İnş. San. Turizm Nak. ve Tic. A.Ş çalışanı diğer davalı ...'in olay mahalinde yolun özelliklerini dikkate alarak araç sürücüsünün diğer yol bölümüne girmesini engellemek için tehlike yaratmayacak şekilde yeterli önlemleri almaması nedeniyle kusurlu olduğunun belirlendiğini ve taksirle ölüme sebebiyet verme suçu nedeniyle mahkumiyetine karar verildiğini, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın birleşen davada davalı Allinaz Sigorta A.Ş tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, mütevveffa ...'ın Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda sigortalı olarak çalıştığını, davacıların ölen murisin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla asıl davada; davacı ... için 5.000,00 TL, ... için 2.500,00 TL ve ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ... İnş. San. Turizm Nak. ve Tic. A.Ş ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine ... için 100.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ... İnş. San. Turizm Nak. ve Tic. A.Ş ve ... olmak üzere tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; birleşen davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 inci maddesi uyarınca ... için 5.000,00 TL, ... için 2.500,00 TL ve ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş yönünden ise (poliçe limitleriyle orantılı) Kocaeli 5. iş Mahkemesi'ndeki davanın açılış tarihinin ihbar tarihi olarak kabulü ile 22.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ... İnş. San. Turizm Nak. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluştuğu yolun düzenlemesi ve tadilatının davalı müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, diğer davalı ...'in ise davalı şirkette proje müdürü olarak görev yaptığını, kazanın geçekleştiği gün yol yapım çalışmalarının saat 09:30'da tamamlandığını, trafik levhalarının ve yolun normal duruma getirildiğini ve bunun tutanak altına alındığını, kazanın ise saat 13:30 sıralarında meydana geldiğini, bu nedenle davalılara dava konusu kaza nedeniyle kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlık nedeniyle görevli mahkemenin İş mahkemesi olduğunu, tazminat yükümlülüğünün temelinin kusura dayandığını, ... plakalı araç sürücüsü müvekkili ...'a kusur etfedilemeyeceğini, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/476 esas sayılı dava dosyasından verilen kararın eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde verildiğini, davacılara SGK tarafından ödenen peşin sermaye değerinin, istem konusu yapmış oldukları tazminatlardan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurunu kabul etmemekle birlikte Kocaeli 5. İş Mahkemesinin 2011/230 esas sayılı dosyası sebebi ile davalı yana SGK tarafından gelir, ödenek, yardım adı altında 369.556,88 TL ödeme yapıldığını, davacı yan tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve zenginleşme amacı güttüğünü, merhum ...'ın gelirine ilişkin emsal ücretin tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca müteveffanın bu denli yüksek ücret alıp almadığına ilişkin banka hesaplarının incelenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan 16 CPJ 30 plakalı aracın müvekkili nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigorta Poliçesi ile 08.06.2010/2011 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, davacının sigortalı araç sürücüsünün kusurunu kanıtlaması gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 86 ncı madde uyarınca araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, trafik sigortasının meblağ sigortası değil, zarar sigortası olduğunu, bu nedenle, geride kalanların ölüm ile ölenin desteğinden mahrum kaldıklarını ispat etmeleri gerektiğini, ayrıca, müteveffanın herhangi bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olup olmadığının araştırılması gerektiğini ve bir sosyal sigorta kurumuna bağlı olduğunun anlaşılması halinde, bu kurum tarafından yapılan ödemelerin mükerrer ödemeden imtina amacıyla açıklığa kavuşturulması gerektiğini, müteveffanın iş kazası soncunu vefat edip etmediğinin tespiti gerektiğini, olayın 5510 sayılı yasanın 13 üncü maddesinde açıklanan tarife uygun bir iş kazası olması halinde, 5510 sayılı Yasanın 21 inci maddesine göre olayda kusurları bulunan kişi ve kuruluşlara karşı SGK tarafından rücu edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.06.2012 tarihli, 2012/30 esas ve 2012/512 sayılı kararı ile dosyada bulunan SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının olayla ilgili olarak düzenlediği 14.01.2011 tarihli raporda kazanın iş kazası niteliğinde olduğunun tespit edildiği gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılardan ... İnş. San. Tur. Nak. Tic. AŞ. ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 30.01.2013 tarihli, 2012/17076 esas ve 2013/1329 karar sayılı ilamı ile, ''...Dosya kapsamından dava dışı Kocaeli Büyükşehir Belediye işçisi olan desteğin kullandığı araç ile davalılardan ... ile Cengiz Kanşiray'ın sürücüsü ve maliki oldukları aracın çarpışması sonucu desteğin kaza nedeniyle vefat ettiği, ayrıca kazanın meydana geldiği yolun yapımını üstlenen firma ile proje müdürünün de davalı olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan ve kazanın iş kazası olduğu belirtilen inceleme raporu, desteğin işçi olarak çalıştığı kurum olan dava dışı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yönünden hüküm ifade etse de, eldeki davada davalıların kaza yapan diğer aracın sürücü ve maliki ile yol yapımında kusurlu olduğu iddia edilen şirket ve bu şirketin proje müdürü olduğu ve özellikle destek ile davalılar arasında hizmet aktinin bulunmadığı anlaşılmakla davalılar yönünden iş kazası niteliğini taşımamaktadır. Şu halde, işin esası incelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları, kaza tespit tutanağı, sigorta evrakları, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/476 esas ve 2011/478 karar sayılı dosyasında davalılardan ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet ilamı birlikte değerlendirildiğinde, davalılardan ..., ... ve ... İnşaat San. Turizm Nak. ve Tic. A.Ş'nin kusurlu olduğu, müteveffa ...'a izafe edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, olayın oluş şekli, davacıların eşi/babası olan ...'ın bu olay nedeniyle vefat etmiş olması bu nedenle davacıların uğramış oldukları acı, elem ve ızdırabın yoğunluğu dikkate alınarak maddi tazminat miktarının bilirkişi raporu doğrultusunda, manevi tazminat miktarlarının ise tazminatın zenginleşme aracı olmaması ancak yaşanan acı elem ve ızdırabın bir nebze olsun tatmini bakımından olayın vahameti de dikkate alınarak hakkaniyet ilkesi doğrultusunda hüküm altına alınması gerektiği gözetilerek asıl davada; maddi tazminat isteminin kabulü ile davacı ... için 428.183,24 TL, davacı ... için 142.171,48 TL ve davacı ... için 86.782,03 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalı ... İnşaat San. Turizm Nak. ve Tic. A.Ş ve ...'ten tahsiline, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile davacı ... için 10.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılar ... İnşaat San. Turz. Nak. ve Tic. A.Ş., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline; birleşen davada, davacı ... için 428.183,24 TL, davacı ... için 142.171,48 TL, davacı ... için 86.782,03 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı ... A.Ş yönünden Kocaeli 5. İş Mahkemesi'nin 2012/174 esas sayılı dosyanın açılış tarihi olan 28.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ve ... A.Ş yönünden sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar ... İnş. San. Turz. Nak. ve Tic. A.Ş., ..., ..., ... ve ... A.Ş vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminat hesapları yapılırken, en son bilinen ücret unsurlarının hesaplamada gözetilmesi gerektiğinden, hüküm gününe en yakın güne kadar yürürlüğe giren tüm asgari ücretlerin uygulanması gerektiğini, daha önce bir veya birkaç hesap raporu verilmiş olsa bile, dava bitinceye kadar yürürlüğe giren asgari ücretler için yeniden ek rapor alınmasının zorunlu olduğunu, mahkemece HMK ilgili 107 nci maddesinin 2 nci fıkrası ve 176 ncı maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca ne ıslahın ne de bedel artırım taleplerinin birden çok kez yapılması mümkün değildir gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca 12.03.2018 tarihli talebin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ve davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat tutarının az olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... İnş. San. Turz. Nak. ve Tic. A.Ş. ve ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece kusur oranları belirlenmeden hüküm kurulduğunu, bütün davalıların aynı şekilde ve oranda sorumlu tutulmalarının hukuka açıkça aykırı olduğunu, sadece ceza dosyasındaki kusur incelemesi ile hareket edilmesinin yerinde olmadığını, davalı şirketin yolun yapımını üstlendiğini, yolun yapımı süresince, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün gözetimi ve denetimi altında çalışmanın yürütüldüğünü, yolun trafiğe açılmasının da yine Karayollarının gözetiminde ve onların onayı ile gerçekleştiğini, dava konusu kaza nedeniyle davalı müvekkillere herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, dosyada alınan hesap bilirkişisi raporlarının da hatalı olduğunu, öncelikle müteveffanın aylık geliri ile ilgili yeterli araştırma yapılmadığını, özlük dosyasından görüleceği üzere, müteveffanın aylık ücretlerinin büyük farklılıklar gösterdiğini, bu ödemelerin düzenli ödemeler olmadığını, müteveffanın aylık ücretinin, şüpheye yer verilmeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini, dosyadaki hesaplamayı ve ödeme sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, SGK tarafından ve dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin, hesaplamada nazara alınması gerektiğini, davacılar vekili tarafından, yargılama aşamasında 3 defa ıslah talebinde bulunulduğunu, davacılar vekili tarafından her ne kadar bu talepler bedel artırım olarak ifade edilmiş ise de, taleplerinin açıkça ıslah niteliğinde olduğunu, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca yargılama aşamasında 1 defadan fazla ıslah veya bedel artırımı yapılamayacağını, bu bakımdan davacının ıslah taleplerinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını,13.12.2017 tarihli bilirkişi raporu ile, davacının ilk ıslah dilekçesi arasındaki dava değerinin farklı olduğunu, yapılan hesaplamayı ve hükmü kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemece “kısmi kabul” yönünde hüküm kurulması gerekmekte iken, “davanın kabulü” cihetine gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira, mahkemenin, yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda da kısmi kabul hükümlerini uygulaması gerekeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; yeterli güvenlik tedbirlerini almayarak birden çok kişinin can ve mal güvenliğini tehlikeye sokan davalı firmanın ağır kusuru neticesinde meydana gelen kazada illiyet bağının kesildiğini, bu nedenle müvekkili davalıların hukuki sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, mahkemece kusur yönünden keşif yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece SGK ve diğer sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, yerel mahkemece ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin 08.08.2011 tarihli kusur raporu esas alınmış ise de, söz konusu raporda kusur oranlarının belirtilmediğini, bu nedenle ceza davasındaki kusur nitelemelerinin hukuk davasına nüfuz ettirilmesi yerine hukuk davasında kendine özgü kusur incelemesi yapılması gerektiğini, aktüer bilirkişi tarafından hesaplamaya esas olarak alınan ücretin hatalı olduğunu ve mahkemece zamanaşımı itirazının dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece eksik incelemeye dayalı ve hüküm vermeye elverişli olmayan hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili davalı şirketin söz konusu zarardan poliçe limitleri ile sorumlu olmakla, vekalet ücreti, yargılama gideri ve harçlar yönünden de poliçede belirtilen limit ile orantılı şekilde sorumlu olduğunu, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan hatalı tesis edilen hükmün bozulması gerektiğini, davalı şirketin diğer davalılar ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini ve aktüer bilirkişi raporunda davacı için belirlenen maluliyet tazminatı tutarının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci, 45 inci ve 47 nci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu, 53 üncü ve 56 ncı maddesi). 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalılar ... İnş. San. Turz. Nak. ve Tic. A.Ş., ..., ... ve ...'ın tüm, davalı ... A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı ... A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davalı ... şirketinin poliçe limiti 175.000,00 TL olup mahkemece toplam 657.136,75 TL maddi tazminata hükmedilmiş ve sigorta şirketinin sorumluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmasına karar verilmiş ise de, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca, davalı ... şirketine yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin sorumlu olduğu miktara oranlanarak hüküm altına alınması gerekirken, sigorta şirketinin yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalılar ... İnş. San. Turz. Nak. ve Tic. A.Ş., ..., ... ve ...'ın tüm, davalı ... A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen davaya ilişkin hüküm fıkrasının (4) nolu bendinde yer alan "...44.889,01 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 34,20 TL’nin mahsubu ile eksik 44.854,01 TL’nin davalılar ..., ...'dan ve" ibaresinden sonra gelmek üzere "davalı ... Şirketi'nin 11.944,92 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere'' ibaresinin eklenmesine; hüküm fıkrasının (5) nolu bendinde yer alan "...toplam 94,25 TL yargılama giderinin davalılar ..., ... ve" ibaresinden sonra gelmek üzere "davalı ... Şirketi 25,09 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere'' ibaresinin eklenmesine; hüküm fıkrasının (6) nolu bendinde yer alan "...40.235,47 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ... ve" ibaresinden sonra gelmek üzere "davalı ... A.Ş'nin 10.714,98 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere'' ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... A.Ş'ye verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılar ve davalılar ... İnş. San. Turz. Nak. ve Tic. A.Ş., ..., ... ve ...'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ... A.Ş'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.