Başvuru, kamulaştırma sırasında taşınmazın tamamının kamulaştırılmaması, kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi ve aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; kamulaştırma sırasında taşınmazın tamamının kamulaştırılmaması, kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi ve aleyhe vekâlet ücretine hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) başvurucuya ait taşınmazın 150,9 m²lik kısmının 7/12/2007 tarihinde kamulaştırmasına karar vermiştir. Başvurucu 11/11/2013 tarihinde Van Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) TEİAŞ aleyhine kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davası; TEİAŞ ise 17/6/2014 tarihinde Van Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) başvurucu aleyhine kamulaştırma bedel ve tescil davası açmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi kamulaştırma bedel ve tescil davasının başvurucunun açtığı tazminat davasıyla birleştirilmesine karar vermiştir. Mahkemece iki kez keşif yapılmış, 22/7/2015 tarihli keşif zaptında Mahkeme gözlemi olarak dava konusu taşınmazın çevresinde yerleşim yeri bulunmadığı, belediye hizmetlerinden yararlandığına ilişkin herhangi bir emareye rastlanılmadığı ve taşınmazın tarlalarla çevrili sürülmemiş arazi niteliğinde olduğunun gözlemlendiği açıklanmıştır. Bilirkişi raporlarında ise dava konusu taşınmazın mücavir alan içerisinde ve uygulama imar planının dışında kaldığı, belediyenin temizlik ve yol hizmetlerinden yararlandığı gerekçesiyle arsa vasfında kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. İkinci bilirkişi raporunda kamulaştırma bedeli taşınmazın arsa veya arazi olarak kabul edilmesi ihtimaline binaen alternatifli şekilde hesaplanmıştır. Mahkeme 20/10/2015 tarihinde kamulaştırmasız el atmaya dayalı açılan tazminat davasının kabulüyle tespit edilen 605,75 TL tazminatın taleple bağlı kalınarak 400,00 TL'sinin başvurucuya ödenmesine ve dava konusu taşınmazın 150,90 m²lik kısmı üzerinde TEİAŞ lehine daimî irtifak hakkı tesisine karar vermiş, kamulaştırma bedel ve tescil davasının konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Kararda keşif mahallinde yapılan gözlem neticesinde taşınmazın üzerinde ve çevresinde yapılaşma olmadığının tespit edildiği açıklanmış, taşınmazın meskûn mahalde bulunmaması sebebiyle arazi/tarla vasfında olduğu kabul edilerek değerlendirme yapıldığı belirtilmiştir. Taraflarca temyiz edilen Mahkeme kararı Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 12/6/2017 tarihli kararıyla bozulmuştur. Bozma kararında kamulaştırma yapan idare tarafından bedel tespit ve tescil davası açıldığı takdirde öncelikle bedel tespit ve tescil davası yönünden inceleme yapılarak karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme; bozma kararına uyarak kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının görülen davadan ayrılmasına, tazminat davası yönünden yargılamaya başka bir esas üzerinden devam edilmesine karar vermiştir. Mahkemece 20/10/2017 tarihinde taşınmaz mahallinde keşif yapılmış, keşif zaptında yer alan Mahkeme gözleminde taşınmazın kuru tarım arazisi vasfında olduğunun ve çevresinde tarım arazilerinin bulunduğunun tespit edildiği açıklanmıştır. 13/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda üzerinde buğday üretimi yapılan dava konusu taşınmazın niteliğinin kuru tarım arazisi olduğu ifade edilmiş, net gelir metodu uygulanarak buğday-yonca münavebesi dikkate alınmak suretiyle kamulaştırma bedeli 852,94 TL olarak belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda taşınmazın iklim, toprak ve topoğrafik yapısı göz önünde bulundurulduğunda kapitalizasyon faiz oranın %5 olarak tespit edildiği açıklanmıştır. Taşınmazın yüksek verimli kuru tarım arazisi niteliği, ana karayoluna ve mücavir alana yakın olması, taşınmaz üzerinde hayvansal ve tarımsal projelerin uygulanmasının mümkün olması nedeniyle %100 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Kamulaştırma nedeniyle değer düşüklüğü oranı elektrik hattının taşınmazın tam ortasından geçmesi ve irtifak alanının taşınmazın yaklaşık beşte birine tekabül etmesi nedeniyle %8 olarak belirlenmiştir. Mahkeme 28/11/2017 tarihinde davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın 150,90 m²lik kısmı üzerinde TEİAŞ lehine daimî irtifak hakkı tesisine, kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 852,94 TL'nin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen Mahkeme kararı, Dairece 15/10/2018 tarihinde bozulmuştur. Bozma kararında münavebeye esas alınan yoncanın satış fiyatının hatalı olarak tespit edilmesi ve dava konusu taşınmazın yüz ölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alındığında değer düşüklüğü oranının %10 yerine %8 olarak kabul edilmesi sebebiyle kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiği ifade edilmiştir. Ayrıca 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun maddesinin (8) numaralı fıkrasında yapılan değişikliğin dikkate alınmamasının hatalı olduğu açıklanmıştır. Mahkeme bozma kararına uyarak 13/11/2017 tarihli bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar vermiştir. Alınan ek raporlarda 13/11/2017 tarihli bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelere bağlı kalındığı belirtilerek bozma kararı doğrultusunda buğday-yonca münavebesi ve 2014 yılında ait veriler dikkate alınmak suretiyle kamulaştırma bedelinin 590,17 TL olarak hesaplandığı ifade edilmiştir. Mahkeme 30/4/2019 tarihinde ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın 150,90 m²lik kısmı üzerinde TEİAŞ lehine daimî irtifak hakkı tesisine, kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen 590,17 TL'nin 852,94 TL'lik bölümü için 18/10/2014 tarihinden önceki karar tarihi olan 28/11/2017 tarihine, kalan 547,06 TL için ise 18/10/2014 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar vermiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen Mahkeme kararı, Dairenin 13/1/2020 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Nihai karar, başvurucu vekili tarafından 4/2/2020 tarihinde öğrenilmiştir. Başvurucu vekili 4/3/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.