Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ adresinde 19.02.2020 tarihinde saat 06:00 sıralarında yangın çıkmış olduğunu, bu yangın sonucunda ---- belirtilen adresinde, müvekkili şirket ile mali müşavirlerinin ortak olması ve mali müşavirin müvekkili şirkete ait evrakları------adresinde incelemek ve kontrol etmek için getirmesi sebebiyle müvekkili şirkete ait olan 2016 ve 2017 Yılı Yasal defter ve belgeleri, ödeme belgeleri, 2018 yılına ait bir kısım defter ve belgelerinin yanmış olduğunu, di
DAVACI : ... -VEKİLLERİ : DAVALI : ... -... ...VEKİLLERİ : DAVA : Sermaye arttırımına ilişkin anonim şirket genel kurul kararının butlanı DAVA TARİHİ : 14/09/2018KARAR TARİHİ : 27/10/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 16/11/2022 Taraflar arasındaki sermaye artırımına ilişkin anonim şirket genel kurul kararının butlanının tespiti istemiyle açılan davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin pay sahiplerinden olan müvekkilinin dava konusu genel kurul sonrası davalı şirketteki payının %16 olduğunu, davalı şirketin 04.11.2003 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3.maddesinde sermayenin beşyüzmilyar TL'ye çıkarılmasına karar verildiğini, davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olan ...'in aynı zamanda davacı odanın da yönetim kurulu üyesi olduklarını, dava konusu sermaye arttırım kararı öncesi davalının büyük ortağı olan müvekkiline TTK 394 maddesi hükmünce 240.000,00.-TL'lik ... hakkına karşılık sadece 20.000,00.-TL'lik kısmı için ... hakkı kullandığını, bu kararla müvekkilinin artıştan önceki 2400 paya tekabül eden 60.000,00.-TL'lik sermaye payının artıştan sonra 3200 pay karşılığı 80.000,00.-TL'ye yükseldiğini, ancak toplam sermayedeki payının %60'dan %16'ya düştüğünü, büyük ortağı olma hakkını kaybettiğini, buna karşılık davacının oda başkanı olan ve aynı zamanda davalı şirketin de yönetim kurulu başkanı olan ...'un bu hakkı kendi şahsı lehine kullanarak satıştan önceki 8.000,00.-TL pay karşılığı 320 payının artıştan sonra 260.000,00.-TL'ye yükselttiği, payının 10400'e yükselmesi sonucu şirket ana sermayedeki payının %8'den %52'ye çıktığını ve şirketin büyük ortağı haline geldiğini, müvekkilinin ... hakkını karşılayamayacak kadar nakit varlığının bulunmadığını, bu durum müvekkilinin odanın o zamanki başkanı olan ... ve diğer yöneticileri tarafından bu durum bilinmesine rağmen salt kendi payını yükseltmek ve davalı şirkette hakim konuma gelmek için bu şekilde ahlaka aykırı bir karar aldığının sabit olduğunu, bu hukuki işlemle takip edilen amacın ahlaka aykırı olup amacın odanın hisselerini devralmak ve davalı şirkette hakim ortak olmak olduğunu, bu konuya ilişkin davalı şirket yöneticileri hakkında Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/364 e 2013/368 k sayılı dosyası ile dava açılmış olup ... hakkında TCK 247/1 maddesi uyarınca zimmet suçundan dolayı suçlu bulunduğunu, söz konusu ceza dosyasında verilen kararda davalı şirket yöneticilerinin ahlaka aykırı bir şekilde hareket ettikleri ve kendilerine haksız menfaat sağladıklarının sabit hale geldiğini, ...'da bu sene yapılan seçimli genel kurul toplantısında oda başkanı ve yönetiminin değiştiğini, müvekkili olan ...'nun daha önce işbu mahkemede görülmekte olan 2004/357-E 2010/126 K sayılı davada davacı olarak yer almadığını, bu davada sermaye arttırım kararının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine karar verildiğini, bu davadaki davacı oda üyelerinin söz konusu dava dosyası Yargıtay incelemesinde iken davalarından feragat etmeleri üzerine feragat nedeniyle Yargıtay 11.HD tarafından dosyada verilen bozma ilamı ekinde gönderilen dava dosyasında mahkemece 2012/643 E-570 K. sayılı kararla feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu davada taraf olmadığını, nitekim söz konusu tarihte oda başkanı ...'un ...'nun dava açmasını engellediğini, oda üyelerinin ihtarname çekmesine rağmen davayı açmadığını, davacı yönetiminin değişmesi üzerine bu durum araştırıldığında durumun yeni öğrenildiğini, davacının 05.07.2018 tarihli kararı ile işbu davanın açılmasına karar verildiğini, dava konusu sermaye arttırım kararının alındığı 14.11.2003 tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiğini, ahlaka ve adaba aykırı olan genel kurul kararlarının kesin hükümsüz olduklarını ileri sürerek davalı şirketin 14.11.2003 tarihinde yapmış olduğu olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 nolu sermaye arttırım kararının mutlak butlan ile batıl olduğunun tespitine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.