TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR F.S. VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/11174) Karar Tarihi: 23/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR RESEN GİZLİLİK KARARI VERİLDİ Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI Başvurucular : 1. F.S. 2. S.S. 3. İ.S. Başvurucular Vekili : Av. İmdat ATA Ş I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, çocu
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR F.S. VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/11174) Karar Tarihi: 23/6/2020 Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR RESEN GİZLİLİK KARARI VERİLDİ Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Raportör : Elif ÇELİKDEMİR ANKITCI Başvurucular : 1. F.S. 2. S.S. 3. İ.S. Başvurucular Vekili : Av. İmdat ATA Ş I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, çocu ğun cinsel istismar ı suçunun i şlendiği iddias ıyla Cumhuriyet başsavc ılığına yap ılan şikâyet üzerine ba şlatılan soruşturma sonucu kovu şturmaya yer olmad ığına karar verilmesi nedeniyle kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 9/6/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, ba şvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüş bildirmemi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 8. Birinci ba şvurucu F.S., 1998 do ğumlu olan ikinci ba şvurucu S.S. ile 2000 doğumlu olan üçüncü ba şvurucu İ.S.nin annesidir. Ba şvurucular S.S. ve İ.S., anneleri F.S. ile babalar ı E.S.nin 2010 y ılında fiilen ayr ı yaşamaya ba şlamalar ından sonra üç sene di ğer kardeşleriyle birlikte annelerinin yan ında kald ıktan sonra 2013 y ılında babalar ının bulundu ğu farkl ı bir ile taşınm ış, bu tarihten itibaren babalar ıyla birlikte ya şamaya ba şlam ışlard ır. 9. Başvuruculardan S.S.nin anlat ımına göre 2013 y ılının Ağustos ay ında birlikte yaşamak için babalar ının yan ına giden S.S. (15 ya şında) eylül ay ında ayn ı mahallede otura n 19 yaşındaki M.Ü. ile tan ışmış ve arkada ş olduktan sonra r ızas ıyla anal yoldan cinsel ili şki yaşam ıştır. Ayn ı yılın son aylar ında bu defa 19 ya şındaki M.S. ile Facebook sosyal payla şım sitesi arac ılığıyla tan ışıp arkadaş olan başvurucu, M.S.nin evine gitti ğinde M.S.nin cinsel istismar ına uğram ış, r ızas ı d ışında onunla cinsel ili şki yaşam ıştır. İlişki sonras ı M.S. başvurucunun haberi olmaks ızın ç ıplak fotoğraflar ını çekmiş, bu olaydan bir hafta sonra da fotoğraflarla tehdit ederek ba şvurucuyla zorla ikinci kez cinsel ili şkiye girmi ştir. İkinci cinsel istismar ın ertesinde M.S. ile arkada şlığına son veren ba şvurucuyu bu olaydan sonra farkl ı kişiler değişik zamanlarda cep telefonundan arayarak fotoğraflar ın herkesin elinde olduğunu söylemiş ve başvurucuyu taciz etmi ştir. 2014 y ılının ilk aylar ında B.C. ve M.C. de ayn ı şekilde ba şvurucuyu aram ış, fotoğraflar ından bahsederek ba şvurucuyu tehdit etmi ş ve başvurucuyla zorla cinsel ili şkiye girmi şlerdir. Ba şvurucu S.S., B.C. ile bir, M.C. ile farkl ı zamanlarda üç kez birlikte olmu ştur. Bu birlikteliklerin bir k ısm ı başvurucunun evinde yaşanm ıştır. Daha sonra yakla şık 45 yaşlar ında olan babas ının arkadaşı B.A., ba şvurucu S.S.yi telefonla arayarak kendisiyle arkada ş olmak istedi ğini belirtmi ş; karşılaştıklar ında ise kollar ını başvurucunun boynuna dolamak suretiyle ba şvurucuyu istismar etmi ştir. Bu süreçte başvurucu, N.S. (17-18 ya şlar ında) ile Facebook arac ılığıyla tan ışarak arkada ş olmuş ve rızas ıyla N.S. ile cinsel birliktelik ya şam ıştır. 10.İddiaya göre M.A. İ. isimli ba şka bir kişi de başvurucuyu telefonla arayarak ve evinin önüne gelerek taciz etmi ştir. 2014 y ılının Ekim ay ına gelindi ğinde babas ının diğer bir arkadaşı olan 30-32 ya şlar ındaki H.S. ba şvurucuyu arayarak ya şananlar nedeniyle babas ının işten at ılabileceğini ve kendisiyle arkada ş olmak istedi ğini söyleyip ba şvurucuyla bu konuda konuşmak istemi ş, bir gece ba şvurucu S.S. ile karde şi üçüncü ba şvurucu İ.S.yi arabas ıyla alarak oto tamirhanesine götürmü ştür. Tamirhanede babas ının işten at ılmamas ı için yard ımc ı olabileceğini söyleyen H.S., ba şvurucu S.S.yi cinsel yönden istismar ederek onunla ili şkiye girmiş, ayr ıca S.S.nin ç ıplak foto ğraf ve görüntülerini kaydetmi ştir. Bu olaydan sonra başvurucu, H.S.nin korkutmas ıyla bir kez daha ilçe d ışında bulunan bo ş bir arazide onunl a cinsel ilişkiye girmi ştir. 11. Başvurucu S.S., karde şi İ.S.nin de babas ının arkadaşı İ.Ü. taraf ından istismar edildiğini ifade etmi ştir. Başvurucu S.S.nin beyan ına göre İ.Ü. alkollü bir şekilde babas ıyla birlikte evlerine gelmi ş, İ.S.yi kastederek " Ben bu k ızı seviyorum. " dedikten sonra yanaklar ından öpmü ş ve sar ılmaya çal ıştığı esnada İ.S. "Dersim var " diyerek odadan ayr ılm ıştır. İ.Ü., İ.S.nin arkas ından odas ına gitmeye çal ışırken başvurucu S.S., İ.Ü.ye engel olmak istemi şse de babas ının "Sen kar ışma, çay koy. " demesi üzerine İ.Ü.ye engel olamam ıştır. Mutfaktayken babas ı ve İ.Ü.nün İ.S.yi arad ıklar ını fark eden ba şvurucu " Kıza ne Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 4yapt ınız?" diye sorarak karde şini aramak için d ışarı çıkm ış ve onu yanlar ındaki apartman ın içinde bulmu ştur. İ.S., İ.Ü.nün kendisini öpmeye çal ışmas ı üzerine evden kaçt ığını beyan etmiştir. 12. Üçüncü ba şvurucu İ.S.nin anlat ımına göre babas ı E.S. alkol ba ğıml ısı ve uyuşturucu kullan ıcısı olup zaman zaman arkada şlar ıyla birlikte eve gelmekte; onlarla alkol almaktad ır. 2014 y ılının Eylül ay ında bir gece saat 01.00-01.30 civarlar ında babas ı ile 42-43 yaşlar ındaki arkada şı İ.Ü. birlikte eve gelmi ştir. Başvurucu İ.S., ablas ı S.S.yi birlikte hastaneye götürmeleri nedeniyle İ.Ü.yü iki hafta öncesinden tan ımaktad ır. Ablas ı hastanede tedavi oldu ğu s ırada arabada bekledikleri s ırada İ.Ü. başvurucuyu ön koltu ğa çağırıp yanaklar ından ve boynundan öpmü ş, dudaklar ından öpmeye çal ışırken başvurucu onu engellemi ştir. Aralar ında geçen bu olay ı İ.Ü.nün talebi üzerine kimseyle payla şmayan üçünc ü başvurucu, İ.Ü. evlerine geldi ğinde ablas ı ile birlikte kendi odalar ında iken babas ının ablas ını yan ına çağırmas ı üzerine odada yaln ız kalm ıştır. İ.Ü., yaln ız kalan ba şvurucunun odas ına giderek yan ına oturmu ş; yanaklar ından ve boynundan öpmü ş, dudaklar ından öpmeye çal ışırken yine ba şvurucu onu engellemi ştir. Bunun üzerine İ.Ü., başvurucu İ.S.nin elbiselerinin üstünden gö ğüslerine ve cinsel organ ına dokundu ğu esnada direnmesi nedeniyle odas ından ayr ılm ış, "İşiniz bitti mi? " diye soran ba şvurucunun babas ına " Kızın rahat durmuyor ki. " diye cevap verdikten sonra 50 TL vererek evden ayr ılm ıştır. Başvurucu da yaşanan bu olaydan ötürü yan apartman ın içine s ığınm ış, merdivenlerde otururken ablas ı S.S.nin yan ına gelmesiyle sabaha kadar onunla birlikte burada kalm ıştır. 13. Başvurucu İ.S. ayr ıca ablas ı S.S.nin babas ının arkadaşlar ı H.S., B.A., M.S. ve M.Ü. taraf ından farkl ı zamanlarda cinsel yönden istismara u ğrad ığını, yaşananlar ı bizzat görmediğini ancak ablas ının kendisine anlatt ığını ifade etmi ştir. Başvurucu İ.S.nin beyan ına göre ablas ı S.S.yi babas ının arkadaşı H.S.nin ça ğırmas ı üzerine bir gece birlikte H.S.nin oto tamirhanesine gitmi ş ve geceyi orada geçirmi şlerdir. Kendisi üst katta tek ba şına uyumu ş, ablas ı S.S. ise H.S. ile birlikte alt katta kalm ıştır. Bu geceden sonraki bir zamanda H.S., S.S.nin ç ıplak fotoğraflar ını kendisine göstermi ştir. Daha sonra, H.S., S.S. ve kendisini bir gece saat 02.00-03.00 civar ında evlerinden alarak ilçe d ışında y ıkık boş evlerin bulundu ğu yere götürmü ş, cep telefonundan birilerini arayarak ba şvurucular ın kendisinin yan ında olduklar ını söylemiş, başvuruculara konu ştuğu kişilerin polis oldu ğunu iletmi ştir. Daha sonra başvurucular ı iki üç saat burada yaln ız b ırakt ıktan sonra tekrar yanlar ına gelmiş ve onlar ı alarak evlerine b ırakm ıştır. 14. 9/11/2014 tarihli ilçe Emniyet Müdürlü ğü ihbar tutana ğına göre A. isimli bir kişi taraf ından aranan anne F.S., k ızı S.S.nin arkada şı olan bu ki şinin k ızlar ının "sat ıldığına" yönelik bilgi verdi ğini söyleyerek ihbarda bulunmu ştur. 15.İkinci ve üçüncü ba şvurucu, annelerinin arkada şı C.S.den yard ım istemiş ve onun yard ımıyla 12/11/2014 tarihinde annelerinin yan ına dönmü ştür. 16. Babalar ının yan ında kald ıklar ı bir y ıl içinde cinsel istismara u ğrad ıklar ı iddia eden başvurucular, İzmir Cumhuriyet Ba şsavc ılığına şikâyetçi olmu şlard ır. İkinci başvurucu S.S., özellikle M.S., B.C., M.C., B.A., M.A. İ. ve H.S.den şikâyetçi olmu ş; babas ından şikâyetçi olmad ığını ifade etmi ştir. Üçüncü ba şvurucu İ.S. ise kendisini para kar şılığı arkadaşlar ıyla cinsel ili şkide bulunmaya zorlad ığını belirttiği babas ından ve İ.Ü.den şikâyetçi olmuştur. Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 517. Başvurucu F.S. mü şteki s ıfat ıyla dinlenmi ştir. F.S., şüphelilerin k ızlar ının uygunsuz foto ğraflar ının olduğunu söyleyerek k ızlar ını kand ırıp korkutarak cinsel sald ırı ve taciz suçlar ını işlediklerini iddia etmi ştir. Ayr ıca şüphelilerden İ.Ü.nün e şi M.Ü.nün de kocas ının cinsel sald ırı eyleminden haberi oldu ğunu ve bu konuda k ızı İ.S.ye " Kocam alkollüymü ş, kötü şeyler olmu ş, annenizi aramay ın, çoluğu çocuğu var, işten atarlar. " şeklinde telkinlerde bulundu ğunu ifade ederek olayda sorumlulu ğu bulunan herkesten şikâyetçi olmu ştur. Tüm olay ın okul müdürü taraf ından da bilindi ğini, k ızlar ının -özellikle S.S.nin- psikolojik tedavi gördü ğünü, şüphelilerden H.S.nin polis ve asker arkada şlar ı olduğunu ve S.S.yi bildiklerini söyleyip k ızını korkutarak cinsel yönden defalarca istismar ettiğini ileri sürmü ştür. 18. Adli T ıp Kurumu (ATK) İzmir Şube Müdürlü ğü taraf ından ikinci ba şvurucu S.S.nin iç ve d ış beden muayenesi yap ılm ış, hakk ında adli rapor düzenlenmi ştir. ATK raporu şöyledir: "[S.S.nin] hemşire refakatinde ve kolposkopik görüntüleme e şliğinde yap ılan muayenesi sonucunda; 1. Duhule müsait himen (erekte haldeki eri şkin penisinin veya sair cismin duhulün e yırtılmaks ızın müsait) yap ısında olduğu, himenal aç ıklığın çap ının 3cm ölçüldü ğü, herhangi bir eski ve/veya yeni y ırtık saptanmad ığı, 2. Akut ve / veya kronik fiili livatan ın t ıbbi bulgular ına rastlanmad ığı ancak ki şinin yaşı ve fiziksel geli şimi dikkate al ındığında; kayd ırıcı madde kullan ılarak ve/veya r ıza dahilinde gerçekle şen fiili livata olgular ında fiili livatan ın t ıbbi bulgular ına rastlanamayabilece ği ayr ıca akut fiili livatada olu şabilen anal dilatasyon, fissür, laserasyon ekimoz vb. lezyonlar ın 3 5 gün içerisinde iz b ırakmaks ızın iyileşebileceği t ıbben bilindiğinden konunun adli tahkikat ile ayd ınlat ılmas ının uygun olaca ğı, 3. Kişinin yap ılan genel vücut muayenesinde; herhangi bir travmatik lezyon saptanmad ığı..." 19.İddia olunan suç yerinin farkl ı bir ilde olmas ı nedeniyle soru şturma 24/11/2014 tarihinde İzmir Cumhuriyet Ba şsavc ılğından ilgili Cumhuriyet Ba şsavc ılığına (Savc ılık) gönderilmi ştir. 20. Savc ılık taraf ından savunmalar ı al ınan şüpheliler suçlamalar ı inkâr etmi ş, bir kısm ı başvurucular ı tan ımad ığını iddia etmi ştir. 21. Başvurucular ın babas ı E.S. al ınan savunmas ında; sadece k ızlar ı biraz aç ık giyindiği için aralar ında anlaşmazl ık olduğunu, kendisinden habersiz annelerinin yan ına gittikleri için anneleri ile konu şmad ığını, k ızlar ı ile aras ında kendisini şikâyet etmelerini gerektiren herhangi bir husumet olmad ığını ifade etmi ştir. Arkada şı İ.Ü.nün evine alkollü geldiğini kabul eden E.S., k ızlar ından S.S.nin " Ben evde alkollü birisini istemiyorum. " diye bağırmas ı üzerine k ızıyla tart ıştığını, arkadaşı İ.Ü.nün k ızı İ.S. ile özel olarak konu şmak istemesi üzerine İ.S.yi bulunduklar ı odaya ça ğırıp odadan ç ıktığını, onlar ı iki üç dakika yaln ız bırakt ığını, daha sonra arkada şına sorduğunda ise İ.Ü.nün "Babana yard ımc ı ol, bulaşıklar ı yıka." gibi k ızına tembihlerde bulundu ğunu söyledi ğini beyan etmi ştir. Olay günü k ızı İ.S.nin evden d ışarı çıktığını, çoğu zaman kendisinden habersiz arkada şlar ına yatmaya gitti ği için yine arkada şına gittiğini düşündüğünü, arkada şından para almad ığını, arkadaşının k ızı İ.S.ye uygunsuz bir davran ışının olmad ığını belirtmi ştir. Olaydan bir müddet sonra bir ba şka Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 6arkadaşı olan H.S.nin kendisini telefonla arayarak " Kızın İ.yi d ışarıda gördüm, benim yanımda merak etme. " dediğini ve o gece k ızı İ.S.nin H.S.nin yan ında kald ığını belirtmiş ancak daha sonra arkada şı İ.Ü. de ayn ı gece İ.S.nin kendilerinde kald ığını söylediği için asl ında İ.S.nin o gün nerede kald ığını bilmediğini, k ızlar ının cinsel sald ırıya uğrad ıklar ına dair bilgisinin bulunmad ığını ifade etmi ştir. Ayr ıca ayn ı gece evlerine misafir olmas ı nedeniyle arkada şı İ.Ü. ile İ.Ü.nün eşinin tart ıştıklar ını da ifadesine eklemi ştir. 22.Şüphelilerden İ.Ü. savunmas ında arkada şı E.S.nin evine iki kez gitti ğini, ilk seferinde E.S.nin yaln ız olduğunu, ikinci sefer evde k ızlar ının da oldu ğunu, evdeyken k ızlar ı ile arkada şının tart ıştığını, ç ıkan sesler üzerine e şinin kendisini aray ıp eve çağırdığını, bundan dolay ı evine gitti ğini beyan etmi ş; olay günü İ.S.nin odas ına gitmedi ğini, aralar ında herhangi bir öpüşme olmad ığını, arkadaşına para vermedi ğini ifade ederek İ.S.ye cinsel istismarda bulunduğuna yönelik suçlamay ı reddetmi ştir. İ.Ü. ayr ıca daha önce S.S.yi hastaneye götürdüklerini ancak İ.S. ile arabada yaln ız kalmad ığını, eşi M.Ü.nün ba şvuruculardan S.S. ile tart ıştığını, balkonda gördü ğü zaman eve girmeleri konusunda onlar ı uyard ığı için eşine ve kendisine husumet beslemi ş olabileceklerini, aralar ında iftira atmay ı gerektiren herhangi bir husumet olmad ığını belirtmiştir. 23. Bir di ğer şüpheli M.S. savunmas ında başvurucu S.S. ile arkada ş olduklar ını, aralar ında gönül ili şkisi olmad ığını, arkadaşlıklar ının üç dört ay sürdü ğünü, daha sonra olumsuz bir durum olmamas ına rağmen kendisinin S.S. ile görü şmek istemedi ğini belirtmiştir. M.S. ba şvurucular ın evlerine hiç gitmedi ğini, r ızas ıyla veya r ızas ı olmaks ızın S.S.yle cinsel ili şki yaşamad ığını, kendisinde S.S.ye ait foto ğraf bulunmad ığını, aralar ında husumet olmad ığını, Facebook arac ılığıyla "Seni seviyorum, ho şland ım." şeklinde bir mesaj göndermedi ğini beyan etmi ştir. 24.Şüpheliler B.A., H.S., M.C., B.C., M.A. İ. ve M.Ü. genel olarak üzerilerine at ılı suçu reddetmi ş, S.S. ile r ızayla veya r ıza d ışında cinsel bir ili şki yaşamad ıklar ını, ona ait mahrem görüntülerin kendilerinde olmad ığını ifade etmi ş, aralar ında husumet olmamas ına rağmen kendileri hakk ında neden şikâyetçi olundu ğunu bilmediklerini beyan etmi şlerdir. M.C. ile B.C. aras ında akrabal ık ilişkisi bulundu ğu ifadelere yans ımıştır. 25.İlk başvurucu S.S.nin ifadesinde yer alan N.S.nin savunmas ı alınmam ıştır. 26. Soruşturma makamlar ı taraf ından yaşand ığı iddia edilen olaya ili şkin olarak başvurucular ın annelerinin arkada şı C.S., başvurucular ın okul müdürü D.A., şüpheli İ.Ü.nün eşi M.Ü., ilçe sakinlerinden Y.B. ve ilçe sanayi sitesinin gece bekçisi F.A. tan ık olarak dinlenilmi ştir. 27. C.S., ba şvurucular S.S. ve İ.S.nin babalar ı ile ayn ı iş yerinde çal ıştığını, anneleri F.S.nin babalar ının yan ına gönderirken kendisini aray ıp k ızlar ını kendisine emanet etti ğini, başvuruculara bir şeylere ihtiyaçlar ı olursa yard ımc ı olacağını söylediğini, annelerinin arayarak "S. ile İ. kötü yola dü şüyormuş, kızlar ı kullan ıyorlarm ış, ben çocuklar ı sana emanet ettim, niye sahip ç ıkm ıyorsun? " demesi üzerine olaylardan haberinin oldu ğunu beyan etmiştir. Ayr ıca çocuklar ile annelerinin görü şemediklerini ö ğrenmesi üzerine ba şvurucular ın okuluna giderek okul müdür yard ımc ısını olaylardan haberdar etti ğini ifade eden C.S., S.S. ile annesini görü ştürdüğünü, F.S.nin talebi üzerine ba şvurucular ı otobüse bindirerek annelerinin yan ına gönderdi ğini belirtmi ş; H.S.nin sanayideki i ş yerine bir gece S.S. ve İ.S.yi götürdüğünün ilçede konu şulduğuna tan ıklık etmiştir. Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 728. Tan ık Y.B., ba şvurucunun babas ını tan ıdığını ancak k ızlar ını tan ımad ığını, -C.S.nin ifadesini do ğrular mahiyette- ilçede ba şvurucular ın erkeklerle cinsel ili şkiye girdiklerinin konu şulduğunu, kiminle ili şki kurduklar ını bilmediğini ancak bu ili şkiyi sanayide gerçekle ştirdiklerini duydu ğunu belirtmi ştir. 29. Tan ık M.Ü. ba şvurucu F.S.nin iddias ının aksine S.S. veya İ.S.ye eşi ile ilgili bir şey söylemedi ğini, k ızlar ın başka erkeklerle konu ştuğunu, apartmana yabanc ı kişilerin girip çıktığını duyduğunu, bu ki şilerin oğlu M.Ü.nün ismini kullanarak apartmana girdiklerini fark etmesi üzerine S.S.yi bu hususta uyard ığını, başvurucu S.S.yi hastaneye götürdüklerinde e şi İ.Ü. ile İ.S.nin yan ında kendisinin de oldu ğunu ifade etmi ştir. 30. Çocuk ba şvurucular ın okul müdürü D.A., şikâyete konu olaylarla ilgili bilgisinin bulunmad ığını belirtmiştir. Şüpheli H.S.nin oto tamirhanesinin bulundu ğu sanayi sitesindeki gece bekçisi F.A. ise H.S.nin bir gece tamirhaneye saçlar ı uzun, 16-17 ya şlarda bir genç k ızla geldiğini, arabas ıyla yakla şık on dakika sonra siteden ayr ıldığını ifade etmi ş; yüzünü göremedi ği için H.S.nin yan ındaki kişiyi teşhis edememi ştir. 31. Savc ılık taraf ından şüphelilerin evleri aranm ış, cep telefonlar ı ve diğer veri depolanabilen cihazlar ına el konularak bu cihazlarda ba şvuruculardan S.S.ye ait mahrem fotoğraf veya görüntülerin mevcut olup olmad ığı hususunda ara ştırma yap ılm ıştır. Araştırma sonunda kolluk memurlar ı taraf ından haz ırlanan 14/11/2019 tarihli inceleme raporuna göre incelenen cihazlardan soru şturma konusuna yönelik delil elde edilememi ştir. 32. Soruşturma sürecinde çocuk ba şvurucular ın şikâyete konu olaylar ı ifade ederken yanlar ında haz ır bulunan adli görü şmeci taraf ından düzenlenen 20/11/2014 tarihli adli görüşme değerlendirme raporlar ında; başvurucular ın yaşadıklar ını iddia ettikleri olaylar ı akıcı, anlaşılır ve nesirsel bir anlat ımla anlatt ıklar ı, bu nedenle ifadelerinin tutarl ı olduğu belirtilmiş; anlatt ıklar ı şekilde ba şvurucular ın cinsel istismara u ğrad ıklar ı yönünde görü ş bildirilmi ştir. Raporlarda ayr ıca S.S.nin olaylar ı anlat ırken ağlad ığı, tedirgin ve s ıkıntılı bir beden dili kulland ığı gözlemine yer verilmi ştir. 33. Kolluk taraf ından 20/12/2014 tarihinde yap ılan araştırmada sanayi sitesinin birden fazla giri ş ve ç ıkışının olduğu, sitede bulunan dükkânlarda güvenlik kameras ı bulunsa da kameralar ın k ısa süreli kay ıt yapt ığı anlaşılm ış, buna ilişkin tutanak düzenlenmi ştir. 34. Yap ılan soruşturma sonucu Savc ılık taraf ından 21/8/2015 tarihinde şüpheliler hakk ında kovu şturma yap ılmas ına yer olmad ığına karar verilmi ştir. Karar ın gerekçesinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: "Şüpheliler ... nin üzerlerine at ılı suçlamalar ı kabul etmedikleri, 14/11/2014 tarihli İzmir Adli T ıp Şube Müdürlü ğü'nün raporuna göre ma ğdur S.nin yap ılan muayenesinde duhule müsait hiymen yap ısında olduğu, herhangi bir eski veya yeni yırtık saptanmad ığı, fiili livataya yönelik herhangi bir bulgunun olmad ığının tespit edildi ği, Soruşturma kapsam ında şüpheliler M., H., B., M. ve E. nin ikametlerinde arama yap ıldığı ve dijital materyallere el konuldu ğu, 07/05/2015 tarihli Konya Emniyet Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirli ği'nin inceleme raporuna göre el konulan cep telefonu, sim kart, bilgisayar gibi dijital materyallerde yürütülen soru şturma konusuna dair herhangi bi r veriye rastlanmad ığının tespit edildi ği, Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 8Bu haliyle çocu ğun cinsel istismar ı, cinsel taciz, hakaret, tehdit, şantaj, ki şi hürriyetinden yoksun k ılma suçlar ının şüpheliler taraf ından işlediğine dair haklar ında kamu davas ı açmay ı gerektirir yeterli delilin bulunmad ığı, 05/01/2015 tarihli uzmanl ık raporuna göre şüpheliler E., H., ve Y.den al ınan kan örneklerinde herhangi bir uyu şturucu ve uyar ıcı maddeye rastlanmad ığı, ...Reşit olmayanla cinsel ili şki suçunun soru şturulmas ının ve kovu şturulmas ının şikayete tabi oldu ğu mağdur S.nin şüpheli N. ve M.den şikayetçi olmad ığı tüm soru şturma evrak ı kapsam ından anla şılmakla, Şüpheliler hakk ında delil yoklu ğ u, delil yetersizli ği, şikayet yoklu ğu ve suç yoklu ğu sebebiyle kamu ad ına kovuşturma yap ılmas ına yer olmad ığına..." 35. An ılan karara yap ılan itiraz, Sulh Ceza Hâkimli ğince Savc ılık karar ının usul ve yasaya uygun oldu ğu gerekçesine istinaden 3/11/2015 tarihinde reddedilmi ştir. Karar ın gerekçesinde; H.S ve M.S. hakk ında yürütülen reşit olmayanla cinsel ili şki suçunun soruşturma ve kovu şturmas ının şikâyete tabi oldu ğu, S.S.nin N.S. ve M.Ü.den şikâyetçi olmad ığı, öte yandan di ğer şüpheliler hakk ında başkaca suçlar yönünden kovu şturma yapmaya yeterli delil bulunmad ığı belirtilmi ştir. 36. Başvurucular 9/6/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu şlard ır. IV.İLGİLİ HUKUK 37.İlgili ulusal ve uluslararas ı hukuk için bkz. Z.C.[G.K.], B. No: 2013/3262, 11/5/2016, 24-29 ve 32-43; G.G.K., B. No: 2014/19797, 9/1/2018, 27-33. V.İNCELEME VE GEREKÇE 38. Mahkemenin 23/6/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Başvurucular ın İddialar ı 39. Olay tarihinde ya şlar ı gereği çocuk statüsünde olan ba şvuruculardan İ.S. bir kişi taraf ından, S.S. ise 18-45 ya ş aras ı birden fazla ki şi taraf ından tehdit ve korkutmayla cinsel istismara maruz kald ıklar ını, bu olaylar ın bulunduklar ı küçük ilçede herkes taraf ından bilinmesine ra ğmen yap ılan eksik soru şturma sonucunda delillerin hatal ı takdir edilerek Savc ılıkça kovu şturmama karar ı verildiğini, böylece olaydan sorumlu olan ki şilerin yarg ılanmad ıklar ını, kendilerine yönelik bu a ğır eylemlerin cezas ız b ırak ıldığını iddia etmi ş, bu nedenle Anayasa'n ın 2., 36. ve 41. maddelerinde düzenlenen anayasal haklar ının ihlal edildiğini ileri sürmü şlerdir. B. Değerlendirme 40. Anayasa n ın Kişinin dokunulmazl ığı, maddî ve manevî varl ığı kenar başlıklı 17. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 9"Herkes, maddî ve manevî varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir. ... Kimseye i şkence ve eziyet yap ılamaz; kimse insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz. " 41. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Bu sebeple ba şvurucular ın adil yarg ılanma hakk ına yönelik şikâyetleri özü itibar ıyla Anayasa n ın 17. maddesi kapsam ında kald ığından sadece bu madde yönünden inceleme yap ılm ıştır. 42. Somut ba şvurudaki suçla ilgili iddialar mahiyetleri gere ği Anayasa n ın 17. maddesinin birinci veya üçüncü f ıkralar ında güvence alt ına al ınan maddi ve manevi varl ığın korunmas ı veya kötü muamele yasa ğı kapsam ında olmas ına karşın (Z.C., 47) bir muamelenin Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ı gereği maddi ve manevi bütünlü ğün korunmas ı hakk ını aşarak üçüncü f ıkras ı gereği kötü muamele yasa ğına girmesi için asgari bir eşiğe ulaşmas ı gerekmektedir. 43. Bu asgari e şik, göreceli olup her olay ın somut ko şullar ı dikkate al ınarak değerlendirilmelidir. Bu kapsamda muamelenin süresi, bedensel ve ruhsal etkileri ile mağdurun cinsiyeti, ya şı ve sağlık durumu gibi faktörler önem ta şır. Ayr ıca muamelenin ard ındaki saik ve amaç dikkate al ınmal ıdır (Cezmi Demir ve di ğerleri , B. No: 2013/293, 17/7/2014, 83). 44. Yukar ıda yer verilen k ıstaslar do ğrultusunda çocu ğun her türlü cinsel istismar ı, niteliği ve sonuçlar ı gereği asgari eşiği aşarak kötü muamele kapsam ında kalmaktad ır. 45. Devletin kötü muamele yasa ğı kapsam ında bulunan koruma yükümlülü ğü, bu konuda hem hukuki hem de fiilî tedbirler almas ını gerektirmektedir ( Z.C., 84). Somut olaydaki gibi üçüncü ki şiler taraf ından yap ılan kötü muamelelerde dahi devletin bireyi koruma ödevi bulunmakta ise de ba şvurucular ın yasal veya idari çerçevede bu yöne ili şkin bir şikâyeti bulunmamaktad ır. Ayr ıca bu yükümlülü ğe yönelik olarak Anayasa Mahkemesinin müdahalesini gerektirecek bir durum da ba şvuru dosyas ına yans ımam ıştır. Bu bağlamd a inceleme, devletin di ğer bir pozitif yükümlülü ğü olan usul yükümlülü ğü kapsam ıyla s ınırlı yap ılm ıştır. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden46. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şkaca bir neden de bulunmad ığı anlaşılan kötü muamele yasa ğının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Genel İlkeler 47. Anayasa Mahkemesinin kötü muamele yasa ğı kapsam ında devletin sahip olduğu pozitif yükümlülükler aç ısından benimsedi ği temel yakla şıma göre devletin Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 10sorumlulu ğunu gerektirebilecek şartlar alt ında gerçekle şen olaylarda Anayasa'n ın 17. maddesi devlete, bu konuda ihdas edilmi ş bulunan yasal ve idari çerçevenin elindeki tüm imkânlar ı kullanarak maddi ve manevi varl ığı tehlikede olan ki şileri korumak için gere ği gibi uygulanmas ını, buna ilave olarak i şkence ve kötü muamele yasa ğına ilişkin ihlallerin durdurulup cezaland ırılmas ını sağlayacak etkili idari ve yarg ısal tedbirleri alma görevi yüklemektedir ( Serpil Kerimo ğlu ve diğerleri , B. No: 2012/752, 17/9/2013, 52; G.G.K., 45; E.A. [GK], B. No: 2014/19112 , 17/5/2018 , 49). 48. Anayasa n ın 17. maddesi ayr ıca devlete, ki şilerin işkence ve eziyete ya da insan haysiyetiyle ba ğdaşmayan bir ceza veya muameleye -bu muameleler üçüncü ki şiler taraf ından yap ılm ış olsa bile- maruz b ırak ılmalar ını engelleyecek tedbirler alma ödevini yüklemektedir ( Cezmi Demir ve di ğerleri , 82; G.G.K., 46; E.A., 50). 49. Çocuklar ın kendilerini korumalar ındaki zorluk ve faillerin bu suçlar ı büyük engellerle kar şılaşmadan işleyebilmeleri, cinsel istismar ın yetişkinlere nazaran çocuklar a karşı daha kolay i şlenmesine neden olmakta ve bu suçlar, çocuklar ın psikolojileri ile fizyolojilerinde yeti şkinlere göre daha a ğır etkiler b ırakmaktad ır. Bu bağlamda söz konusu suçlar ın işlenmesini önleyici ve cayd ırıcı nitelikte tedbirlerin al ınmas ı devletin en önemli pozitif yükümlülüklerinden biridir. Zira Anayasa'da oldu ğu gibi çocuklar ın korunmas ına yönelik taraf ı olduğumuz uluslararas ı sözleşmeler ile tüm uluslararas ı metinlerde de çocuklar ın cinsel istismar ı ve cinsel sömürüsü hakk ında etkili ve cayd ırıcı cezalar düzenlenmesi de dâhil olmak üzere devletlerin bu konuda gerekli tedbirleri almas ına özellikle vurgu yap ılmaktad ır (AYM, E.2015/43, K.2015/101, 12/11/2015, 16). 50. Devletin bu pozitif yükümlülü ğünün bir parças ı olarak usul yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Bu usul yükümlülü ğü çerçevesinde devlet, her türlü fiziksel ve ruhsal sald ırı olay ının sorumlular ının belirlenmesini ve gerekiyorsa cezaland ırılmas ını sağlayabilecek etkili resmî bir soru şturma yürütmek durumundad ır (Cezmi Demir ve di ğerleri , 106; Tahir Canan , 25). 51. Ceza soru şturmas ının amac ı insan onurunu koruyan hukukun etkili bir şekilde uygulanmas ını ve sorumlular ın hesap vermelerini sa ğlamak olmakla birlikte bu yükümlülük, kesin olarak bir sonuç elde etmeyi de ğil uygun araçlar ı kullanmay ı gerektirir. Di ğer yandan Anayasa'n ın 17. maddesi ba şvuruculara üçüncü ki şileri bir suç nedeniyle yarg ılatma ya da cezaland ırma hakk ı vermediği gibi devlete tüm yarg ılamalar ı mahkûmiyetle ya da belirli bir ceza karar ıyla sonuçland ırma ödevi de yüklemez ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 113; G.G.K., 48). 52. Kötü muamele konusundaki iddialar uygun delillerle desteklenmelidir. İddia edilen olaylar ın gerçekli ğini tespit etmek için her türlü şüpheden uzak, makul kan ıtlar ın varl ığı gerekir. Bu kapsamdaki bir kan ıt yeterince ciddi, aç ık ve tutarl ı emarelerden ya da aksi ispat edilmemi ş birtak ım karinelerden olu şabilir. Bu ba ğlamda kan ıtlar değerlendirilirken ilgililerin süreçteki tutumlar ı da dikkate al ınmal ıdır (Cezmi Demir ve diğerleri , 95; G.G.K., 49). 53. Ceza soru şturmas ının etkili olmas ı için soru şturma makamlar ının resen harekete geçerek kötü muamele iddias ını ayd ınlatabilecek ve sorumlular ın belirlenmesini sağlayabilecek bütün delilleri tespit etmeleri gerekir ( Cezmi Demir ve di ğerleri, 114; Z.C., 92; G.G.K., 50). Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 11b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 54.Şikâyet konusu cinsel istismar suçlar ının işlendiğinin iddia edildi ği tarihlerde başvurucu S.S. 15-16, ba şvurucu İ.S. 13-14 ya şlar ında olup her ikisi de çocuktur. Başvurucular, 2013 y ılı Ağustos ay ından 2014 y ılı Kas ım ay ına kadar yakla şık bir y ıl anneleri ve di ğer kardeşlerinden ayr ı bir şekilde babalar ının yan ında yaşam ış; bu süre boyunca ba şvurucu S.S. aral ıklarla farkl ı kişiler taraf ından, başvurucu İ.S. ise iki kez ayn ı kişi taraf ından cinsel istismara u ğrad ıklar ını iddia ederek annelerinin yan ına dönmelerinin hemen ertesinde Savc ılığa şikâyette bulunmu şlard ır. 55. Başvurucu S.S., r ızas ıyla cinsel ili şki yaşadığı N.S. ve M.Ü. ile babas ından şikâyetçi olmam ış; bu kişiler d ışında kalan di ğer tüm şüphelilerin zorlayarak, tehdit ederek veya korkutarak kendisiyle cinsel ili şkiye girdiklerini ileri sürüp bu ki şilerden şikâyetçi olmuştur. 56. Başvurucu İ.S. ise İ.Ü. taraf ından cinsel istismara maruz kald ığını ve babas ının bu olaya r ıza gösterdi ğini hatta babas ının bu olaydan maddi menfaat sa ğlad ığını iddia ederek babas ından ve İ.Ü.den şikâyetçi olmu ştur. 57. Çocu ğun cinsel istismar ı suçuna yönelik olarak İzmir Cumhuriyet Başsavc ılığınca derhâl soru şturma başlatılm ış, başvurucu S.S. hakk ında ATK raporu al ınm ış, olay ın meydana geldi ği yer Savc ılığınca soruşturmaya devam edilmi ştir. Yap ılan soruşturma kapsam ında olaydan sorumlu oldu ğu ileri sürülen ki şiler tespit edilmi ş ve savunmalar ı alınm ıştır. Ayn ı şekilde ba şvurucular ın şikâyeti tespit edilerek tamam ının soruşturmay a kat ılımı sağlanm ıştır. Olaya dair bilgisi bulundu ğu düşünülen ki şiler tan ık olarak dinlenmi ş, şüphelilere ait cep telefonlar ı ve diğer veri depolar ı incelenmi ştir. 58. Dolay ısıyla başvurucu anne ve çocuklar ın şikâyeti üzerine ivedilikle soru şturma işlemlerine ba şlanarak soru şturman ın yaklaşık 9 ay gibi makul sürede tamamland ığı, başvurucular ın soruşturman ın aç ıklığını temin edecek ve me şru menfaatlerini koruyabilecek şekilde beyanlar ına başvurularak soru şturma sürecine dâhil edildi ği anlaşılm ıştır. Öte yanda n olayla ilgili bir k ısım tan ığın ifadesine ba şvurulduğu, şüphelilerde bulunan veri depolar ının incelendiği, olay yerinde kamera olup olmad ığının araştırıldığı, başvurucular hakk ında adli görüşme raporlar ının düzenlendi ği ve başvuruculardan S.S. hakk ında ATK raporu al ındığı anlaşılm ıştır. 59. Buna kar şın soruşturmada baz ı eksikliklerin oldu ğu tespit edilebilmektedir. Çocuk ba şvurucu S.S.nin öncesinde ileti şiminin bulunmad ığı şüphelilerin önemli bir k ısm ının kendisine telefon veya internet arac ılığıyla ulaşarak tehdit veya ikna etme yoluyla an ılan suçu gerçekleştirdiklerini iddia etmesi kar şısında şüpheliler ile ba şvurucu aras ında iddia edildi ği gibi bir ileti şimin bulunup bulunmad ığı, varsa içeri ğinin tespiti bak ımından gerekli olan telefon görü şmeleri ve mesajla şma kay ıtlar ının araştırılıp araştırılmad ığı soruşturma dosyas ına yans ımam ıştır. 60. Ayr ıca çocuk olan ba şvurucular ın şikâyetlerinin tespiti esnas ında yanlar ında bulunan adli görü şmeci taraf ından çocuklar ın beyanlar ının kendi içinde ve birbiriyle uyumlu olduğu gözlemlenerek gerçe ği anlatt ıklar ına dair görü ş bildirilmi ş ise de bu görü şün başvurucular ın ruhsal durumlar ını ortaya koymak için yeterli say ılmas ı ve bu hususta ba şkaca rapor al ınmamas ı soruşturmadaki bir di ğer eksiklik olarak ortaya ç ıkmaktad ır. Başvurucular ın -özellikle S.S.nin- olay nedeniyle travma ya şadıklar ı ve bu nedenle psikolojik Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 12tedavi gördüklerinin ileri sürüldü ğü olayda, suçun niteli ği ve mağdurlar ın yaşı dikkate alınarak her iki ba şvurucunun da psikolojilerinin tahlil edilmek suretiyle ruhsal durumlar ına ilişkin ayr ıntılı değerlendirme yap ılmamas ı başvurucular taraf ından öne sürülen esasl ı bir delilin toplanmamas ı sonucunu do ğurmuştur. 61. Diğer taraftan mahremiyet alan ı içinde gerçekle şen cinsel suçlarda ço ğunlukla olay ın gerçekle ştiği yerde taraflar d ışındaki kişilerin olmay ışı, tan ık say ısının azalmas ına yol açmakta ve dolay ısıyla bu tür olaylar ın ayd ınlat ılmas ında güçlük ya şanmaktad ır. Bu nedenle olaya ilişkin bilgi sahibi olan kimselerin tespit edilerek soru şturman ın geniş çapl ı bir araştırmaya dayanmas ı cinsel suçlara yönelik soru şturmalar ın etkili olmas ını sağlamaktad ır. 62. Bu ba ğlamda ba şvuru konusu olayda tan ıklar, küçük bir yerle şim yeri ola n ilçede çocuk ba şvurucular ın baz ı kişilerle cinsel ili şki yaşadıklar ını duyduklar ını, şüphelilerden H.S.nin ba şvurucu S.S.yi gece vakti oto tamirhanesine götürdü ğünün konuşulduğunu ifade etmelerine ve bu olay ın tamirhanenin bulundu ğu yer bekçisi taraf ından ''genç bir k ızın gece tamirhaneye geldi ği'' şeklinde do ğrulanmas ına karşın Savc ılıkça bu beyanlardan yola ç ıkılarak soru şturma derinle ştirilmemiş; başkaca tan ıklar ın bulunup bulunmad ığı veya ilçedeki bu söylentinin kimlerin hangi bilgisine dayand ığı hususund a araştırma yap ılmam ıştır. 63. Bunun yan ı s ıra etkili soru şturmadan bahsedilebilmesi için delillerin toplanmas ının yeterli olmad ığı, ayn ı zamanda toplanan bu delillerin kapsaml ı, nesnel ve tarafs ız bir analiz yap ılmas ı suretiyle kamu makamlar ınca bir sonuca ula şılmas ı gerekliliği hususunda tereddüt bulunmamaktad ır. 64. Bu ilke ışığında somut olay incelendi ğinde çocuk olan ba şvurucular genel olarak küçük bir ilçede annelerinden ayr ı bir şekilde ya şadıklar ı bir y ıl boyunca, başta babalar ının arkadaşlar ı olmak üzere ço ğunlukla ya şlar ı 45-50 civar ında olan evli ve çocu k sahibi erkekler taraf ından korkutulmak veya tehdit edilmek suretiyle cinsel istismara maruz kald ıklar ını iddia etmi ş, olaylar ı neden-sonuç ili şkilerini ortaya koyacak şekilde tarihsel sıraya uygun olarak anlatm ışlard ır. Başvurucular ın anlat ımlar ını değerlendiren adli uzman anlat ım biçimlerini de gözlemleyerek ba şvurucular ın ifadelerinin gerçe ği yans ıttığı kanaatine varm ıştır. Fakat soru şturma sonucunda Savc ılıkça yeterli delil olmad ığı sonucuna var ılarak şüpheliler haklar ında ceza davas ı aç ılmamas ına karar verilmi ştir. 65. Devlet taraf ından, çocuklar aleyhine i şlenen suçlara yönelik a ğır yapt ırımlar öngörülerek bu suçlar ın cayd ırıcı etkisinin artt ırılmas ı hedeflense de bu hedefe ula şılmas ında en büyük rolün yarg ısal makamlara ait oldu ğu unutulmamal ıdır. Diğer bir ifadeyle yasalarl a korunmaya çal ışılan çocuklar ın gerçek anlamda korunmalar ından bahsedilmesi ancak onlara karşı işlendiği iddia olunan suçlar ın hassasiyetle ara ştırılarak adalet duygusunu n sars ılmayacak biçimde bir sonuca ula şılmas ıyla mümkün olabilecektir. 66. Öncelikle ba şvurucu S.S.nin şikâyetine ili şkin soruşturma incelendi ğinde yukar ıda aç ıklanan soru şturma eksikliklerinin yan ı sıra delillerin de ğerlendirilmesinde de baz ı tereddütler söz konusudur. Cinsel suçlara ili şkin soruşturmalarda ma ğdurun beden muayenesi sonucu verilen sa ğlık raporlar ı olay ın ayd ınlat ılmas ındaki ana delillerden biri olmakla birlikte her zaman gerçe ğin ortaya ç ıkar ılmas ında tek ba şına yeterli olmayabilmektedir. Somut olayda Savc ılık karar ına dayanak al ınan, ATK raporunun sadece "yap ılan genital muayenede y ırtık saptanmad ığı ve fiili livataya yönelik bulgu olmad ığı" kısm ıdır. Başvurucu S.S. cinsel ili şkilerin gerçekle ştiğinden bahsetmi ş olmas ına karşın Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 13raporda yer alan bu k ısım nedeniyle Savc ılık, başvurucunun cinsel sald ırı veya istismara maruz kald ığı iddias ının doktor raporuyla do ğrulanmad ığını değerlendirmi ştir. Oysa ki raporun tamam ı incelendi ğinde başvurucu S.S.nin cinsel ili şkiye müsait k ızlık zar ına sahip olduğu ve fiilî livata bulgusunun üç be ş gün içinde kaybolabilece ği aç ıklanm ıştır. Al ınan raporla ba şvurucu S.S.nin cinsel ili şki yaşayıp yaşamad ığı belirlenememi ştir. Bu durumda başvurucunun ya şı ve vücut yap ısı nedeniyle al ınan raporun olay ın ayd ınlat ılmas ında yetersiz kald ığı anlaşılmaktad ır. 67. Dikkate de ğer bir ba şka husus, şüphelilerin genel olarak birbirlerini tan ımalar ıdır. M.C. ve B.C. uzaktan akraba, İ.Ü. ve M.Ü. baba-o ğul, H.S., İ.Ü. ve B.A. başvurucular ın babalar ı E.S.nin arkada şlar ıdır. Şüpheliler aras ındaki akrabal ık vey a arkadaşlık bağı -başvurucu S.S.nin ifadesi nazara al ındığında- başvurucunun iddias ını destekleyen önemli bir bilgidir. S.S., bir k ısm ını öncesinde tan ımad ığı şüphelilerin kendisini arayarak kaydedilmi ş mahrem görüntülerinin varl ığından bahsederek veya bir ba şka şüpheliyle S.S. aras ında yaşanan cinsel olaylar ı aktard ıktan sonra kendisini tehdit ederek cinsel ilişkiye zorlad ıklar ını iddia etmi ştir. Ayr ıca şüphelilerle ba şvurucu aras ında husume t olmad ığı taraflarca kabul edilmesine ra ğmen S.S.nin birden fazla ki şiyi cinsel suç şüphelisi olarak gerçek d ışı bir şekilde şikâyet etme sebebinin var olup olmad ığı hususunun da Savc ılık karar ında tart ışılmam ış olmas ı bir diğer çelişkidir. 68. Yukar ıda aç ıkland ığı üzere (bkz. 27, 62) ba şvurucu S.S.nin beyanlar ı kısmen tan ıklarca do ğrulanmas ına rağmen bu tan ık beyanlar ının Savc ılık karar ında irdelenmedi ği görülmekte, yine ba şvurucu S.S.nin beyanlar ı ile şüpheli beyanlar ı aras ındaki çeli şkilerin giderilmedi ği fark edilmektedir. Kararda hangi beyana veya delile ne sebeple üstünlü k tan ındığı veya de ğerlendirmeye al ınmad ığı anlaşılamamakta, bu nedenle kan ıtlar ın nas ıl analiz edilip var olan sonuca ula şıldığı tespit edilememektedir. 69. Öte yandan delillerin analizindeki çeli şkilerin yan ı s ıra soruşturma makamlar ınca verilen karar gerekçeleri incelendi ğinde soru şturman ın özenli yürütüldü ğü sonucuna ula şmak kolay görünmemektedir. Bu kapsamda ba şvuruculardan S.S., 15 ya şını tamamlad ığı için r ızas ıyla cinsel ili şki yaşadığını ileri sürdü ğü N.S. ve M.Ü.den şikâyetçi olmamas ı nedeniyle bu ki şilerden şikâyet olmamas ı, diğer şüpheliler hakk ında da yeterli delil bulunmamas ı sebebiyle kovu şturmama karar ı verildiği anlaşılmaktad ır. Buna ra ğmen itiraz merciince yap ılan değerlendirmede H.S. ve M.S. hakk ında reşit olmayanla cinsel ili şki suçundan soru şturma yürütüldü ğü aç ıklanarak bu ki şiler hakk ında şikâyet olmad ığından kovuşturmama karar ı verilmesinin yasaya uygun oldu ğu belirtilmi ştir. Oysaki H.S. ve M.S. hakk ında yürütülen soruşturman ın çocuğun cinsel istismar ı suçuna ili şkin olmas ının yan ı sıra bu suçun soru şturulmas ının şikâyete tabi olmamas ı ve başvurucunun bu ki şiler hakk ında aç ık şikâyetinin de varl ığı karşısında Hâkimli ğin bu gerekçesi ikna edici bulunmam ıştır. 15 yaşında bir k ız çocuğunun süregelen bir şekilde cinsel istismara u ğrad ığını iddia etti ği bir olayda, soru şturma sonucu verilen kovu şturmama karar ı incelenirken -ancak tüm delillerin detayl ı irdelenerek ba şvurucular ının itirazlar ının özenle kar şılanmas ı hâlinde soru şturman ın etkililiğinden söz edilebilece ği nazara al ındığında- itiraz mercii incelemesinin bu nitelikte olduğunu söylemek mümkün görünmemektedir. 70. Başvurucu İ.S.nin şikâyetine ili şkin soruşturma incelendi ğinde de bahsedilen eksikliklerin (bkz. 59-62) yan ı s ıra soruşturma sonucunun kapsaml ı bir analize dayand ığını söylemek zor görünmektedir. Bu ba ğlamda şüpheli İ.Ü.nün bir gece 13 ya şındaki İ.S.nin evine gelerek onunla yaln ız kalmak istedi ği ve odada bir müddet yaln ız kald ıklar ı hususunda tereddüt yoktur. Bu esnada İ.S.nin şüphelinin kendisine yönelik ikinci kez -ilki Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 14hastane önünde arabada- cinsel istismarda bulundu ğu iddias ına karşılık İ.Ü. '' babas ına yard ımc ı olmas ı için '' başvurucuya telkinde bulunmak için yaln ız kalmak istedi ğini savunduğu, diğer başvurucu S.S.nin İ.S.yi doğrulamas ının yan ı sıra babas ı E.S.nin de başvurucuyu k ısmen doğrulad ığı ve bu olaydan şüphelinin e şinin bilgisinin oldu ğu yönünde tan ık beyanlar ının mevcut oldu ğu görülmektedir. Ayr ıca o gece İ.S.nin İ.Ü. ile odada yaln ız kald ıktan k ısa bir süre sonra odadan ç ıkarak evden ayr ıldığı tan ık ifadelerine yans ımıştır. 13 yaşında bir çocuk olan ba şvurucu İ.S.ye yönelik cinsel istismar iddias ı değerlendirilirken Savc ılık taraf ından bu olgular kararda tart ışılmaks ızın kovuşturmama sonucuna ula şılmas ı nedeniyle delil analizinin kapsaml ı yap ılmad ığı anlaşılmaktad ır. 71. Yukar ıda yer verilen de ğerlendirmeler bir bütün hâlinde ele al ındığında somut olay kapsam ında Savc ılık taraf ından yürütülen soru şturmadaki eksiklikler ve başvurucular ın iddialar ını destekleyen bir tak ım delillerin bulunmas ına rağmen bu deliller tart ışılmaks ızın olaydan sorumlu oldu ğu iddia edilen şüpheliler hakk ında kovu şturmama karar ı verilmesi nedeniyle yap ılan soruşturman ın etkili olmad ığı değerlendirilmi ştir. 72. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ının öngördüğü devletin pozitif yükümlülü ğü kapsam ında kalan usul yükümlülü ğünün ihlal edildiği sonucuna var ılm ıştır. 3. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 73. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 74. Başvurucular ihlalin tespit edilmesini istemi ş, soruşturman ın yeniden aç ılmas ı ve tazminat talebinde bulunmu ştur. 75. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 76. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 15sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 77.İncelenen ba şvuruda kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ği sonucuna ulaşılm ıştır. Dolay ısıyla kötü muamele yasa ğının usul boyutu ihlalinin Savc ılıkça verilen kovuşturma yap ılmas ına yer olmad ığına dair karardan kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. 78. Bu durumda kötü muamele yasa ğının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden soru şturma yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden soruşturma ise ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden soru şturma karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir soruşturma yap ılmas ından ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden soru şturma yap ılmak üzere ilgili E. Cumhuriyet Ba şsavc ılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 79. Öte yandan somut olayda ihlalin tespit edilmesinin ba şvurucunun u ğrad ığı zararlar ın giderilmesi bak ımından yetersiz kalaca ğı aç ıktır. Dolay ısıyla ihlalin bütün sonuçlar ıyla ortadan kald ırılabilmesi için manevi zararlar ı karşılığında başvuruculara net 20.000 TL manevi tazminat ın müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir. 80. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara mü ştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Başvuruya konu olay ın niteliği gereği başvurucular ın kamuya aç ık belgelerde kimliklerinin G İZLİ TUTULMASINA, B. Kötü muamele yasa ğının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, C. Anayasa n ın 17. maddesinin üçüncü f ıkras ında güvence alt ına al ınan kötü muamele yasa ğının usul boyutunun İHLAL ED İLDİĞİNE, D. Karar ın bir örne ğinin kötü muamele yasa ğının usul boyutunun ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden soru şturma yap ılmak üzere E. Cumhuriyet Başsavc ılığına (2014/612 Soru şturma, K.2015/273) GÖNDER İLMESİNE, E. Başvuruculara net 20.000 TL manevi tazminat ın MÜŞTEREKE N ÖDENMES İNE, F. 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekalet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara MÜ ŞTEREKEN ÖDENMES İNE, Başvuru Numaras ı: 2016/11174 Karar Tarihi : 23/6/2020 16G. Ödemelerin, karar ın tebliğini takiben ba şvurular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, H. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 23/6/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ