T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1536 Esas KARAR NO: 2026/75 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/04/2025 NUMARASI: 2025/195 E. - 2025/243 K. DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 19/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeler…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1536 Esas KARAR NO: 2026/75 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/04/2025 NUMARASI: 2025/195 E. - 2025/243 K. DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 19/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Şirketi tarafından, dava dışı icra takip borçlusu ...aleyhine İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde, ...... Limited Şirketi’ne tebliğ edilen 1. ve 2. Haciz İhbarnamelerine sehven usule uygun şekilde itiraz edilemediğini, anılan dosyadan tebliğe çıkarılan Üçüncü Haciz İhbarnamesinin, 04.03.2025 tarihinde müvekkili şirket tarafından tebellüğ edildiğini, bahse konu ihbarname ile müvekkili şirkete, dava dışı icra takip dosyası borçlusu...’e 3.966,53-TL borçlu olduğunun varsayıldığı ve bu tutarın dosyaya yatırılması gerektiğinin bildirildiğini, müvekkili şirketin dava dışı...’e zimmetinde sayılan tutarda borçlu olmadığını, bu durumun yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile ispatlanacağını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesi uyarınca, müvekkili şirketin takip borçlusu...’e borçlu olmadığının tespit edilmesi için dava açtıklarını belirterek, davanın kabulüne, müvekkili şirketin, dava dışı takip borçlusu...’e 3.966,53-TL borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. MAHKEMENİN GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 15/04/2025 tarihli 2025/195E. - 2025/243K. sayılı kararıyla; "...HMK'nın 1. maddesi hükmüne göre; göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c. bendi gereğince dava şartı olan bu husus, HMK'nın 115/1. Maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinde araştırılır, göreve ilişkin dava şartı noksanlığının sonradan giderilmesi mümkün değildir. Dava konusu talebin temelinin İİK m.89/3'e dayanan menfi tespit istemine dayandırıldığı, TTK nun 4/1ve 5. Maddeleri uyarınca Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği ve görevin dava şartı olduğu anlaşıldığından; Mahkememizin görevsizliğine, Mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Nöbetçi İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine..." karar verildiği görülmüştür. MAHKEMENİN DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA DAİR EK KARARI:İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 01/09/2025 tarihli 2025/195E. - 2025/243K. sayılı ek kararıyla; "...HMK'nun 20.maddesinin "Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi halinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak, dava dosyasının görevli yada yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir" hükmü gereği, mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 haftalık süre içinde davanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediğinden iş bu davanın açılmamış sayılmasına..." karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; Mahkemenin görevsizlik kararında hangi süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulması gerektiğinin yazılmadığını, bu nedenle kanundan kaynaklanan kesin süreye ilişkin açıklama yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceğini, Bu durumun Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ve hukuki belirlilik ilkesinin açık ihlali olduğunu, bir mahkemenin, bir tarafı kendi kararında belirtmediği bir yükümlülüğü yerine getirmediği gerekçesiyle cezalandırmasının hukukun üstünlü ilkesiyle bağdaşmadığını, Kesinleşme şerhinin, buna dayanılarak verilen ek karar ile aynı tarihte düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini, müvekkilinin başvuru ve talep hakkını kullanamadan karar verilmesinin yanlış olduğunu, yargılamada hiçbir tarafın, henüz düzenlenmemiş ve tebliğ edilmemiş bir belgeye dayanarak başlatılan bir süreden dolayı hak kaybına uğratılamayacağını, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin güncel tarihli bir kararında görevsizlik kararından sonraki iki haftalık sürenin "kesinleşme şerhinin tebliğ tarihinden" başlayacağının vurgulandığını, Bu kararın açıkça kesinleşme şerhinin ve taraflara tebliğinin yapılmasının yasal süreyi başlatması açısından zorunlu olduğunu vurguladığını, dolayısıyla kesinleşme şerhi verilmediği veya gerekçeli kararla birlikte tebliğ edilmediği sürece, hak kaybı yaşanmaması için sürenin başlamış kabul edilemeyeceğini, Müvekkilinin Anayasa'nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamında korunan adil yargılanma hakkının ciddi şekilde ihlal edildiğini, hukuki güvenliğin sağlanmasının, yargı mercilerinin kendi kararlarında tutarsızlık ve çelişki barındırmaması ile mümkün olacağını belirterek, arz ve izah edilen nedenler ve re'sen dikkate alınacak sebeplerden, istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2025 tarih ve 2025/195 Esas, 2025/243 Karar sayılı Ek Kararının kaldırılmasına, görevsizlik kararı doğrultusunda yasal gerekliliklerin yerine getirilmesi için dosyanın yeniden inceleme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın icrasının durdurulması için, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar tehir-i icra kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İlk derece mahkemesince 15/04/2025 tarihinde "…1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, mahkememizin görevsizliği nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK 331.maddesi uyarınca harç ve masrafların görevli mahkemece nazara alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK 341.maddesi uyarınca istinaf yasa yolu açık olmak üzere.." karar verildiği, 01/09/2025 tarihinde, kararın taraflara ayrı ayrı 21/04/2025 tarihinde tebliğ olunduğu, karara karşı tarafların istinaf yoluna başvurmaması üzerine hükmün 06/05/2025 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi yazıldığı, Davanın açılmamış sayılmasına dair kararın da 01/09/2025 tarihinde verildiği, kesinleşme şerhi ve ek kararın 02/09/2025 tarihinde onaylandığı, kesinleşme şerhinin ve ek kararın davacı vekiline 07/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Davacı vekili dosyaya sunduğu 22/09/2025 tarihli dilekçesi ile, dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E : Dava; üçüncü kişi tarafından İİK.’nun 89/3. maddesi uyarınca açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, iki haftalık kesin sürede dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi taraflarca talep edilmediğinden 01/09/2025 tarihli ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. HMK’nın 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olan kararlar aleyhine istinaf yoluna başvurulamaz. Aynı Kanunun 352/1-b bendi uyarınca miktar itibariyle kesin kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması halinde istinaf dilekçesinin reddine karar verilir. Dosya incelendiğinde, dava değerinin 3.966,53 TL olduğu, dava ve karar tarihinde istinaf sınırının HMK’nın 341/2. maddesi uyarınca 40.000,00 TL olması nedeniyle kararın kesin olduğu anlaşılmakla, resen yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin istinaf talebinin HMK’nın 341/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1 ve 341/2. maddeleri gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 19/01/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi. Bu belge, 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu gereği elektronik imza ile imzalanmıştır.