Başvuru, Millî Savunma Bakanlığı aleyhine açılan kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasında uyuşmazlık konusu taşınmaz için emsallerine göre düşük bedel belirlendiği, dava sonunda hükmedilen tazminatın hâlen ödenmediği, söz konusu tazminata hatalı faiz oranının uygulandığı, faiz hesaplamalarının da hatalı yapıldığı, yargılama devam ederken gerçekleşen kanun değişikliği nedeniyle nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedildiği ve yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı nedenleriyl
Başvuru; Millî Savunma Bakanlığı aleyhine açılan kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasında uyuşmazlık konusu taşınmaz için emsallerine göre düşük bedel belirlendiği, dava sonunda hükmedilen tazminatın hâlen ödenmediği, söz konusu tazminata hatalı faiz oranının uygulandığı, faiz hesaplamalarının da hatalı yapıldığı, yargılama devam ederken gerçekleşen kanun değişikliği nedeniyle nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedildiği veyargılamanın makul sürede sonuçlandırılmadığı nedenleriyle adil yargılanma ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 20/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 11/3/2014tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı 25/5/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 24/7/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 31/7/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 6/8/2015 tarihinde ibraz etmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Ankara ili Etimesgut ilçesi Bağlıca köyünde bulunan taşınmazına Millî Savunma Bakanlığınca fiili olarak el konulduğunu öğrenmesi üzerine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca 22/2/2012 tarihinde idareden uzlaşma talebinde bulunmuş ve idarece taşınmaz için teklif edilen 760 TL'lik bedelin başvurucu tarafından kabul edilmemesi üzerine 2/4/2012 tarihinde uzlaşmazlık tutanağı düzenlenmiştir. Uzlaşmanın sağlanamaması nedeniyle başvurucu 2/4/2012 tarihinde Sincan Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) Millî Savunma Bakanlığı aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açmıştır. Mahkemece yargılama sürecinde dava konusu taşınmazın askerî alanda kalması nedeniyle kadastro parseli vasıtasıyla arsa niteliği kazandığı görülmüş, inşaat mühendisleri ve mülk bilirkişilerinden oluşan beş kişilik bilirkişi heyeti beraberinde keşif yapılmış ve ardından heyetçe taşınmaz emsalleri ile karşılaştırılarak, eksik ve fazla yönleri ile değerlendirilerek bilirkişi raporu hazırlanmış, raporda taşınmazın dava tarihi itibarıyla m² değerinin 165 TL olduğu belirlenmiştir. Ayrıca Mahkemenin aynı askerî alan içerisinde kalan ve aynı parselde bulunan bir başka taşınmaz ile alakalı yürüttüğü yargılama dosyasında verilen kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiş olduğu hususu gözetilerek bilirkişi heyetinin yapmış olduğu tespit uygun bulunmuştur. Yargılama sonunda Mahkemenin 20/11/2012 tarihli ve E.2012/460, K.2012/573 sayılı kararı ile 000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte başvurucuya ödenmesine, ilgili taşınmazın Hazine adına tesciline, başvurucu lehine avukatlık ücret tarifesi uyarınca 880 TL vekâlet ücretinin takdirine, yargılama boyunca başvurucu tarafından yapılan 54,15 TL yeni dava masrafı, 57 TL tebligat gideri, 105 TL müzekkere masrafı, 513,55 TL bilirkişi ve keşif ücreti, 460,35 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 190,05 TL yargılama giderinin davalı idareden tahsiline hükmedilmiştir. Başvurucu Sincan Asliye Hukuk Mahkemesi kararını dayanak alarak Ankara İcra Müdürlüğü nezdinde 26/3/2013 tarihinde borçlu idare aleyhine icra takibi başlatmış, bu kapsamda idareye 29/3/2013 tarihinde icra emri tebliğ edilmiş ve takip kesinleşmiştir. Ayrıca İlk Derece Mahkemesi kararı üzerine başvurucu 3/1/2013 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuş, kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir. Söz konusu temyiz dilekçesinin ilgili kısımları şöyledir:"...İlam, hüküm kısmı Madde bilirkişi ve keşif ücretlerinde, eksik hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi heyetine toplam 1200 tl.; keşif harcı 148,55 tl.; keşif aracına 65 tl. olmak üzere toplam 1413,55 tl. Bilirkişi ve keşif masrafı yapılmış iken ilamda -513,55 tl yazılarak- eksik olarak hüküm kurulması ilamın düzelterek onanmasını gerektirmektedir. ..." İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı idare de 7/1/2013 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunmuş, uyuşmazlık konusu taşınmaz için daha önce usulüne uygun tebligat ve kamulaştırma işlemleri yapıldığını belirterek temyiz incelemesi sonunda yasa ve hukuka aykırı olan kararın resen tespit edilecek sebeplerle bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Temyiz talepleri üzerine dava dosyası Yargıtaya gönderilmiş, dosya üzerinde temyiz incelemesi devam ederken 24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanun'un maddesi ile 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici maddesinin yedinci fıkrası değiştirilerek geçici madde uyarınca açılan davalarda nispi vekâlet ücreti yerine maktu vekâlet ücreti uygulanacağı, onuncu fıkrasıyla da değişen hükümlerin kesinleşmeyen davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu düzenleme 11/6/2013 tarihli ve 28674 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak bu tarihte yürürlüğe girmiştir. Temyiz incelemesi sonunda Yargıtay Hukuk Dairesi 1/10/2013 tarihli ve E.2013/8158, K.2013/16199 sayılı ilamı ile kararı düzelterek onamıştır. İlamın ilgili kısımları şöyledir: "... Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;1-Davalı idarenin harçtan muafiyetine karar verildiği halde, harcın yatırana iadesi yerine, yargılama giderlerine katılmak suretiyle idareden tahsiline karar verilmesi, doğru olmadığı gibi;2- 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen geçici maddesinin fıkrası uyarınca; vekalet ücretinin bedel tespiti davalarında öngörüldüğü şekilde maktu olarak belirlenmesi gerektiğinden,a)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasından harç ve yargılama giderlerineilişkin bölümlerin çıkartılmasına, yerlerine (Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin yatırılan harcın talep halinde yatırana iadesine, davacı tarafça yapılan toplam; 600,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine) cümlesinin yazılmasına, b)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin bendinden (880,00) rakamının çıkartılmasına, yerine (200,00) rakamının yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ... oybirliği ile karar verildi." Temyiz incelemesinin ardından taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulmadığından anılan karar 1/10/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu 20/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuş ve Sincan Asliye Hukuk Mahkemesince lehine hükmedilen tazminat miktarına ilişkin kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığı yönünde şikâyette bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi 4/9/2015 tarihinde Millî Savunma Bakanlığına gönderdiği yazı ile bireysel başvuruya konu yargılama dosyası kapsamında başvurucu lehine hükmedilen tazminata yönelik herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi istemiş, Millî Savunma Bakanlığı cevaben sunduğu 16/9/2015 tarihli yazı ile söz konusu tazminata ilişkin yürütülen icra takip dosyasına 10/3/2014 tarihli ödeme emri ile 205,15 TL yatırıldığını bildirmiştir. Ayrıca Ankara İcra Dairesine (İcra Dairesi) de Anayasa Mahkemesince gönderilen 30/12/2015 tarihli yazı ile başvuru konusu icra takip dosyasına ilişkin ödeme bilgileri istenmiş, cevaben sunulan 30/12/2015 tarihli ve 21/1/2016 tarihli yazılar ile 28/12/2015 tarihi itibarıyla ilgili icra takip dosyasında toplam 671,31 TL alacak bulunduğu buna karşın dosyaya 24/3/2014 tarihinde 205,15 TL ve 17/7/2014 tarihinde 823,75 TL toplamda ise 028,90 TL ödeme yapıldığı ve bu durumdafazla ödenen 357,59 TL'nin borçluya iade edileceği, bununla birlikte Dairelerince hesaplanan toplam alacak tutarının başvurucu tarafından Ankara İcra Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk Mahkemesi) nezdinde şikâyete konu edildiği, şikâyet incelemesi sonunda verilen hükmün Yargıtay Hukuk Dairesince bozulduğu, bu bağlamda icra dosyası kapsamında hesaplanan tutarın henüz netleşmediği bildirilmiştir. Başvurucu da Anayasa Mahkemesine sunduğu 22/1/2016 tarihli dilekçesi ile İcra Dairesince yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, kendisine ödeme yapıldığını ancak eline geçen meblağın alacak tutarını tamamen karşılamadığını, bu bağlamda İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde şikâyette bulunduğunu, İcra Hukuk Mahkemesince yapılan inceleme sonucu verilen şikâyetin reddi yönündeki kararın Yargıtay Hukuk Dairesince bozulduğunu ve şikâyete ilişkin yargılamanın henüz sona ermediğini belirtmiştir. Anayasa Mahkemesince şikâyet incelemesinin yapıldığı İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde yürütülen yargılama dosyasının incelenmesi sonucu başvurucunun İcra Mahkemesine sunduğu 8/4/2014 tarihli şikâyet dilekçesi ile borçlu hakkında Sincan Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/11/2012 tarihli kararına dayanarak icra takibi yaptığını, bu kararın kesinleştiğini, icra dairesinden dosya borcunun hesaplanmasını istediğini, yapılan hesaplamaların birbirinden farklı olduğunu, kendisine kısmi ödeme yapıldığını, ayrıca icra harçları maktu olarak alınması gerekirken cezaevi harcı ve damga vergisinin nispi olarak alındığını belirterek dosya hesabının Mahkemece yapılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İcra Hukuk Mahkemesince şikâyet talebi üzerine icra dosyası hesap yapılması amacıyla bilirkişiye gönderilmiş, bilirkişi tarafından raporun sunulmasının ardından 14/4/2014 tarihli ve E.2014/305, K.2014/369 sayılı karar ile şikâyetin reddine hükmedilmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "... Tüm dosyanın değerlendirilmesi sonucu 2942 Sayılı Yasanın geçici maddesinin fıkrası uyarınca bu madde kapsamında her türlü vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiği, icra müdürlüğünce gerçekleştirilen işlemin hukuka uyarlı olduğu, cezaevi harcının yasaya uygun olarak hesaplandığı, damga harcına ilişkin 2942 Sayılı Yasanın geçici maddesinin fıkrasında düzenlemenin yer almadığı, bu konudaki itirazların yerinde görülmediği, şikayetin reddinin gerektiği sonucuna ulaşılmış, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. ..." Şikâyetin reddedilmesi üzerine başvurucu tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesi 22/5/2015 tarihli ve E.2014/11509, K.2015/11598 sayılı ilamı ile 6487 sayılı Kanun ile değişen 2942 sayılıKanun'un geçici maddesinin fıkrasının,Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli ve E.2013/95, K.2014/176 sayılı kararı ile iptal edildiğini, bu durumda somut olayda icra vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini belirterek İcra Mahkemesinin kararını bozmuştur. Bozma üzerine yargılama dosyası İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, İcra Hukuk Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan değerlendirme sonucunda 4/2/2016 tarihli ve E.2015/921, K.2016/74 sayılı karar ile uyuşmazlık konusu bakiye dosya borcunun 073,87 TL olduğunun kabulüne ve icra vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğine hükmedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı icra dosyasının borçlusu idare tarafından temyiz talebinde bulunulmuş, dava dosyası Yargıtay Hukuk Dairesine gönderilmiş, temyiz incelemesi ise hâlen sonuçlanmamıştır. B. İlgili Hukuk 2942 sayılı Kanun'un geçici maddesinin ve fıkraları ile Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu’nun 13/11/2014 tarihli ve E.2013/95, K.2014/176 sayılı kararı ile iptal edilmeden önceki fıkrası şöyledir: “Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır. ... Kesinleşen mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak üzere, ihtiyaç olması hâlinde, merkezi yönetim bütçesine dâhil idarelerin yılı bütçelerinde sermaye giderleri için öngörülen ödeneklerinin (Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçelerinin güvenlik ve savunmaya yönelik mal ve hizmet alımları ile yapım giderleri için ayrılan ödeneklerin) yüzde ikisi, belediye ve il özel idareleri ile bağlı idareleri için en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının, diğer idareler için en son kesinleşmiş bütçe giderleri toplamının en az yüzde ikisi oranında yılı bütçelerinde pay ayrılır. Kesinleşen alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde, ödemeler, sonraki yıllara sâri olacak şekilde, garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre işlem yapılabilir. ... 4/11/1983 tarihinden bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihe kadar kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazların idare tarafından kamulaştırılması hâlinde kamulaştırma bedeli ve mahkemelerce malikleri lehine hükmedilen tazminat ile bu davalara ilişkin mahkeme ve icra vekalet ücretleri de, idarelerce bu maddenin sekizinci fıkrasına göre bütçelerden ayrılacak paydan ve aynı fıkrada belirtilen usule göre ödenir ve işlem yapılır. Bu alacaklar için de bu maddenin on birinci fıkrası, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan her türlü davalarda ise yedinci fıkra hükümleri uygulanır. Bu fıkra hükmü, bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” 2942 sayılı Kanun'un, 6487 sayılı Kanun'un maddesi ile yapılan değişiklikten sonraki geçici maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile onuncu fıkrasının ilgili kısımları şöyledir: "İdare ve malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının tanzim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde malik veya idare tarafından bedel tespiti davası açılabilir. Dava açılması hâlinde, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen irtifak hakkının dava tarihindeki değeri, ikincifıkranın birinci cümlesindeki esaslara göre mahkemece bu Kanunun 15 inci maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit ve taşınmazın veya hakkın idare adına tesciline veya terkinine hükmedilir. Tespit edilen bedel, bu maddenin sekizinci fıkrasına göre idarece ödenir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların hükmedilen bedele ilişkin temyiz hakkı saklıdır. Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. ... ...Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır. Kararı kesinleşen davalara ise, bu maddenin yalnızca sekizinci fıkra hükümleri uygulanır.” 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” 6100 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür."