5. Hukuk Dairesi 2024/3539 E. , 2024/10206 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/581 Esas, 2023/749 Karar DAVA TARİHİ : 25.08.2011 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki, imar uygulaması sonucu davalı adına tescil edilen taşınmazda kalan ağaçlardan, davacının yararlanmasının engellenmesi nedeniyle, bu ağaçların bedelinin tahsili nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin asıl dava ile kendi taşınmazı üzerindeki ağaçla
**5. Hukuk Dairesi 2024/3539 E. , 2024/10206 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/581 Esas, 2023/749 Karar DAVA TARİHİ : 25.08.2011 KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki, imar uygulaması sonucu davalı adına tescil edilen taşınmazda kalan ağaçlardan, davacının yararlanmasının engellenmesi nedeniyle, bu ağaçların bedelinin tahsili nedeniyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin asıl dava ile kendi taşınmazı üzerindeki ağaçların meyvesinin toplanması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir. Mahkemece verilen direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda, Mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı, davalı ve ihbar olunan vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; İhbar olunan hakkında bir hüküm kurulmadığından kararı temyiz etme hakkı olmayıp ihbar olunan vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Taraf vekillerinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA 1.Davacı ... vekili asıl davanın dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... 1919 parselin müvekkiline ait iken üzerine nar ağacı diktiğini ve su arkı açtırdığını, daha sonra buradan imar geçtiğini, imarda dava konusu ... 2017 ada 3 parselin oluşturulup dava dışı ... adına tescil edildiğini, ...’ın bu yeri davalıya sattığını, davalının müvekkiline ait ve onun kullanımında olan nar ağaçlarının bedelini ödemeden bir kısmını kestiğini, su arkını bozduğunu, müvekkilinin tespit yaptırdığını ve sonrasında 76 adet nar ağacının değerinin 32.680TL olarak belirlendiğini, ağaç bedelini ödemesi için davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz edip durdurduğunu ileri sürerek 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesi uyarınca itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı ... vekili birleştirilen davanın dava dilekçesinde özetle; davalı ...’ın kendisine ait ... 2017 ada 3 parselde bulunan 76 adet nar ağacının meyvelerini topladığı için zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 2.000TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP 1. Asıl dosyada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının taşınmazı tapuya güvenerek ve üzerindeki nar ağaçları ile birlikte ... isimli tapu malikinden satın aldığını, davanın taşınmazın ilk malikleri olan ... ve ...’a karşı açılması gerektiğini, bu sebeple davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, ayrıca 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinde ağaçlardan söz edilmediğini, yapıdan bahsedildiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 685 inci maddesine göre bir şeyin maliki olan onun üzerindeki ürünlerin de maliki olacağını, dava konusu ağaçların müvekkiline ait olduğunu, davacının belki ağaçların odun değerini isteyebileceğini, onun da tespit raporunda gösterilen miktar kadar olmadığını, bunun da kendilerinden talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Birleştirilen davada davalı ... vekili; imar uygulamasından önce müvekkilinin kendisine ait 1919 parsel içine nar ağaçları diktiğini, 10-15 yıldan beri ağaçların meyvelerinin müvekkilinin hasat ettiğini, dava konusu yerden imar geçince ağaçların davacının taşınmazında kaldığını, 3194 sayılı Kanun'a göre ekonomik ömürlerini tamamlayıncaya kadar müvekkilinin bunları kullanabileceğini veya davacının ağaç bedellerini müvekkiline ödemesi gerektiğini belirterek birleştirilen davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.03.2013 tarihli ve 2011/360 Esas, 2013/78 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca, başkasına ait taşınmaz üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 19/son maddesi uyarınca da başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgarî levazım bedeli, ağaçların ise 11 inci madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir. Bu itibarla davacı/karşı davalı tarafından yetiştirilen ağaçların bu hukuki düzenlemeler uyarınca ve davalı/karşı davacı açısından sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı nazara alınarak bedeline hükmedilmeden ağaçlardan istifadesine engel olunamaz. Tüm bu nedenlerle, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 18.09.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2015/277 Karar sayılı kararı ile bozma kararına direnilmesine karar verilmiştir. C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz itirazında bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemizce verilen 10.06.2014 tarihli ve 2014/1939 Esas, 2014/16633 Karar sayılı bozma kararı usul ve kanuna uygun bulunmuş olup mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2021 tarihli ve 2017/5-2370 Esas, 2021/1450 Karar sayılı kararı ile Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.09.2015 tarihli ve 2015/113 Esas, 2015/277 Karar sayılı direnme kararının davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve ihbar olunan vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Maliye Hazinesi'ne ait olduğu belirtilen 1918 parselin davalının parselinde çakışan bölümde bulunan, iyiniyetli olarak dikilen 41 adet ağaç yönünden de davamızın kabul edilmesi gerektiğini, davacının bu ağaçlardan yaralanmasının engellediğini, birleştirilen dava yönünden kabul kararı verilmesinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava tarihi esas alınarak hesaplama yazılmasının davacının zararına sebep olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Asıl davada davalı birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazın mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğu dönemde bu fidanları diktiğini ve dolayısıyla kötü niyetli zilyet olduğunu, davalının hiçbir sorumluluğunun olmadığını, davalının kamulaştırma kanunundaki hükümlere göre sorumlu tutulması hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri. 2. 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. İhbar Olunan Vekilinin Temyizi Yönünden; İhbar olunan vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE, B.Taraf Vekillerinin Temyizi Yönünden; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Mahkeme kararının ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, ihbar olunandan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.