Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede bitirilememesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluğun kanunda öngörülen azami süreyi ve makul süreyi aşması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; yargılamanın makul sürede bitirilememesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/2/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda bildirilen görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 27/12/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve 30/12/2009 tarihinde tasarlayarak kasten öldürme suçundan Balıkesir Sulh Ceza Mahkemesince tutuklanmıştır. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda 23/3/2010 tarihli iddianameyle başvurucu hakkında kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ve yargılamaya Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/59 sayılı dosyası üzerinden başlanmıştır. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2010 tarihli iddianamesiyle bir kısım sanık ve başvurucu hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (silahla ateş ederek) ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan davanın yargılamasına ise Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinin E.2010/267 sayılı dosyası üzerinden başlanmış; Mahkemenin 8/1/2011 tarihli kararı ile dosya aynı Mahkemenin E.2010/59 sayılı dosyası ile birleştirilerek yargılamaya bu dosya üzerinden devam olunmuştur. Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesince E.2010/59 sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonunda 22/2/2011 tarihli kararla dokuz sanık hakkında çeşitli hükümler kurulmuştur. Başvurucunun ise kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, (üç ayrı) kasten öldürmeye teşebbüs suçundan toplam 33 yıl hapis, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan 2 yıl hapis ve 200 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutukluluğunun devamına karar verilmiş; (iki ayrı) kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden ise hakkında beraat ve düşme kararları verilmiştir. Anılan karar temyiz edilmiş, Yargıtay Ceza Dairesince 28/11/2012 tarihinde hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararı üzerine yargılamaya Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/261 sayılı dosyası üzerinden -başvurucu yönünden- tutuklu olarak devam olunmuştur. Öte yandan Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği fezleke üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca (CMK mülga madde ile görevli) 10/5/2011 tarihli iddianameyle birçok sanık hakkında çeşitli suçlardan kamu davası açılmıştır. Aynı iddianameyle başvurucu hakkında da suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan dava açılmış ve davanın yargılamasına İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde E.2011/115 sayılı dosya üzerinden başlanmıştır. Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi 17/1/2013 tarihinde dosyanın -bağlantılı olduğu gerekçesiyle- İstanbul Ceza Mahkemesinin E.2011/149 sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermiş, anılan Mahkeme de bu dosyayı tefrik ederek İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2011/115 sayılı dosyası ile birleştirmiştir. Bu Mahkemenin kanun değişikliği sonucunda kapatılması üzerine başvurucu hakkındaki dava tekrar Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiş ve yargılamaya Mahkemenin E.2014/100 sayılı dosyası üzerinden tutuklu olarak devam olunmuştur. Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi 26/12/2014 tarihinde başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucunun bu karara yönelik itirazı, Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesince 7/1/2015 tarihinde reddedilmiştir. Anılan karar, başvurucuya 20/1/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 4/2/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesi 1/7/2015 tarihinde başvurucunun kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, (üç ayrı) kasten öldürmeye teşebbüs suçundan toplam 33 yıl hapis, suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olma suçundan 1 yıl 3 ay hapis, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan 2 yıl hapis ve 1200 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Mahkeme hükümle birlikte başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına da karar vermiştir. Kararın temyizi üzerine incelemeyi yapan Yargıtay Ceza Dairesince 8/5/2017 tarihinde, bir kısım eksiklikler giderildikten sonra ek tebliğname düzenlenmesi gerektiği gerekçesiyle dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. Eksiklikler giderildikten sonra anılan karar, Yargıtay Ceza Dairesinin 30/5/2018 tarihli ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.