8. Ceza Dairesi 2024/14236 E. , 2024/3807 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/345 Esas, 2020/73 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2019/345 Esas, 2020/73 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayıl…
**8. Ceza Dairesi 2024/14236 E. , 2024/3807 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/345 Esas, 2020/73 Karar SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR :Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2019/345 Esas, 2020/73 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 24.06.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca,23.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149173 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KYB-2022/149173 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Evvelce 12/05/2014 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi nedeniyle sanığın mahkûmiyetine, 5237 sayılı Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5-6 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, anılan Kanun'un 231/8. maddesi gereğince 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına dair Bala Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2016 tarihli ve 2016/55 esas, 2016/231 sayılı kararın tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, kanun yararına bozma istemine konu Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/01/2021 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine; Bala Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2021 tarihli ve 2020/129 esas, 2021/105 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 02/12/2021 tarihli ve 2021/806 esas, 2021/1182 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 14/12/2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında 21.02.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2019 tarihli, 2019/1160 Soruşturma, 2019/699 Esas, 2019/533 sayılı İddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 20.01.2021 tarihli ve 2019/345 Esas, 2020/73 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükmün istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 24.06.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. C. Bala Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/55 Esas ve 2016/231 Karar sayılı dosyasının UYAP üzerinden yapılan incelenmesinde; Sanığın 12.05.2014 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bala Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.24014 tarihli kamu davasının açılması kararının infazı sırasında şüphelinin yükümlülüklerine uymaması üzerine Bala Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2016 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda Bala Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/55 Esas ve 2016/231 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 5560 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 26.01.2017 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde kanun yararına bozma dosyasına konu 21.02.2019 tarihli eylemi sonucu hükmolunan cezanın ihbarı üzerine, Bala Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/109 Esas, 2021/105 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 02.12.2021 tarihli ve 2021/806 Esas, 2021/1182 Karar sayılı kararı ile, hükmün bozulmasına karar verildiği, D. 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasında yer alan; "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında, Somut olayda, sanık hakkında daha önceden Bala Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/55 Esas ve 2016/231 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 6545 sayılı Kanun’un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 26.01.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 21.02.2019 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan; Sanığın 21.02.2019 tarihli eylemini, Bala Asliye Ceza Mahkemesince kanuni zorunluluk üzerine verilen ve 26.01.2017 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle açılan kamu davasında, mahkemesince 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "düşme" kararı verilip Bala Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2 Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli ve 2019/345 Esas, 2020/73 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi. ...