8. Hukuk Dairesi 2021/4062 E. , 2022/3145 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K …
**8. Hukuk Dairesi 2021/4062 E. , 2022/3145 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesinde 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3573 parsel sayılı 401,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 2 katlı betonarme ve arsa vasfıyla ... oğlu ... adına tespit edilmiştir.. Davacı ... vekili dava konusu taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebine dayalı olarak taşınmaz edinim şartları oluşmadığını, taşınmazın imar ihya ile kazanılamayacağı halde kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespitinin yapılmış olduğunu iddia ederek taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebi esastan reddedilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın konumu itibariyle elektrik yol ve benzeri belediye hizmetlerinden yararlanmakta olduğu gerekçesiyle arsa vasfında olduğu kabul edilerek davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin ekonomik amaca uygun tarımsal faaliyet şeklinde olmasının gerekmediği, davacının taşınmaz üzerinde tespit tarihinden önce 20 yıl süreyle ev inşa etmek suretiyle malik sıfatıyla zilyedlikleri bulunduğu belirtilerek taşınmazın içinde bulunan ve krokide (A) ile gösterilen kısmın yol olarak gösterilmesine, (B) ile gösterilen kısmın ise davalı adına tespit ve tesciline ilişkin hüküm kurulmuş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir.