Başvuru, savunma hazırlanması amacıyla müdafileri tarafından başvurucuya verilmek istenen iki adet klasöre Kocaeli 2 No. lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) tarafından el konulması ve buna ilişkin şikâyet ve itiraz başvurularının reddi nedenleriyle Anayasa’nın 36. , 40. ve 14 maddelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, savunma hazırlanması amacıyla müdafileri tarafından başvurucuya verilmek istenen iki adet klasöre Kocaeli 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu (Eğitim Kurulu) tarafından el konulması ve buna ilişkin şikâyet ve itiraz başvurularının reddi nedenleriyle Anayasa’nın , ve maddelerinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 21/10/2013 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 26/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir Bölüm Başkanı tarafından 5/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 8/9/2014 tarihinde Bakanlığa bildirilmiştir. Bakanlığın yazılı görüşü 8/10/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunulmuştur. Bakanlık görüş yazısı, başvurucuya 17/10/2014 tarihinde bildirilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında, değişik illerde avukatlık yapanlarla birlikte İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda terör suçlarından hükümlü müvekkili Abdullah Öcalan ile değişik tarihlerde yaptıkları görüşmelerin müvekkil avukat görüşmesi ve hukuki yardımla ilgisi olmayacak şekilde PKK terör örgütüne yönelik güvenlik güçlerinin yaptığı operasyonlara ilişkin örgütün kaybı, stratejisi, operasyonun amacı ve gelişimi konusunda terör örgütü kurucusu olan müvekkiline ayrıntılı bilgi vererek terör örgütü başı ile PKK terör örgütü arasında kuryelik yapmak suretiyle örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettikleri, bu şekilde suç işledikleri gerekçesiyle soruşturma başlatılmıştır. Avukat olan başvurucu, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 26/11/2011 tarihli ve 2011/107 sayılı kararıyla “silahlı örgüt yöneticiliği ve silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı (CMK madde ile görevli) tarafından düzenlenen 3/4/2012 tarihli ve 2012/225 sayılı iddianame ile “silahlı örgüt yöneticiliği ve silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan başvurucunun cezalandırılması talebiyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (CMK madde ile görevli) kamu davası açılmıştır. Başvurucu, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2012/64 sayılı dosyası kapsamında tutuklu olup başvuru tarihi itibarıyla Kandıra 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucuya verilmek üzere müdafileri tarafından, yargılandığı dava nedeniyle Ceza İnfaz Kurumuna teslim edilen bir dizi evrak 5/10/2012 tarihli ve 2012/56/55 sayılı karar gereğince kendisine teslim edilmemiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir:“... H.118 no.lu klasörde ilk 7 ... sayfası anıldığı üzere kişinin dava dosyasına ilişkin evraklardır. Ancak, sayfadan başlayıp sayfada son bulan fotokopi halindeki dokümanın içeriği bir kitap alıntısı şeklinde olup; örgüt propagandası... yapıldığı tespit edilmiştir. İlgili kişinin dilekçesinde belirttiği üzere dava dosyasıyla ilgili bir evrak olmadığı kanaatine varılmıştır.... H.415 no.lu klasörde 3 ..., 7 ..., 5 ... ve 11 ... sayfalık evraklar anıldığı üzere kişinin dava dosyasına il(i)şkin evraklardır. Ancak diğer 377 sayfalık dokümanın içeriğinde ise yasa dışı terör örgütünün sözde lideri Abdullah Öcalan’ın savunmasına ilişkin yazılar ile yasaklı yayınlardan alıntı halinde fotokopi şeklinde doküman olduğu gözlenmiştir. İlgili kişinin dilekçesinde belirttiği üzere dava dosyasıyla ilgili bir evrak olmadığı kanaatine varılmıştır.…” Başvurucunun anılan karara yönelik itirazını inceleyen Kocaeli İnfaz Hâkimliğinin 7/12/2012 tarihli ve E.2012/2134, K.2012/2336 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:“... Eğitim Kurulu kararın yönelik karar ve ekleri bir bütün halinde incelenip değerlendirildiğinde, kararın usul ve yasalara uygun olduğu kanaat ve sonucuna varıldığından talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. ...” Başvurucunun, İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itiraz yoluna başvurması üzerine Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesinin 11/9/2013 tarihli ve 2013/1191 Değişik İş sayılı kararı ile İnfaz Hâkimliği kararındaki gerekçe yerinde görüldüğünden itirazın reddine karar verilmiştir. İtirazın reddine dair karar, başvurucuya 16/9/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 21/10/2013 tarihinde yasal süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu hakkındaki dava 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine devredilmiş ve Mahkemenin E.2014/235 sırasına kaydı yapılmıştır. Dava hâlen devam etmektedir.B. İlgili Hukuk 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun “İnfaz hâkimliklerinin görevleri” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“İnfaz hakimliklerinin görevleri şunlardır: Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tabi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, tüzük veya yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak.Kanunlarda başka bir yargı merciine bırakılan konulara ilişkin hükümler saklıdır.” 4675 sayılı Kanun’un “İnfaz hâkimliğince şikâyet üzerine verilen kararlar” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Şikâyet başvurusu üzerine infaz hâkimi, duruşma yapmaksızın dosya üzerinden bir hafta içinde karar verir; ancak, gerek gördüğünde karar vermeden önce şikayet konusu işlem veya faaliyet hakkında resen araştırma yapabilir ve ilgililerden bilgi ve belge isteyebilir; ayrıca ceza infaz kurumu ve tutukevi ile ilgili Cumhuriyet savcısının da yazılı görüşünü alır. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) Disiplin cezasına karşı yapılan şikâyet üzerine infaz hâkimi, hükümlü veya tutuklunun savunmasını aldıktan ve talep edilen diğer delilleri toplayıp değerlendirdikten sonra kararını verir. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) Hükümlü veya tutuklu, savunmasını, hazır bulunmak ve vekaletnamesini ibraz etmek koşuluyla avukatıyla birlikte veya avukatı aracılığıyla yapabilir. (Ek cümle: 22/7/2010-6008 S.K./md.) İnfaz hâkimi gerekli görmesi durumunda hükümlü veya tutuklunun savunmasını ceza infaz kurumunda da alabilir.” 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Hükümlü, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahiptir.(2) Resmî kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınlar, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verilir. Eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitapları denetime tâbi tutulamaz.(3) Kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayın hükümlüye verilmez.” 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün “Eğitim kurulunun görev ve yetkileri” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fırkasının (ı) bendi şöyledir:“(1) Eğitim kurulu aşağıda sayılan işleri yapmakla görevli ve yetkilidir;…ı) Kuruma gelen her türlü yayının, kurum güvenliğini tehlikeye düşüren veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan nitelikte olup olmadığına karar vermek,…” 12/7/2005 tarihli Adalet Bakanı oluru ile yürürlüğe giren Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi’nin “Kuruma kabul edilmeyecek yayınlar” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“a) Mahkemelerce yasaklanmış olan, b) Mahkemelerce yasaklanmamış olsa bile, kurum güvenliğini tehlikeye düşürdüğü veya müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsadığı eğitim kurulu kararıyla tespit edilen, hiçbir yayın kuruma kabul edilmez.”