T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/727 KARAR NO : 2026/784 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/01/2026 NUMARASI : 2026/18 E DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/727 KARAR NO : 2026/784 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/01/2026 NUMARASI : 2026/18 E DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 16/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından yapılan denetimler sonucu , davalı şirketin kaçak elektrik kullandığı tespit edilmekle; 11.04.2025 tarihli ... nolu, 25.04.2025 tarihli ... nolu, 22.11.2024 tarihli ... seri nolu, 03.04.2025 tarihli ... nolu ve 11.04.2025 tarihli ... nolu tutanakların düzenlendiğini, Bilahare , -... nolu sayaç için tutulan 11.04.2025 tarihli ... seri nolu tutanağa istinaden toplam 42.650,62 TL bedelli faturanın tahakkuk olunduğunu, faturanın ödenmemesi nedeniyle İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, -... nolu sayaç için tutulan 25.04.2025 tarihli ... seri nolu tutanağa istinaden toplam 49.546,64 TL bedelli faturanın tahakkuk olunduğunu ve faturanın ödenmemesi nedeniyle İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, -... nolu sayaç için tutulan 22.11.2024 tarihli ... seri nolu tutanağa istinaden toplam 20.883,14 TL bedelli faturanın tahakkuk olunduğunu, bu faturanın ödenmemesi nedeniyle İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... ve ... Esas sayılı dosyaları üzerinden takip başlatıldığını, -... nolu sayaç için tutulan 03.04.2025 tarihli ... seri nolu tutanağa istinaden toplam 7.981,44 TL bedelli faturanın tahakkuk olunduğunu,faturanın ödenmemesi nedeniyle İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaları ile takip başlatıldığını, - ... nolu sayaç için tutulan 11.04.2025 tarihli ... seri nolu tutanağa istinaden toplam 139.784,42 TL bedelli faturanın tahakkuk olunduğunu ve faturanın ödenmemesi nedeniyle İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, Davalıların haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla; Öncelikle müvekkilinin alacağını teminin borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, Davalıların İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas - İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas - aynı alacak için birlikte yaptığı yetki itirazı sonrası tefrik edilerek ayrı esas alarak İstanbul Adliyesine gönderilen İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas & İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas - İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas - İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazların İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla devamına, Davalıların %20’den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yanlara tahmiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davacının, aynı tüketim noktasında birden fazla kaçak tespit tutanağı düzenleyerek çifte tahakkuk yoluna gittiğini, hukuka aykırı bir şekilde mükerrer alacak talep ettiğini, Kaçak elektrik kullanımının tespit edildiğine dair iddianın ispatlanamadığını, tespit tutanağının hukuka aykırı olduğunu, Tutanakta müdahalenin nasıl yapıldığına dair teknik tespit bulunmadığını, fotoğraf, video veya başka bir görsel delil sunulmadığını, sayaç mühürlerinin sağlam olup olmadığına dair net bir ifade olmadığını, tespit sırasında tüketim yerinde bulunan kişi/kurum temsilcisi imzasının bulun- madığını,“sayacın arkasından direkt bağlı” ibaresi yer almasına rağmen ancak bu müdahalenin ne zaman yapıldığı, kim tarafından yapıldığına dair hiçbir tespite yer verilmediğini, tutanağın tek taraflı olarak düzenlenmiş, usulüne ve hukuka aykırı bir belge olduğunu, Kaçak kullanımın miktarı bilimsel ve teknik bir hesaplama ile değil, tahmini ve cezai nitelikte bir yöntemle hesaplandığını, yönetmelik gereği uygulanması gereken “son 6 aylık ortalama tüketim” yerine çok daha yüksek bir katsayı kullanıldığını, Müvekkillerinden ...'na husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuş, kötü niyetle takip başlatan davacının takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 13.01.2026 tarihli ara karar ile; " davacının alacağının bulunup bulunmadığı, alacağının varlığının tespiti halinde ne kadar alacağının bulunduğu hususunun yargı- lamaya muhtaç olduğu, İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile "İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Davalıların müvekkili şirketin dağıtımını sağladığı elektriği kaçak kullandığını, kaçak kullanımın dava dilekçesi ekinde sunulan kaçak tespit tutanağı Kaçak Tahakkuk Hesap Bülteni, faturalar ve 13.01.2026 tarihinde ilk derece mahkeme dosyasına sunulmuş olan kaçak elektrik tespit anında çekilmiş video kaydından kesin olarak anlaşıldığını, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davacı ... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle borçlu/lar aleyhine icra takibine girişmiş, borçluların itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davacı vekili, dava dilekçesinde alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: " Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yolu- na başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Dosya kapsamından; Davalı ... çalışanları tarafından, davacı şirketin kullanımında bulunan işyerinde kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmekle ; -11.04.2025 tarihinde ... seri nolu tutanağın düzenlendiği, bu tutanağa istinaden tahakkuk olunan 42.650,62 TL bedelli fatura ödenmediğinden İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, -25.04.2025 tarihinde ... seri nolu tutanağın düzenlendiği, bu tutanağa istinaden tahakkuk olunan 49.546,64 TL bedelli fatura ödenmediğinden İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, - 22.11.2024 tarihinde ... seri nolu tutanağın düzenlendiği, bu tutanağa istinaden tahakkuk olunan 20.883,14 TL bedelli fatura ödenmediğinden İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... ve ... Esas sayılı dosyaları üzerinden takip başlatıldığı, - 03.04.2025 tarihinde ... seri nolu tutanağın düzenlendiği, bu tutanağa istinaden istinaden tahakkuk olunan 7.981,44 TL bedelli fatura ödenmediğinden İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, - 11.04.2025 tarihinde ... seri nolu tutanağın düzenlendiği, bu istinaden tahak- kuk olunan 139.784,42 TL bedelli fatura ödenmediğinden İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, Davalıların itirazı nedeniyle takipler durduğundan, itirazların iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı talebini HMK 110. Maddesi kapsamında "davaların yığılması " şeklinde ileri sürmüş olup, her bir icra dosyası yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerekecektir. Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme sonucu ; 11.04.2025 tarihli ... seri nolu tutanağa istinaden düzenlenen 139.784,42 TL tutarındaki fatura ile ilgili İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası istinaf sınırının üzerinde olup, diğer dosyalar miktar itibariyle istinaf sınırının altında kalmaktadır. İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre, ... tarafından davalı şirketin restaurant olarak işlettiği işyerinde 11.04.2025 tari- hinde yapılan denetimler sonucu "dağıtım şirketi tarafından tahsis edilmemiş sayaçtan elektrik kulla- nıldığı, kullanıcının sürekli sayaç kullanımı yaptığı, abone engeli nedeniyle elektriğin kesilemediği " belirti- lerek abonesiz kaçak işleminin yapıldığı, ... seri nolu tutanağın düzenlendiği, tespit tutana- ğnın davacının çalışanları tarafından imzalandığı, davalı şirket veya temsilcisinin imzasının veya imtina kaydının bulunmadığı ,Söz konusu tutanağa istinaden 27.02.2025 son ödeme tarihli 139.784,42 TL bedelli faturanın tahakkuk olunduğu, Faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle , davalılar aleyhine İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişilerek, 139.784,42 TL asıl alacak + 12.161,24 TL gecikmiş gün faizi + 2.432,25 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 154.377,91 Tl alacağın tahsilinin talep edildiği, Borçluları temsilen vekillerinin ibraz ettiği 03.07.2025 tarihli dilekçe ile; " Müvekkilin alacaklı olduğu iddia eden tarafa borcu veya borç taahhüdü bulunmamaktadır. Takibe dayanak herhangi bir borç mevcut değildir. Borca ve dayanak evrak içeriğine açıkça itiraz ederiz. Bunun dışında alacaklı tarafça haksız ve fahiş oranda faiz talebinde bulunulmuş olup faiz talebinin hiçbir yasal geçerliliği bulunmamaktadır.Temerrüt olgusu mevcut değildir.-İşbu takipte TBK Madde 100 uygulanması koşulları oluşmamıştır " şeklinde itirazda bulunduğu, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına göre , davalı şirket yönünden yaklaşık ispatın sağlandığı ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu,ancak şirketin yetkilisi olduğu anlaşılan diğer borçlu ...- oğlu'nun sorumluluğunun yargılamaya muhtaç olduğu ve adı geçen borçlu yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilgili istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargı- lama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar tesisine karar vermek gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- Davacının İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilgili istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına tespit edilen eksiklik yargılama gerektirme- diğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden, A- İhtiyati haciz talebinin borçlu şirket yönünden KISMEN KABULÜNE, a- 27.02.2025 son ödeme tarihli 139.784,42 TL bedelli sınırlı olmak üzere, borçlu şirketin 139.784,42 TL tutarındaki (asıl) alacağı karşılamaya elverişli menkul ve gayrimenkul malları, 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kayden ihtiyati haciz tesisine, b- HMK 87. Md. gereğince, ihtiyati haciz işleminden dolayı borçlu ve 3. şahısların uğ- ramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık, 139.784,42 TL alacağın %15'i oranında (20.967.66 TL) teminatın İlk Derece Mahkemesi'nce tahsiline, B- Davalı M. Selçuk Kürkoğlu hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine, 2- Davacının İstanbul 9. İcra Dairesi 'nin ... Esas , İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas - aynı alacak için birlikte yaptığı yetki itirazı sonrası tefrik edilerek ayrı esas alarak İstanbul Adliyesine gönderilen İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas , İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas ve İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaları ile ilgili istinaf dilekçesinin HMK 341, 352/1-b maddesi gereğince kesinlik nedeniyle reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/03/2026