1. Ceza Dairesi 2025/7929 E. , 2026/900 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1678 E., 2025/1400 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine kurulan ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 05.05.2025 tarihli ve 2024/1678 Esas, 2025/1400 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2022/12937 Esas, 2024/3593 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmak…
1. Ceza Dairesi 2025/7929 E. , 2026/900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1678 E., 2025/1400 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine kurulan ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 05.05.2025 tarihli ve 2024/1678 Esas, 2025/1400 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2022/12937 Esas, 2024/3593 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 36.maddesiyle değişik 307/4. maddesi ile 6763 sayılı Kanun’un 38.maddesiyle 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 10.maddesi uyarınca yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstinaf bozması üzerine verilen Şebinkarahisar Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2021 tarihli ve 2020/55 Esas, 2021/50 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın, istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin 28.06.2022 tarihli ve 2021/1827 Esas, 2022/1725 Karar sayılı kararı ile sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Bu kararın Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.05.2024 tarihli ve 2022/12937 Esas, 2024/3593 Karar sayılı ilamı ile suç vasfında yanılgılı değerlendirme nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.05.2025 tarihli ve 2024/1678 Esas, 2025/1400 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında katılana yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; delillerin hatalı değerlendirildiğine, meşru savunmaya, haksız tahrikin derecesine, eksik incelemeye ilişkindir. B.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olduğundan bahisle suç vasfına, kararın çelişkili olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın olay günü boşanma aşamasında olduğu eşinde geçici velayeti bulunan çocuğunu ziyaret etmek için eşinin ...'taki evine gittiği, sanık ile önce kayınvalidesi ... ve baldızı ... arasında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın "Burayı kan gölüne çevireceğim" dediği, tartışmaya ...'nin eşi katılanın da dahil olduğu, taraflar arasında yaşanan kavgada sanığın, katılanı biri karnının sağ alt tarafına, diğer iki tanesi sağ ve sol bacağa isabet edecek şekilde bıçakla yaraladığı, tanık ...'in sanık ile katılanı ayırdığı ve sanığın eylemine devam etmesine engel olup 155 Polis İhbar Hattını aradığı, sanığın boğuşma sırasında basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, katılanın batına nafiz olan ve kalın bağırsakta yaralanmaya sebep olan yaralanmasının yaşamsal tehlikeye neden olduğu olayda, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği ile eylemin tanık ...'in müdahalesi sonucu mani hal nedeniyle tamamlanamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu ve sanık hakkında asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılarak 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1 maddeleri uyarınca hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgılı değerlendirme ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 16.05.2024 tarihli ve 2022/12937 Esas, 2024/3593 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307/4. maddesi gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y Sanığın eşi olan ... ile aralarında geçimsizlik bulunduğu, ayrı yaşadıkları ve boşanma davalarının sürdüğü, sanık ile eşi arasında geçimsizlik ve boşanma süreci nedeniyle husumet oluştuğu, sanığın İstanbul ilinde, boşanma aşamasında olduğu eşi ...'nin ise ... ilçesinde ailesinin yanında ikamet ettiği, tarafların bir adet küçük müşterek çocuklarının olduğu, çocuğun boşanma sürecinde anne yanında kaldığı, olay günü baba olan sanığın ise anne yanındaki çocuğunu görmek üzere ... ilçesine geldiği, taraflar arasındaki mesajlaşma kayıtlarından anlaşılacağı üzere sanığın çocuğu parkta görmek istediği ancak eşinin çocuğu görmesi için sanığı ikamet ettiği eve çağırdığı, bunun üzerine sanığın bu eve gittiği, eve gittiğinde taraflar arasındaki boşanma sürecinden kaynaklanan husumetin etkisi ile sanık ve eşi ve eşinin yakınları arasında tartışma başladığı, tartışma üzerine evleri aynı avlu içerisinde olduğu anlaşılan sanığın boşanma aşamasında olduğu eşinin eniştesi katılan ...'ın müdahale ettiği, tarafların önce tartışmaya başladığı sonra karşılıklı olarak birbirlerinin üzerine yürüdüğü ve aralarında boğuşma olduğu, bu boğuşma sırasında sanığın bıçağını çıkartarak katılanı karnından batına nafiz olacak şekilde, sol femur kası ile sağ uyluk kasında yumuşak dokuda olacak şekilde üç ayrı yerinden yaraladığı, katılanın karnındaki yaralanmanın hayati tehlike geçirmesine neden olabilecek nitelikte olduğu, kavga sırasında sanığın da vücudunda dört beş adet basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte iz olacak şekilde yaralandığı olayda sanığın öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin direnme kararının isabetli olduğu kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, 1. Sanık ve eşi arasında boşanma sürecinden kaynaklanan bir husumet bulunsa da, olayın sanık ve eşi ve eşinin yakınları arasında olay yerinde başlayan tartışma neticesinde ani gelişen bir kastla işlenmiş olması, 2. Taraflar arasında başlayan tartışma üzerine evleri aynı avlu içerisinde olduğu anlaşılan sanığın boşanma aşamasında olduğu eşinin eniştesi katılan ... ile karşılıklı olarak birbirlerinin üzerine yürümeleri ve aralarında boğuşma yaşanması, 3. Boğuşma sırasında sanığın bıçağını çıkartarak katılanı karnından batına nafiz olacak şekilde, sol femur kası ile sağ uyluk kasında yumuşak dokuda olacak şekilde üç ayrı yerinden yaraladığı, katılanın karnındaki yaralanmanın hayati tehlike geçirmesine neden olabilecek nitelikte olduğu, dolayısıyla sanığın birden fazla bıçak darbesi var ise de bunlardan sadece bir adedinin karına isabet ettiği, diğerlerinin basit yaralanmalar niteliğinde olması, 4. Kavga sırasında sanığın da vücudunda dört beş adet basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte iz olacak şekilde yaralanması, 5. Olayın görgü tanığı olan ...’in boğuşma sırasında katılanın altta sanığın üstte olduğunu, sanığın bu sırada halen elinde bıçak olduğunu, kendisi oraya varana kadar isteseydi sanığın bıçaklamaya devam edebileceğini ancak bıçaklama eylemini kendiliğinden durdurduğunu, oraya vardığında üstte olan sanığı kollarıyla kavrayıp arkaya doğru attığını, bu sırada bıçağın halen sanığın elinde olduğunu, araya girince sanığın bıçakla tekrar hamle yapmadığını veya hamle yapmaya çalışmadığını, tam tersi elindeki bıçağı fırlatıp attığını beyan etmesi, 6. Olayın gelişimine göre sanığın bıçağı birden fazla saplamasına imkan ve zaman olmasına rağmen, sanığın bıçağı kavga sırasında hedef gözetme imkanı olmayan bir durumda birden fazla saplamış olması, Hususları dikkate alındığında, her ne kadar sanık katılanın hayati bölgesine bir bıçak darbesi vurulmuş olsa da, sanığın öldürme kastı olması halinde mağdurun vücuduna defalarca bıçak saplayabilecek durumda olması rağmen mağdurun hayati bölgesinden tek bir bıçak darbesiyle yaralanmış olması karşısında, sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip oldukları kasta bakılmaksızın sadece kullanılan aracın öldürmeye elverişli olduğu ve ortaya çıkan zarar nazara alınarak ve bundan fiili bir karine oluşturularak, yaralama kastıyla hareket ettiği kabul edilmesi gereken sanığın fiilinin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.