1. Hukuk Dairesi 2007/4928 E. , 2007/6745 K. "" MAHKEMESİ : HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2007 Davacı, çekişmeli ..sayılı parselin tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, oysa geldisi 119 sayılı parselin Suriye uyruklu M..S..oğlu S..adına kayıtlı olduğunu, Suriye uyruklu kişilere ait hisselerini 1062 sayılı yasanın ve bu yasaya istinaden çıkartılan Bakanlar Kurulu Kararnameleri uyarınca her türlü ipotek ferag ve devrinin yasak olduğunu ileri sürüp; tapu iptal v…
**1. Hukuk Dairesi 2007/4928 E. , 2007/6745 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/03/2007 Davacı, çekişmeli ..sayılı parselin tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, oysa geldisi 119 sayılı parselin Suriye uyruklu M..S..oğlu S..adına kayıtlı olduğunu, Suriye uyruklu kişilere ait hisselerini 1062 sayılı yasanın ve bu yasaya istinaden çıkartılan Bakanlar Kurulu Kararnameleri uyarınca her türlü ipotek ferag ve devrinin yasak olduğunu ileri sürüp; tapu iptal ve M...Ş..S..adına tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, kayıt maliki S...'in ölüm tarihine göre taşınmazın mirasçılarına geçtiğini bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... ..raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, ..parsel sayılı ana taşınmazın 9.6.1932 tarihinde kadastro suretiyle Ş.. M..Oğlu S.. adına tescil edildiği, adı geçenin 5.10.1936’da ölümüyle mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılardan bir kısmının paylarını satışlar yoluyla üçüncü kişilere devrettiği ; taşınmazın 1987 yılında taksime tabi tutularak birçok parsele ayrıldığı ve çekişme konusu ..sayılı parselin 30.9.1997’de davalı tarafından üçüncü kişiden satın alındığı görülmektedir. Davacı Hazine, ..sayılı taşınmazın kök maliki S..’in ve mirasçılarının Suriye uyruklu olduklarını, 1062 Sayılı Kanun ve buna bağlı olarak çıkarılan Kararnamelerle mallarına el konulduğunu, yapılan intikal ve satışların geçersiz bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, kök malik ve mirasçılarının Türk nüfusuna kayıtlı olmaları Türk vatandaşlığına karine sayılarak davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten, 403 Sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 38. maddesinde nüfus sicil kayıtlarının vatandaşlık için karine teşkil edeceği belirtilmiş ise de, aynı maddede karinenin aksinin kanıtlanabileceği vurgulanmış, 39. maddesinde de , bir kimsenin Türk vatandaşı olup olmadığı hakkında tereddüte düşüldüğü takdirde bu hususun İçişleri Bakanlığından sorulacağı hükme bağlanmıştır. Ne var ki, mahkemenin bu yönde hükme yeterli bir soruşturma gerçekleştirdiğini söyleyebilme olanağı yoktur.