Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dışı ... San. AŞ'den ... Bankası AŞ Kasımpaşa Şubesi muhattaplı, keşidecisi ... AŞ, lehtarı davacı olan ... seri nolu, 05/09/2014 - 25.000,00 TL, ... seri nolu, 12/09/2014 - 25.000,00 TL, ... seri nolu, 19/09/2014 - 25.000,00 TL ve ... seri nolu, 26/09/2014 - 25.000,00 TL miktarlı 4 adet çek aldığını, ancak söz konusu çeklerin 10/04/2014 tarihinde rıza dışı elden çıktığını, daha sonra ... seri nolu, 05/09/2014 - 25.000,00 TL miktarlı ç
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’nin sermayesi 2.000,00 TL ve hisse adedi 4.000 iken 23.07.1997 tarihli yönetim kurulu kararıyla şirketin sermayesinin 5.000,00 TL’ye, hisse adedinin 5.000‘e çıkarılarak ve sermayenin tamamı ödendiğini,yine şirketin sermayesi 29.03.2006 tarihli yönetim kurulu kararıyla 50.000,00 TL’ye çıkarılmış, hisse adedi ise 50.000 olarak belirlenmiş olup sermayenin tamamının ise ödendiğini,konu 50.000 hissenin 15.000 adedinin ...’a ait olup müvekkilinin ... AŞ.’nin %30 oranında hissedarı olduğu,hamiline hisse senetlerinin halen müvekkilinin elinde olup ibraz edileceğini,müvekkili şirketin 01.08.2008 tarihindeki olağanüstü olmak üzere 21.06.2016, 24.07.2015, 02.03.2012 ve 24.06.2008 tarihli genel kurul toplantılarına hiçbir şekilde asaleten ve/veya vekaleten katılmadığını,ancak müvekkilinin, davalı şirkette pay sahibi olmasına rağmen; 21.06.2016, 24.07.2015, 02.03.2012 ve 24.06.2008 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantıları ile 01.08.2008 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına davet edilmediğini,bu yolla müvekkilinin genel kurula katılma hakkı ortadan kaldırıldığını,yine yok hükmünde olduğunun tespiti istenen olağan ve olağanüstü genel kurul toplantılarına çağrılmayarak, müvekkilinin oy kullanma, karar alma, bilgi alma, inceleme, denetim yapma, hukuki yollara başvurma ve kanunen vazgeçilmez nitelikte olan diğer hakları da sınırlandırıldığını/kaldırıldığını,ayrıca söz konusu genel kurul kararlarına ilişkin ticaret sicil gazetesi suretleri incelendiğinde; 24.06.2008 tarihinde ve sonrasında yapılan genel kurullarda, müvekkil ... pay sahibi değilmiş gibi karar alındığını,işlem yapıldığını,müvekkilinin hiç yokmuşcasına yapılan ve müvekkilinin haklarını açıkça ihlal eden genel kurul kararları yok hükmünde olduğunu,her bir pay sahibinin genel kurul toplantısından haberdar olabilmesinin ve anılan temel pay sahipliği haklarını kullanabilmesinin asgari koşullarını düzenlemekte olup bu niteliği itibariyle mutlak emredici bir hüküm olduğunu,ancak yokluğunun tespiti talep edilen toplantıların tamamı davet usulüne uyulmadan ve gerekli ilanlar yapılmadan yapıldığını,müvekkile toplantı yeri, zamanı ve gündemini içerir bir davet gelmediği gibi müvekkilinin bilgi edinebileceği herhangi bir ilan da yapılmadığını,dolayısıyla pay sahibi olan müvekkilin genel kurula davet edilmemiş olması; Türk Ticaret Kanunu’nun emredici hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden ve pay sahibi olan müvekkilinin kanuni haklarını ortadan kaldırdığından, müvekkilin davet edilmeden yapılan genel kurullarda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, 24.06.2008 tarihli genel kurula davetin yetkili organ veya kişilerce yapılmadığını,genel kurula davetin yetkili organ veya kişilerce yapılmaması da genel kurulda alınan kararların batıl olması sonucunu doğurmadığını,huzurdaki davada yokluğu istenen 24.06.2008 tarihli olağan genel kurul toplantısına davet yetkili kişi veya organlarca yapılmadığını,genel kurula davet olağan hallerde ancak yönetim kurulu tarafından yapılabileceğini, geçerli bir davet yapılmış olması için yönetim kurulunun davet konusunda aldığı kararın da hukuken geçerli olması gerektiğini,genel kurula davet, ’Yönetim Kurulu’’ adına yetkisiz kişilerce yapılmışsa, yokluğun söz konusu olacağını,davalı şirket ana sözleşmesindeki açık hüküm gereğince, genel kurula davet kararının yönetim kurulu başkanı ve en az bir üyesinin müşterek imzası ile alınması gerekmekte olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 27.maddesi gereği, “Şirketin idaresi ve dışarıya karşı temsili İdare Kurulu’na aittir. Şirketi ilzam edecek bilumum muamelat ve akdolunacak mukavelelerin ve mali taahhüdatın muteber olabilmesi için şirketin mührü altında İdare Kurulu Reisi ve İdare Kurulunca intisap olunacak diğer bir azanın müşterek imzalarını taşıması gerekir" hükmünün mevcut olduğunu, yokluğunun tespitini talep ettikleri 24.06.2008 tarihli olağan genel kuruldan önce yapılan 24.01.2006 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkil ...'un üç yıllığına yönetim kurulu başkanı seçildiğini,dolayısıyla şirket ana sözleşmesindeki hüküm gereğince; 24.06.2008 tarihli genel kurula davet kararı ancak müvekkilin ve müvekkil ile birlikte bir yönetim kurulu üyesinin müşterek kararı ile alınabileceğini,ancak müvekkili ...'un, yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde, 24.06.2008 tarihli olağan genel kuruluna ilişkin davet kararı vermediğini, bu nedenle 24.06.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın yok hükmünde olduğunu, ayrıca 24.06.2008 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı yok hükmünde olduğundan; bu genel kurulda seçilen yönetim kurulu ve yönetim kurulunun aldığı tüm kararlar ile 24.06.2008 tarihinden sonra yapılan tüm genel kurulların da yok hükmünde olduğunu,davalı ... A.Ş.’nin; 21.06.2016, 24.07.2015, 02.03.2012 ve 24.06.2008 tarihli olağan genel kurulları ve genel kurulda alınan kararları ile 01.08.2008 tarihli olağanüstü genel kurulun ve genel kurulda alınan kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.