Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3714 E. , 2024/7883 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3714 Karar No : 2024/7883 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/3714 E. , 2024/7883 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3714 Karar No : 2024/7883 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, müdahil ...'un baro levhasına avukat olarak yazılması isteminin kabulüne ilişkin Ankara Barosu Yönetim Kurulu kararının uygun bulunmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararının, adı geçen hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde belirtilen silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kovuşturma yürütülmesi nedeni ile bir daha görüşülmek üzere geri gönderilmesine ilişkin Adalet Bakanlığı işlemine uyulmayarak ilk kararda ısrar edilmesine dair Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; baro levhasına kayıt talebinde bulunan müdahil hakkında, (FETÖ/PDY) silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı esasında 11/04/2019 tarihinde açılan ceza davasının derdest olduğu, henüz bir karar verilmediği, sonraki duruşma tarihinin 13/09/2022 olduğu, müdahil hakkında her ne kadar 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde sayılan suçlara ilişkin derdest bir ceza kovuşturması mevcut ise de; davacı hakkında verilmiş herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmaması hususu ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; ilgili kişi hakkında devam eden kovuşturma sürecinde ilgilinin baroya yazılıp yazılmaması hususunda baroların ve Türkiye Barolar Birliği'nin takdir hakkı olduğu, müdahil hakkında ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamanın üç yılı aşkın bir süredir devam ettiği, hakkında henüz herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmayan müdahilin kovuşturma süresince baro levhasına yazılma talebinin reddi halinde çalışma hakkının engelleneceği de dikkate alındığında bu takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bununla birlikte baro levhasına yazılma talebinde bulunan müdahilin baro levhasına yazılmak için gerekli diğer koşulları sağlaması halinde levhaya yazılması gerektiği sonucuna varıldığından, önceki kararda ısrar edilmesine ve müdahil ...'un baro levhasına yazılma talebinin kabul edilmesine ilişkin dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin, terör örgütlerine üyeliği olduğu iddiasıyla hakkında adli kovuşturma yürütülenlerin avukat olması sonucunu doğuracağı, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği, kamu hizmeti niteliği dikkate alındığında, bu durumun hukuk devletinin işlerliğinin sağlanması bakımından yaşamsal bir öneme sahip ve yargının kurucu unsurlarından olan avukatlık mesleğinin etkinlik ve güvenilirliğini zedeleyeceği anlaşıldığından; 1136 sayılı Kanun'un 5/3. maddesinde tanınan takdir yetkisinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı ceza kovuşturması devam eden ...'un baro levhasına yazılması yönünde kullanılmasına dair dava konusu işlemde, kamu yararı ve avukatlık hizmetinin temas edilen vasıf ve nitelikleri yönünden hukuka uyarlık, aksi yöndeki mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirli suçlardan mahkum olmanın avukatlığa engel olacağının belirtildiği, müdahil hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, kaldı ki baro levhasına yazılma talebinin kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesi hususunda idareye takdir hakkı tanındığı, suçsuzluk ve masumiyet karinesinden hareketle bir değerlendirme yapılması gerektiği, tesis edilen işlemin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak, yerindelik denetimi niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, nitekim Anayasa Mahkemesinin B.S. (Başvuru No:2020/8344) kararının da aynı yönde olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı Adalet Bakanlığı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca, müdahil ...'un baro levhasına avukat olarak yazılması kararında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği işleminin iptali istemiyle açılan davanın, anılan maddenin (c) bendinde belirtilen "Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları"ndan olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., T.No:... sayılı kararı kaldırılarak; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Müdahil ... Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile baro levhasına kaydedilmiş, bu karar Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile uygun bulunmuştur. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 24/04/2018 tarihli yazısı ile adı geçenin Yargıtay Tetkik Hakimi olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK kapsamında Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından meslekten çıkarıldığı, kamu görevinden ihraç edilenlerin kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceklerinin hükme bağlandığı ve müdahil hakkında "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... dosyası üzerinden yürütülen ceza soruşturması bulunduğu belitilerek Barolar Birliği Yönetim Kurulu kararı tekrar görüşülmek üzere iade edilmiş, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile; henüz soruşturma evresindeki bir suç nedeniyle 1136 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesinin uygulanamayacağı, avukatın kamu görevlisi olmaması ve baro levhasına yazılma kararı verilmesinin istihdam olarak nitelendirilemeceği dikkate alındığında geri gönderme gerekçesinin usul ve yasaya uygun olmadığından bahisle önceki kararda ısrar edilmiştir. Bu işleme karşı Adalet Bakanlığınca açılan davada, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş; bu karara yönelik istinaf başvurusu da ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bunun üzerine müdahil tarafından yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesinin ... tarih, Başvuru No:... sayılı kararıyla özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine hükmedilmiştir. Müdahil ...'un, Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvurusu sonucu verilen hak ihlali kararı gereğince baro levhasına kaydının yapılması istemi, Ankara Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilmiş ve bu karar Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca uygun bulunmuştur. Adı geçen hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 5/1-a maddesinde yazılı suçlardan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... esasına kayden yürütülen ceza kovuşturmasının derdest olduğu gerekçesi ile anılan karar Adalet Bakanlığınca tekrar görüşülmek üzere iade edilmiştir. Bu defa Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile; dosya içeriği ve yeniden başvuru ile ilgili belgeler çerçevesinde bir tedbir mahiyetinde olan bekletme kararı verilmesini zorlayan bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı ve suçsuzluk karinesinin de dikkate alınması gerektiğinden bahisle önceki kararda ısrar edilmesi üzerine Adalet Bakanlığınca bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlığa kabulde engeller" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, "Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur : "a) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (...) zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak,"; üçüncü fıkrasında, "Adayın birinci fıkranın (a) bendinde yazılı cezalardan birini gerektiren bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olması halinde, avukatlığa alınması isteği hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebilir."; dördüncü fıkrasında ise, "Şu kadar ki, ceza kovuşturmasının sonucu ne olursa olsun avukatlığa kabul isteğinin geri çevrilmesi gereken hallerde, sonuç beklenmeden istek karara bağlanır." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayden 11/04/2019 tarihinde açılan davada ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile müdahilin beraatine karar verildiği tespit edilmiştir Öte yandan işbu davaya konu baro levhasına kayıt ısrar kararı öncesinde; müdahil ...'un baro levhasına yazılmasına yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı ısrar kararının iptali istemiyle Adalet Bakanlığı tarafından ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada verilen iptal kararın kesinleşmesi üzerine müdahil tarafından yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nin ... tarih ve Başvuru Numarası: ... sayılı kararıyla verilen hak ihlali kararı uyarınca ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmak üzere yeniden yapılan yargılamada ise; "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... esasına kayden yürütülen ceza kovuşturmasının derdest olduğu gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, iptal kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddedildiği, temyiz incelemesi neticesinde anılan kararın; idari işlemlerinin yargısal denetiminin işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuata uygunluğun denetlenmesi ile sınırlı olup iptal davasına konu idari işlem tarihinde mevcut olmayan, sonradan gelişen bir duruma dayanılarak meslek kuruluşlarına tanınan takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle müdahil hakkında derdest bir ceza kovuşturmasının bulunmadığı, Adalet Bakanlığı'nın geri gönderme kararına gerekçe olarak ise müdahilin 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmış olmasının gösterildiği gerekçesiyle Danıştay 8. Dairesi'nin 25/10/2023 tarih ve E:2021/7391, K:2023/5125 sayılı kararı ile bozulduğu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozma kararına uyularak istinaf isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Danıştay 8. Dairesi'nin 18/12/2024 tarih ve E:2024/5618, K:2024/6988 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği tespit edilmiştir. Bu itibarla; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak gösterilen ceza kovuşturmasının davacının baro levhasına kayıt olmak istemiyle yaptığı ilk başvurusuna istinaden verilen ısrar kararı tarihinde mevcut olmadığı, anılan Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun 04/05/2018 tarihli ısrar kararının, Danıştay 8. Dairesinin yukarıda anılan kararı ile, işlem tarihi itibariyle davacı hakkında derdest bir ceza kovuşturması bulunmadığından hukuka uygun bulunduğu ve Bölge İdare Mahkemesi kararına dayanak gösterilen ceza kovuşturması neticesinde müdahil hakkında beraat kararı verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü ile davanın reddi yönündeki kararın kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 31/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.