4. Hukuk Dairesi 2023/13243 E. , 2024/4179 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/230 E., 2023/283 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı d…
**4. Hukuk Dairesi 2023/13243 E. , 2024/4179 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/230 E., 2023/283 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ... aleyhine 2. İcra Müdürlüğünün 2011/2052 sayılı kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile yapıldığını, icra takibinde dosya borcunun, kefil sıfatı ile borçlu bulunan müvekkili ... tarafından 76.100,00 TL olarak ödendiğini, kefil sıfatı ile yapılan bu ödeme ile icra takibinin asıl borçlusuna ödediği miktar olan 76.100,00 TL’nin rücuen tahsili için Manavgat 3. İcra Müdürlüğünün 2013/2086 sayılı sırasına kayıtlı ilamsız icra takibinde bulunduğunu, takibin kesinleştiğini, borçlu adına kayıtlı mal bulunamadığını, ancak adına kayıtlı dava konusu taşınmazını diğer davalı ...’a devrettiğini, bu devrin mal kaçırma amacına yönelik olduğunu belirterek; tasarrufun iptalini, Manavgat 3. İcra Müdürlüğü’nün 2013/2086 sayılı icra takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olacak şekilde satış yetkisi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu, dava konusu taşınmazın 190.000,00 TL’ye alındığını, 80.000,00 TL’nin banka havalesi ile yapıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur. 2. ... vekili cevap dilekçesinde; aciz durumunda olmadığını, Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/474 Esas sayılı dosyasına yatırılan teminat olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.07.2014 tarihli ve 2014/58 Esas, 2014/431 Karar sayılı kararı ile; davalı ...'in diğer davalı ile tanışık olması ve aile dostu olmasının tek başına kötü niyeti göstermeyeceği, satış bedelinin ödenerek taşınmazın satın alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.11.2020 tarihli ve 2018/3015 Esas, 2020/7424 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda, mahkemece; davalı ...'in diğer davalı ile tanışık olması ve aile dostu olmasının tek başına kötü niyeti göstermeyeceği, satış bedelinin ödenerek taşınmazın satın alındığı, bu durumda davacı tarafın davasının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Somut olayda; dava konusu taşınmaz davalı borçlu ... adına kayıtlı iken; 06.07.2011 tarihinde davalı 3. kişi ...’a devredilmiştir. Davalı 3. kişi ...’ın eşi ...’ın beyanlarına göre; davalı borçlu ... ile davalı ...’ın aile dostu olduklarının anlaşılmasına göre; davalı 3. kişi ...’in İİK'nun 280/1 maddesi kapsamında borçlunun durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 2-Kabule göre de; dava konusu taşınmaz 06.07.2011 tarihinde davalı borçlu ... tarafından davalı 3. kişi ...’a tapuda 50.000,00 TL bedelle devredilmiş olup; mahkemece bu taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin bilirkişi raporu alınarak belirlenmesi ve buna göre bedel farkı bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirken mahkemece bilirkişi raporu alınmadan bedel farkı bulunmadığı sonucuna varılması da isabetli olmamıştır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Karar Düzeltme 1. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen bozma kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 29.03.2022 tarihli ve 2021/18718 Esas, 2022/6201 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda; davacı alacaklı Meryem tarafından davalı borçlu ... hakkında yapılan icra takibinden önce, davalı borçlu ...’ın, davacı ...’den olan alacakları için Antalya 13. İcra Müdürlüğü’nün 2011/7694 sayılı dosyasından icra takibi yaptığı ve bu icra takibinde borçlu durumunda olan Meryem tarafından icra dosyasına 272.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu miktara bu defa davacı alacaklı Meryem tarafından davalı borçlu ... hakkında yapılan Manavgat 3. İcra Müdürlüğü’nün 2013/2086 sayılı dosyasından 3. sırada haciz konulduğu, davalı borçlu ...’ın aciz halinde olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Antalya 13.İcra Müdürlüğü’nün 2011/7694 sayılı dosyasında alacaklı konumunda olan ... lehine yapılan ödemelerin tespit edilerek, yapılan ödemeler üzerinde bulunan hacizler de değerlendirilerek, işbu davadaki davacı alacaklı Meryem’in alacağını karşılayıp karşılamayacağı ve bu kapsamda borçlunun aciz halinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tartışılarak aciz halinin gerçekleşmediği sonucuna varılması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi, aciz halinin gerçekleştiği sonucuna varılması halinde ise; Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 23/11/2020 gün ve 2018/3015-2020/7424 sayılı bozma ilamının 1 inci bendinin değerlendirilmesi gerektiğinden davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 23.11.2020 gün ve 2018/3015-2020/7424 sayılı bozma ilamına 1 inci bent olarak bu gerekçenin eklenmesi, bozma ilamındaki 1 inci bendin 2 nci bent olarak, 2 nci bendin de 3 üncü bent olarak yazılmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile karar düzeltme talebi kabul edilerek dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı ... hakkında Manavgat 3. İcra Müdürlüğünün 2013/2086 sayılı dosyası ile takip başlattığı, yine davalı ...'ın da davacıdan olan alacağının tahsili için Antalya 13. İcra Müdürlüğünün 2011/7694 esas sayılı dosyası ile takip başlattığı ve bu dosyada davacı ...'in 272.919,86 TL ödeme yaptığı, icra dosyasına yapılan bu ödemeye 3. sıradan Manavgat 3. İcra Müdürlüğünün 2013/2086(2018/5515) sayılı dosyaları ile haciz konulduğu, 3. sıradan haciz konulan dosyanın davalı ...'ın borçlu olduğu işbu davaya konu icra dosyası olduğu, ödenen miktarın dosya borcunun tamamını ödemeye yeterli olduğu, bu nedenle davalı borçlu ...'ın aciz halinde olmadığı gerekçesiyle davanın dava şart yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; belirtilen paranın anılan icra dosyalarında bulunmadığını, UYAP çıktılarının da bunu gösterdiğini, anılan dosyada ilgili para bulunuyor olsaydı, icra dosyasına çekilip, işbu istinaf başvurusunun yapılmayacağını, 30.05.2023 tarihli dosya kapak hesabında dosya alacağının 48.003,24 TL olarak gözüktüğünü, fakat Antalya 13. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7694 sayılı dosyasında adı geçen miktarda para bulunmadığını, bilirkişi raporu ve yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.