10. Hukuk Dairesi 2016/14032 E. , 2019/535 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, 16.11.2012 tari…
**10. Hukuk Dairesi 2016/14032 E. , 2019/535 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, 16.11.2012 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan 23.417 TL peşin sermaye değerli gelir ve ödenen 3.037 geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan kurum zararının kesinleşen ... 1. İş Mahkemesi’nin 2014/252 E. sayılı dosyasında hükmedilen miktar sonrası bakiye kalan kurum zararının şimdilik 4.762 TL’si davalıdan tahsilini talep etmiş olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'dur. Mahkemece, anılan kesinleşen karar ile davalı yönünden belirlenen %50 kusur oranı üzerinden yapılan hatalı gerçek zarar hesabı üzerinden yanılgılı değerlendirme ile talep edilen miktarın da %50 oranı üzerinden hüküm kurulmuştur. Her ne kadar anılan karar ile davacı kurum ve davalının hükmü temyiz etmemesine göre kusur durumu kesinleşmiş ise de, hükümde esas alınan gerçek zarar hesap raporu hatalı olup, işbu davada da yeniden %50 kusur üzerinden dairemiz ilkelerine uygun düzenlenecek hesap raporu alınmaksızın, anılan davadaki hatalı hesap raporu doğrultusunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 5510 sayılı yasanın yürürlüğe girdikten sonraki tarihte gerçekleşen iş kazasında hayatını kaybeden sigortalı hak sahiplerine bağlanan gelir ve cenaze masrafı nedeniyle uğranılan davacı Kurum zararının davalı işverenden rücuan alınmasına ilişkin davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanunun 21. maddesinin ilk fıkrasında, iş kazası, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir davranışı sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirileceği belirtilmiş olmakla, anlaşılacağı üzere işverenin rücu alacağından sorumluluğu belirlenirken, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile yargılamada yöntemince hesaplanacak gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutarın hükme esas alınması gerekmektedir.