(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/4611 E. , 2006/6834 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili 30.11.1970 kayıt tarihli dilekçesi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... ve Yöre Köyü Tüzel Ki…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/4611 E. , 2006/6834 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili 30.11.1970 kayıt tarihli dilekçesi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... ve Yöre Köyü Tüzel Kişilikleri aleyhine orman kadastrosuna itiraz davası açarak, ... İlçesinde görev yapan 13 Nolu Orman Kadastro Komisyonunun Armutluyayla Devlet Ormanı sınırlaması yaptığı sırada tesbit edilen orman sınırlarının hatalı olduğunu belirterek, orman sınırının DOĞUDA; 913 nolu OTS noktasından Kuzeye ... Deresi kenarından 360 nolu OTS noktasına, BATIDA; 1058 nolu OTS’den itibaren su arkı, ... Deresi, Patika yolu takip ederek 851 ila 872 nolu OTS noktalarına, KUZEYDE; 1070 ila 1059 nolu OTS noktalarına, (1059 nolu OTS’den sonra Doğudaki sınır iptal edilerek) GÜNEYDE; 913 ila 920, 846 ila 851 nolu OTS noktaları olarak alınmasını, 873 ila 913; 1699 ila 1715 ve 1716 ila 1725 ve 1725-1699; 1749 ila 1741; 1741-1750; 1740; 1731 ila 1739; 1726 ila 1730; 1769 ila 1778 ve 1778 ve 1669 ; 360 ila 383 nolu OTS’ları arasındaki sınırın iptaline, orman sınırının Batıya alınması ile genişleyen orman sahası içindeki Göçkün Mahallesi önünde ve civarındaki ekili sürülen araziler, ... ..... ve ... ... evleri ve evlerin önündeki tarla vasfındaki araziler, .... Mevkiinin Kuzeyinde ... ..., ... .....ye ait evlerle önündeki ekilip sürülen tarla haline gelmiş açık sahalar; ... ’nun ziraat arazisi, ... .....’ın eski tapulu yeri ... .... ve ... .....’a ait eski tarla; ... ... ve ... ... tasarrufundaki eski tarla; ... ve ... Altındağ’ın eski tarlalarının tahdit dışı iç parsel olarak ayrılmasına karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında Hazine davaya dahil edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın husumet yönünden reddine, Hazine yönünden görevsizliğe ilişkin verilen karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01.04.1985 gün ve 1984/6187-1985/2302 sayılı kararı ile özetle; “davacı yönetimden itiraz konusu yerlerin belirlenmesinin istenmesi, dava konusu kesimlerin sahibi veya kullananlar belli ise, davanın bunlara yöneltilmesinin, sahipleri belli değil ise gerekli ilan yapılarak üç ay içinde ilgililerin davaya katılmasının sağlanması” gereğine değinilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra taşınmazları kullanan kişiler davaya dahil edilmiş, yörede 1988 yılında arazi kadastro çalışmaları sırasında bir kısım çekişmeli taşınmazların kadastro tesbit tutanaklarının düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı ile dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş, kadastro mahkemesince kadastro tesbiti yapılan parsellerle ilgili davalar ayrılarak yargılamaya orman kadastrosuna itiraz olarak devam olunmuştur. Diğer yönden orman kadastrosuna itiraz davası devam ettiği halde ... Köyünde kadastro tesbiti yapılan taşınmazlar askı ilanı yapılıp itiraz edilmeyen parseller yönünden kesinleştirilerek Tapu Sicil Müdürlüğüne devredilmiş ve tapuya tescil edilmiştir. Yargılama sırasında, yörede 1988 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli ... Köyü 1753 parsel sayılı 15517 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarih 1982 tahrir nolu vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına 07.09.1988 tarihinde tespit edilmiş, Orman Yönetiminin 1970 yılında açtığı orman kadastrosuna itiraz davası devam etmekte iken, tutanağa ayrıca itiraz edilmediğinden kesinleştirilerek 28.04.1989 tarihinde davalı ... adına tapuda tescil edilmiştir. Kural olarak; davanın varlığı, tutanağın kesinleşmesini önler. Tutanağın kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiş olması hukuki sonucu değiştirmez. Mahkemece; davacı ... Yönetiminin 1753 parsele yönelik açtığı orman tahdidine itiraz davasının kısmen kabul kısmen reddine, kabul sebebiyle 1753 parsel sayılı taşınmazın bilirkişiler raporuna ekli haritada (A) harfiyle gösterilen kırmızı renkli kalemle işaretli alanın orman tahdit sınırları içine alınarak Devlet Ormanı vasfıyla Maliye Hazinesi adına tesciline, red nedeniyle 1753 parsel sayılı taşınmazın bilirkişiler raporuna ekli haritada (B) harfiyle gösterilen 6904.94 m2 yüzölçümündeki alanın ziraat arazisi olduğu davacı tarafından kabul edilmekle, aynı parsel numarasıyla mevcut kayıt maliki adına tesciline, orman tahdidinin buradaki sınırının bilirkişiler raporuna ekli haritada kırmızı renkli kalemle, taşınmazların ortasından çizilen sınır şeklinde kabulüne, mahkemenin kabulüne ... düşen 13 Nolu Orman Tahdit Komisyonunun bu yere ilişkin orman tahdidinin iptaline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 06.12.1969 tarihinde ilan edilip eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Hükme dayanak alınan harita mühendisi ve uzman orman yüksek mühendisleri kurulu tarafından düzenlenen 11.12.2003 tarihli rapor ve eki olan haritaya göre; çekişmeli ... Köyü 1753 parselin 1993-10 sayılı dosyada inceleme konusu yapılmadığını, taşınmazın resmi belgelere göre yapılan incelemesinde krokide (A) harfi ile gösterilen 9086.52 m2’lik kısmının 1955 tarihli ... fotoğrafında ormanı ifade eden kapalı alanda kaldığı, eski tarihli memleket haritasında yeşile ... ormanlık alanda olduğu, amenajman planında (Mb) rumuzuyla belirtilen meşe-baltalık ormanı olarak gösterildiği, eğiminin % 20-40 olduğu, ... muhafaza karakteri taşıdığı ve 40 yaşlarında meşeler bulunduğu, orman sayılan yerlerden olduğu, yine krokide (B) harfiyle gösterilen 6904.94 m2’lik kısmının 1955 tarihli ... fotoğraflarında ... alanını ifade eden açık alanda ve eski tarihli memleket haritasında beyaz renkli alanda kaldığı, % 5-10 eğimli, TMK. taşımayan, üzerinde 10-15 yaşlı incir ağacı bulunan ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ve buna göre hüküm kurulmuşsa da, raporun eki harita elle boyandığı gibi, çekişmeli taşınmazın orijinal renkli memleket haritasındaki konumu, kadastro paftasının ölçeği ile memleket haritasının ölçeği denkleştirilmek ve birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle gösterilmemiştir. Memleket haritasında nokta olarak işaretlenmek suretiyle yetinilmiştir. Amenajman haritası siyah-beyaz olup, orijinal renkleri içermemektedir. Rapor bu haliyle denetlemeye olanak vermemektedir. Bilirkişiler kurulunun yetersiz raporuna dayanarak hüküm kurulamaz.Bu nedenle; yörede 1969 tarihinde yapılan orman kadastrosunda doğuda ..., onun batısında ..., onun batısında ... ve Yöre köylerinin sınırları içinde bulunan ormanlar ARMUTLUYAYLA DEVLET ORMANI olarak sınırlandırılmış, ... tarafından orman sınırı dışında bırakılan ... Köyü idari sahasında olan ancak orman sınırı dışında bırakılan arazinin sınırları dava dilekçesinde yazılarak mahkemenin bozmadan sonra 1993/12 E.numaralı alan dosyasında (20. Hukuk Dairesinin 2004/14234 E.sayılı) ... Köyü idari sınırları içinde kalan ve orman sınırı dışında bırakılan arazinin orman olduğu iddiasıyla mahkemenin 1988/3 E. numaralı alan dosyasında (20.Hukuk Dairesinin 2004/14233 E.sayılı), ... Köyü idari sınırları icerisinde bulunan ve orman sınırları dışında bırakılan arazi için kadastro mahkemesinin bozmadan sonra 1993/10 E. numarası alan dosyasında (20. Hukuk Dairesinin 2004/11522 E. sayılı) orman kadastrosuna itiraz davalarını açmıştır. Orman kadastrosuna itiraz davasının devamı sırasında ... Köyü idari sınırları içinde kalan arazilerin 1995 yılında arazi kadastrosu yapılmış, yukarıda sözü edilen orman kadastrosuna itiraz davası nedeniyle düzenlenen tespit tutanakları, ... haneleri açık bırakılarak kadastro mahkemelerine gönderilmiştir. ... Köyü idari sınırları içinde bulunan arazinin 1987 yılında arazi kadastrosu yapılmış, yine yukarıda açıklanan orman kadastrosuna itiraz davası nedeniyle ... haneleri açık bırakılarak, kadastro mahkemelerine gönderilmiştir. ... Köyü kadastro sahasında bulunan arazilerin kadastro tespit tutanakları 1988 yılında düzenlenmiş, ancak 1970 yılından beri devam eden orman kadastrosuna itiraz davası olduğu halde, tutanakların ... haneleri açık bırakılması gerekirken, malikleri belirlenip, bir kısmı kesinleştirilmiş, bir kısım parseller hakkında Hazine, bir kısım parseller hakkında ..., bir kısım parseller hakkında da kişiler tarafından birçok dava açılmış, bu davaların 1970 yılında açılan orman kadastrosuna itiraz davası ile birleştirilmesi gerektiği gözardı edilerek ayrı dava dosyalarında sonuçlandırılıp kesinleştirilerek tapuya tescil edilmiş, ... Köyüne ait 1993/10 esas sayılı (20. Hukuk Dairesinin 2004/11522 esas) asıl dosyasında dava konusu olup, kadastro tutanakları kesinleştirilen parsellerle ilgili dosyalar ise, ayrılarak ayrı esaslarda karara bağlanmış, orman olarak Hazine adına tesciline karar verilen 1720, 1947, 1948, 1949, 1950, 1951, 1729, 1548, 1566, 1508, 1543, 1545, 1547, 1575, 1758, 1657, 1638, 1836, 1744, 1727, 1595, 1653, 1565, 1922, 1509, 1510, 1921, 1924, 1741, 1755, 1740, 1756, 1739, 1742, 1854, 1577, 1651, 1652, 1549, 1550, 1918, 1634, 1867, 1837, 1551, 1733, 1596, 1732, 1576, 1637, 1735, 1677, 1507, 1665, 1640, 1743, 1737, 1553, 1851, 1852, 1853, 1561, 1572, 1730, 1942, 1567, 1757, 1511, 1537, 1538, 1539, 1540, 1541, 1542, 1544, 1546, 1555, 1557, 1558, 1559, 1573, 1574, 1728, 1920, 1939, 1952, 1953, 1954, 1955, 1956, 1957, 1958, 1959, 1960, 1961, 1980, 1988, 1989, 2022 sayılı parsellerle ilgili dosyalar ile kısmen orman olarak Hazine adına tescile karar verilen ve daha önce kesin hüküm bulunan 1718, 1775, 1719, 1797, 1869 sayılı parsellerle ilgili dosyalar Dairemizce değişik tarihlerde incelenerek onanmış, kısmen orman olarak Hazine adına tesciline karar verilen 1829, 1633, 1635, 1932, 1738, 1725, 1858, 1664, 1966, 1779, 1722, 1780, 1745, 1746, 1760, 1855, 1857, 1761 (2008, 2009), 1807, 1810, 1976, 1946, 1770, 1804, 1805, 1831, 1975, 1806, 1943, 1564, 1786, 1812, 1859,1759, 1777, 1778, 1661, 1781, 1784, 1785, 1636, 1736, 1579, 1582, 1984, 1833, 1863, 1848, 1849, 1930, 1965, 2012, 2013, 1827, 1972, 1977, 1796, 1971, 1799, 1830, 1809, 1985, 1865, 1439, 1811, 1813, 1552, 1832, 1856, 1724, 1944, 1967, 1868, 1973, 1795, 1970, 1448, 1723, 1717, 1726, 1801 parsellerle ilgili dosyaları ve davanın reddine karar verilen 1457, 1847, 1441, 1446, 1443, 1444, 1644, 1798, 1803, 1821, 1663, 1846, 1800 sayılı parsellerle ilgili dosyalar Dairemizce değişik tarihlerde verilen kararlarla bozulmuştur. Mahkemece ana dosyadan ayrılan ve ayrı ayrı karar verilen dosyalarda tespite esas tutulan vergi kayıtları ve tapu kayıtları getirtilmemiş, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi gereğince araştırma yapılmamıştır. Yine ... Köyüne ait 1993/10 E.sayılı dosyada Yöre Köyü tüzel kişiliğine de hüsumet yöneltilerek dava açıldığı halde, Yöre Köyünde arazi kadastrosu yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa o köye ait parsellerin akibetinin ne olduğu, Yöre Köyü idari sınırları içinde kalan ormanların orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa yukarıda belirtilen davalar gibi Yöre Köyü sınırları içinde kalıpta orman dışında kalan araziler hakkında ... tarafından 1970 yılında orman kadastrosuna itiraz davası açılıp açılmadığı, yada arazi kadastrosu yapılmasından sonra ... ve Hazine tarafından orman iddiasıyla açılmış kadastro tespitine itiraz davalarının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. O halde; 1- Mahkemenin 1993/12 E.sayılı dosyada ... Köyü idari sınırlarında kalan ve mahkemenin 1988/3 E.sayılı dosyada ... Köyü idari sınırlarında kalan ve mahkemenin 1993/10 E.sayılı dosyada ... Köyü idari sınırlarında kalan arazinin tümünün ... tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davaları nedeniyle halen dava konusu olduğu ve bu üç köy yönünden açılan davaların tümünün Armutluyayla Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan arazi dışındaki taşınmazlar hakkında açıldığı başka bir deyimle kişiler tarafından orman kadastrosu itiraz davası açılmadığından 1969 yılında yapılan ve orman kadastrosu sınırları içine alınan arazi yönünden orman kadastrosunun kişiler yönünden kesinleştiği orman kadastrosu dışında kalan arazi yönünden orman yönetiminin orman kadastrosuna itiraz davası nedeniyle dava kapsamında kalan taşınmazlar ile Hazinenin davası nedeniyle bu köyler sınırları içinde kalan ve tesbit tutanağı düzenlenen ya da düzenlenmeyen arazi yönünden kesinleşmediği gözönünde bulundurularak, 2- 1993/12, 1988/3, 1993/10 E.sayılı dava dosyalarının her birinde Armutluyayla Devlet Ormanına ait orman kadastro tutanak ve haritalarının tümü getirtilerek keza, Horsumlu Beldesi ve Yöre Köyüne ait orman kadastro harita ve tutanakları dahi bulundukları yerlerden istenmeli, 3- Horsunlu Beldesi, ... Köyü, ... Köyü, ... Köyü ve Yöre Köyüne ait arazi kadastro paftaları getirtilip, ... bilirkişi tarafından paftaların ölçeği eşitlenip küçültülerek bu beş köyün arazi kadastro durumu bir bütün halinde Mahkeme ve Yargıtay’ın denetimine olanak verecekt biçimde birleştirilmeli, 4- Yine yukarıda isimleri yazılı beş köy için tüm idari sınırlarını kapsayacak biçimde en eski tarihli 1/25.000. ölçekli memleket haritaları getirtilip bu haritalar üzerinde bu beş köyün idari sınırları gösterilmeli, 5- 1970 yılında açılan orman kadastrosuna itiraz davalarından dolayı daha sonraki yıllarda yapılan arazi kadastrosunun kesinleşmeyeceği ve bir kısım tutanakların ... hanelerinin kapatılmış (tutanaklarının kesinleştirilmiş) olmasının yasal sonuç doğurmayacağı, 3402 Sayılı Yasanın 30/2.maddesi gereğince kadastro hakiminin tarafların gösterdikleri deliller ile birlikte resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak çekişmeli taşınmazları gerçek hak sahibi adına pay oranları ve maliklerin baba adı ile birlikte ad ve soyadları yazılması suretiyle tescil edilmesi zorunlu olduğundan, parsellerin tespit maliklerinin belli olmaması nedeniyle “tespit gibi tesciline” yada “kayıt malikleri adına tesciline” şeklinde hüküm kurulamayacağı gözetilmeli, 6- Bazı parseller ... ve Hazinenin taraf olduğu davalar sonucu 1970 yılında açılan orman kadastrosuna itiraz davası gözönünde bulundurulmaksızın tescil kararı verilerek kesinleştiğinden, H.Y.U.Y.’nın 237 maddesi gereğince bu parseller hakkında kesin hüküm bulunduğu nazara alınmalı, 7- Hazine ve Orman Yönetiminin birlikte taraf olmadan görülüp kesinleşen parseller var ise onlara ait tutanak asılları ve eki dava dosyaları, yada kadastro tesbiti sonucu dava açılmadan kesinleşen parseller var ise, yukarıda izah edildiği gibi tespit tarihinden önceki davaya rağmen tutanakların kesinleştirilmesinin yasal sonuç doğurmayacağı gözetilerek, o parsellere ait tutanak asılları getirtilerek yukarıda numarası yazılı ilgili köye ait dava dosyaları ile birleştirilmeli, 8- 1970 yılında açılan orman kadastrosuna itiraz davasına rağmen, sadece Hazinenin yada sadece Orman Yönetiminin taraf olması sonucu görülerek kesinleşen davalar var ise bu davalarda Hazine ve Orman Yönetiminin her ikisinin birlikte taraf olma zorunluluğu (mecburi dava arkadaşları) bulunduğundan sadece birisinin taraf kabul edilerek davanın sonuçlandırılması halinde diğer taraf için kesin hüküm oluşturmayacağı gözönünde bulundurularak 1970 yılındaki orman kadastrosuna itiraz davasına konu yerler hakkında bu tür kesinleşmiş parsel tutanakları var ise bunlara ait tutunak aslı ya da dava dosyaları getirtilip ilgili köye ait orman kadastrosuna itiraz davasıyla birleştirilip yukarıda açıklandığı gibi yapılacak inceleme sonucu ulaşılacak sonuca göre 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince gerçek hak sahibi adına tescil edilmesi düşünülmeli, 9- ..., ... ve ... Köyüne ait üç ayrı dava dosyası birleştirilmeden aynı bilirkişi heyeti ile, bağlantı sağlanması ve sağlıklı inceleme yapılması bakımından birbirini takip eden günlerde keşif yapılması gerektiği düşünülerek Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında mahkemece uygun görülecek yeteri kadar teknik eleman ile birlikte, bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve üç harita mühendisi bulunamadığı takdirde üç ... elemanı ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; 13 numaralı orman kadastro komisyonunun orman sınırı içine aldığı arazi yönünden orman kadastrosunun kesinleştiği, aynı sınır dışında kalan arazi yönünden ise Orman Yönetiminin açtığı temyize konu bu dava nedeniyle orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. 10- Yukarıdaki yöntemle yapılacak araştırma sonucu çekişmeli taşınmazlar içinde resmi belgelerde açık alanda görünmekle birlikte tüm yönlerinin orman olduğu saptanan taşınmaz bulunduğu görüldüğü takdirde bu nitelikteki taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2.maddesi kapsamında orman içi açıklık olduğu ve orman sayılan yerlerden kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda ... ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2 Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır. Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali). Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ..., inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle ... açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır. Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ... ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, ... ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları]. Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan ... kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan ... kazanımından söz edilemez. 11- Yukarıdaki yöntemle yapılan araştırma sonucu çekişmeli taşınmazlar içinde kişilerin hak iddia ettiği parsellerden orman sayılmayan bölümler bulunduğunun saptanması durumunda bu kez, kişiler yönünden zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte ... uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar (gerçek kişiler) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, ... ve ... olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilmelidir. Ayrıca, yine kişilerin hak iddia ettiği ve orman olmadığı saptanan taşınmazlar hakkında bazı parsellere uygulanan tapu ve vergi kaydı bulunduğu gözlendiğinden bu kayıtlar bulundukları yerlerden getirtilerek 3402 Sayılı Yasanın 20/c maddesi hükümlerine göre yerine uygulanmalı, kayıt miktar fazlasının sınırda bulunan ormandan açıldığı düşünülerek orman olarak tesciline karar verilmeli, 12- Böylesine yapılan uygulama sonucu ... Köyü arazi kadastrosu çalışma alanı, ..... Köyü arazi kadastrosu çalışma alanı ..... ve Yöre Köyleri arazi kadastro çalışma alanı esas alınarak ve bu köylerin tümü birarada birleşik haritada gösterilerek mahkeme ve yargıtayın denetimine açık harita düzenlettirilip bilirkişilerden krokili rapor alınıp ayrı ayrı ilgili dosyaların içine konulmalı, keza 1/25.000 ölçekli haritalarda da aynı şekilde bu köylerin çalışma alanları ve kadastro parselleri işaretlenmeli 1/25.000 ölçekli memleket haritasının ölçeği büyültülerek kadastro paftası ölçeğine denkleştirilerek aplike edilip aynı harita üzerinde gösterilmeli, 13- Kısmen orman kısmen kültür arazisi olarak tescile karar verilecek parsel bulunduğu takdirde her bir parsel için bilirkişilerden 3402 Sayılı Yasanın 20/c , 21 ve 32/3 maddelerine göre infaza elverişli kroki alınmalı, Ayrıca, taşınmazların arazi kadastrosu sırasında belirlenen yüzölçümü ile bilirkişi raporunda belirlenen yüzölçümleri arasında farklılık bulunduğu takdirde, bunun nedeni araştırılıp hüküm kısmında infaza olarak verecek şekilde ayrı ayrı belirtilmeli, 14- Her köyün arazi kadastro çalışma sınırı esas alınarak o çalışma alanı içinde kalacak orman kadastrosundan kesinleşen orman arazisi ile mahkemece yapılacak araştırma sonucu orman sayılacak arazi parçası bir bütün halinde tescil edilmesi gerekeceğinden bu geniş orman arazisi içinde kalacak olan kadastro parsellerinin tümünün tespitinin iptaline karar verilerek, büyük orman parseline ilave edilmesi ve böylece her köyün çalışma alanında kalan orman parselinin yüzölüçümü fenni usullere göre bilirkişilere hesaplattırılarak düzenlenecek haritaya göre orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmeli, 15- Mahkemece verilen karar, sadece ... ve Hazine ile bir kısım tespit maliklerince veya parsellerin işgal edenleri tarafından temyiz edilip diğerleri tarafından temyiz edilmediği anlaşıldığından, orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilip temyiz edilmeyen parsellerin orman olgusunun kesinleştiği gözönünde bulundurularak toplanan tüm delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 22/05/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.