4. Hukuk Dairesi 2021/10111 E. , 2023/4436 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3633 E., 2020/1603 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi - istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaman Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/102 E., 2018/71 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı …
**4. Hukuk Dairesi 2021/10111 E. , 2023/4436 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/3633 E., 2020/1603 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi - istinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaman Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/102 E., 2018/71 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.04.2014 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki araç ile seyri sırasında, plakasını alamadığı aracın sıkıştırması nedeniyle, direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığını ve meydana gelen kazada yaralanarak malul kaldığını, meydana gelen zararlarından davalı ... Hesabının sorumlu olduğunu ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak. 2.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının plakası tespit edilemeyen araç nedeniyle kazanın meydana geldiğini kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; trafik kusur bilirkişisinden alınan 03.10.2017 tarihli bilirkişi raporu ve itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.12.2017 tarihli rapora göre araç sürücüsü olan davacının kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın asli ve tam kusurlu olduğunu, bilirkişi ve Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporlarını kabul etmediklerini, olayın gerçekliğine aykırı olduğunu, davacının seyri sırasında, arkasından gelen iki aracın yarışır gibi hız sınırlarının üzerinde seyretmeleri ve davacının sevk ve idaresindeki aracı sıkıştırmaları sonrasında sağ tarafa iyice yanaşmak zorunda kaldığını, sağ ön lastiğinin patlaması üzerine kazanın meydana geldiğini, bu durumun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, her ne kadar daha önce birtakım evrakta sol ön tekerin patladığı belirtilmiş ise de, bu iddiayı ispatlayan herhangi bir görgü tanığı ve delil olmadığını, aracın diğer araçların sıkıştırması nedeniyle yolun en sağına yaklaşması ve sonrasında sağ ön lastiğinin patlaması üzerine kazanın meydana geldiğini, sağ tarafa takla atmasının da sağ ön lastiğinin patladığını kanıtladığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verdiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağında kazaya neden olan plakası tespit edilemeyen araçlara ilişkin bir tespitin olmaması yanı sıra, Keskin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sırasında alınan davacının eşinin kazanın oluşuna ilişkin beyanına, yerel mahkemece alınan ve oluşa uygun bulunan 03.10.2017 tarihli bilirkişi raporu ile itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.12.2017 tarihli raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davacı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirlenmiş olmasına, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamından, davacının kazanın plakası tespit edilemeyen iki aracın kusuru ile meydana geldiğini kanıtlayamamış olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf başvuru dilekçesindeki açıklamalarına tekrarla, kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen araçların asli ve tam kusurlu olduğunu ileri sürerek usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araçların sebebiyet verdiği iddia olunan kaza nedeniyle davacının uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87 ve 91 inci maddeleri. ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere, kusur raporlarının denetime elverişli olmasına, kaza tespit tutanağı, tanık beyanları ve soruşturma dosyası içeriğine göre oluşa uygun değerlendirme yapılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.