Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5146 E. , 2024/3062 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5146 Karar No : 2024/3062 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : DAVALI: ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... DAVACI: ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:2021/2775 sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozu
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/5146 E. , 2024/3062 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5146 Karar No : 2024/3062 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : DAVALI: ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... DAVACI: ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:2021/2775 sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Davacı tarafından, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle muvazzaf astsubay adaylığının sonlandırılmasına ilişkin işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında isnat olunan eylemin niteliği ve kapsamı hakkında herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmediği, istihbari nitelikteki bilginin somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 2. fıkrasının, 28/04/2020 günlü, 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/02/2020 günlü, E:2018/163, K:2020/13 sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiği ve kararın yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdiği, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmelerinin Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı, bununla birlikte kanun koyucu tarafından bu konuda henüz bir düzenleme de yapılmamış olduğu anlaşıldığından, yasal dayanağı ortadan kalkan dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin anılan kararı ve gerekçesi dikkate alınarak getirilecek yeni yasal düzenlemeler uyarınca davacının durumunun yeniden değerlendirilebileceği, dava konusu işlemin iptali yönündeki kararın davacının doğrudan atanması sonucu doğurmaması ve Anayasa Mahkemesi kararının yayımlanmasının öncesinde dava konusu işlemin esas yönüyle hukuka aykırılığını tespit eden ve davacının atanması sonucu doğurabilecek bir yargı kararının da bulunmaması karşısında, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığını ileri sürdüğü özlük ve parasal hak kayıplarının tazmini istemi hakkında bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; mahkemenin 07/05/2018 tarihli ara kararı ile, davalı idareden, "davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı olan şirkette çalıştığından bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlem ile ilgili davacı hakkında FETÖ/PDY ile irtibatı olduğuna ilişkin bir soruşturma, yargılama, verilmiş bir karar olup olmadığının ve işlemin dayanağı olarak gösterilen FETÖ/PDY bağlantılı olduğu belirtilen şirket ile davacı arasında güvenliği zedeleyecek ne tür bir ilişkinin bulunduğunun ortaya konularak, davacı ile olan etkisinin, irtibatının ve ilgisinin, bu hususlara ilişkin varsa mevcut bilgi ve belgelerin onaylı bir örneğinin Mahkemeye sunulmasının istenilmesine" karar verildiği, ara kararına cevaben "güvenlik soruşturması yapmaya yetkili kurumlardan davacının FETÖ/PDY bağlantılı olduğu belirtilen şirket ile davacı arasında güvenliği zedeleyecek bir ilişkinin bulunup bulunmadığına dair herhangi bir istihbari bilgi idareye ulaşmamıştır" beyanında bulunulduğu, dava konusu işlemin iptalinin, davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumlu olduğu ve buna dayanılarak ilgili statüye geçirilmesi sonucunu doğurmayacağı, zira; Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararının akabinde, davacı hakkında davalı idarece yeniden değerlendirme yapılabileceği, davacının parasal/özlük hakkı yönünden zarara uğrayıp uğramayacağının yeniden değerlendirme sonucunda belli olacağı, dolayısıyla bu aşamada davacının ilgili statüye geçirilmemesi üzerine yoksun kaldığı bir parasal/özlük haktan söz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen gerekçe eklenmek suretiyle reddine; kısmen kabulü ile mahkeme kararının parasal hak istemi yönünden verilen kısmının kaldırılmasına; bu talep yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacı hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle ilişiğinin kesildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. Davacı tarafından; yoksun kaldığı parasal haklara ilişkin ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, davanın kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. TARAFLARIN CEVAPLARI : Davacı tarafından; cevap verilmemiştir. Davalı idare tarafından; cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Sekizinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 günlü, K:2023/33 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 2. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY: Davacının, dış kaynaktan muvazzaf astsubay temini için açılan sınavda başarılı olduğu, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylığının sonlandırılması neticesinde temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 26/10/1994 günlü, 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinde; “Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması; kamu kurum ve kuruluşlarında, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları halinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile askeri, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ve ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel hakkında yapılır. Devletin güvenliğini, ulusun varlığını ve bütünlüğünü iç ve dış menfaatlerinin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgeler ile gizlilik dereceli kamu personeli ile meslek gruplarının tespiti, birim ve kısımların tanımlarının yapılması, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının usul ve esasları ile bunu yapacak merciler ve üst kademe yöneticilerinin kimler olduğu Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulacak yönetmelik ile düzenlenir.” hükmü yer almakta iken, 18/10/2018 tarihli ve 7148 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 29. maddesiyle söz konusu maddeye 2. fıkra olarak; “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi ve belge almaya, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında tutulan kayıtlara ulaşmaya, Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma sonuçlarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kesinleşmiş mahkeme kararlarını almaya yetkilidir.” hükmü eklenmiş; anılan hüküm Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 günlü, E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 07/04/2021 günlü, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeleri, kimler hakkında yapılacağını, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğunu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağını, hangi mercilerin soruşturma ve araştırma yapacağını, Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esaslarını, veri güvenliği ile verilerin saklanma ve silinme sürelerini düzenlemektedir." hükmü; "Değiştirilen ve yürürlükten kaldırılan hükümler" başlıklı 13. maddesinde, "(8) 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. " hükmü; "Atıflar" başlıklı 14. maddesinde, "(1) Mevzuatta 4045 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır." hükmü yeralmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava konusu işlem tarihinde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, 4045 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılmaktadır. Anılan Kanun'un 1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile iptal edilmesi ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemlere yönelik bireysel başvurularda verilen ihlal kararları dikkate alınarak kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun yürürlüğe konulmuş ve 4045 sayılı Kanun da yürürlükten kaldırılmıştır. 7315 Kanun'la, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırmasının yapılmasına ve elde edilecek verilerin kullanılmasına ilişkin temel ilkeler belirlenmiş; kimler hakkında yapılacağı, araştırma konusu edilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu, bu bilgilerin ne şekilde kullanılacağı, hangi mercilerce soruşturma ve araştırma yapılacağı, bu kapsamda Değerlendirme Komisyonunun oluşumu ve çalışma usul, esasları, kişisel veri güvenliği ile kişisel verilerin saklanma ve silinme süreleri düzenlenmiştir. Bu itibarla, Anayasa Mahkemesi kararlarındaki kanuni düzeyde eksik düzenleme bulunduğu yolundaki gerekçeler göz önüne alınmak suretiyle kanun koyucu tarafından 7315 sayılı Kanun'la yeni yasal düzenleme yapılmak suretiyle bu konudaki eksiklikler giderildiğinden; somut olayda, kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması ve özel hayatın gizliliğinin korunması amacına yönelik olarak 7315 sayılı Kanun ile getirilen çerçevede değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun pek çok kararında (19/06/2023 günlü, E:2022/884, K:2023/1488; 09/02/2023 günlü, E:2022/667, K:2023/211; 23/01/2023 günlü, E:2022/882, K:2023/53 sayılı kararlar) güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kaynaklı uyuşmazlıklarda 7315 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, işin esasına girilerek dava konusu işlemin 7315 sayılı Kanun'a uygunluğu yönünden bir değerlendirme yapılması suretiyle karar verilmesi gerekirken, 4045 sayılı yasa hükümlerine dayalı olarak yargısal denetim yapılarak dava konusu işlemin iptaline, parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar veren İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin, kısmen gerekçe eklenmek suretiyle reddine, kısmen kabulü ile mahkeme kararının parasal hak istemi yönünden verilen kısmının kaldırılmasına; bu talep yönünden davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince bozma kararı uyarınca dava konusu işleme yönelik yeniden yargılama yapılacağından, bu işleme bağlı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden de yeniden bir karar verilmesi gerektiği açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMLERİNİN KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 21/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.