Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/651 E. , 2024/2451 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/651 Karar No : 2024/2451 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ... DİĞER DAVALI: ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından aleyhlerin…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/651 E. , 2024/2451 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/651 Karar No : 2024/2451 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. ... DİĞER DAVALI: ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 24/08/2008 tarihinde İstanbul ili, .../... İlçe Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken, katıldığı operasyon sırasında yaralandığından bahisle uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık şimdilik 200.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İçişleri Bakanlığı bünyesinde çalışırken meydana gelen zararda davalılardan Milli Savunma Bakanlığının kusuru bulunmadığından bu davalı idare bakımından davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı İçişleri Bakanlığı yönünden ise maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24/08/2008 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 03/04/2019 tarih ve E:2018/4641, K:2019/2538 sayılı usule yönelik bozma kararına uyularak, uyuşmazlık konusu olayda, davacının kamu görevlisi olması ve kamu görevini yürütürken yaralanması karşısında davalı idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin doğrudan sonucu olan, nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağandışı zararı kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmini gerektiği, davacının uğramış olduğu maddi zararın tespiti için alınan bilirkişi raporunda, davacının 175.798,11 TL maddi zarara uğradığının tespit edildiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine, mahkemece hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihi olan 07/12/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle İçişleri Bakanlığınca davacıya ödenmesine, maddi tazminat isteminin reddine yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 175.798,11 TL maddi tazminatın başvuru tarihi olan 07/12/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden İçişleri Bakanlığınca davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; bilirkişi raporunda sürekli beden bütünlüğü kaybından kaynaklanan zararının hesaplanmadığı, manevi tazminat miktarının düşük olduğu, hükmedilen tazminatlara işletilecek faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından; aleyhlerine olan kısımların bozulması ve manevi tazminata faiz hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden, davacının 24/08/2008 tarihinde, İstanbul ili, ... ilçesine bağlı ... Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde görev yapmakta iken ihbar edilen firari şahsın yakalanması için görevlendirildiği, firari şahsı yakaladığı anda dengesini kaybedip yere düşerek yaralandığından bahisle uğradığı iddia edilen zararlarına karşılık şimdilik 200.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zarar" başlıklı 54. maddesinde, bedensel zararların; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu; "Belirlenmesi" başlıklı 55. maddesinin 1. fıkrasında, destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararların, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanacağı, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemelerin, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemeyeceği; zarar veya tazminattan indirilemeyeceği, hesaplanan tazminatın, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamayacağı veya azaltılamayacağı; 2. fıkrasında, bu Kanun hükümlerinin, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanacağı hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik Kısmına Taraflarca Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısmı ile Kabul Edilen Manevi Tazminata İdareye Başvuru Tarihinden İtibaren Yasal Faiz İşletilmesine İlişkin Kısmının ve Kazanç Kaybına Yönelik Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Bölge İdare Mahkemelerince verilen nihai kararların temyizen incelenerek bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, idare mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik kısmına taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı, kabul edilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmı ile kazanç kaybına yönelik maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının Dava Konusu Olay Nedeniyle Davacının Uğradığı Güç Kaybı (Efor) Zararı Yönünden İncelenmesi: Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olup / olmadığına bakılmaksızın gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi günlük faaliyetlerini ve işini eskisine ve emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek gerçekleştireceği kabulünden hareketle "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bedensel kayba uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır. İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir. Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu olay neticesinde Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesince düzenlenen 11/02/2016 tarihli sağlık kurulu raporunda, vücut fonksiyon kaybı %42 olarak belirlenen davacının günlük yaşamını ve işini daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan maddi zararının en fazla net asgari ücret tutarı kadar olacağı, Dairemizin içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır. Buna göre, davacının aktif dönemdeki, (olay tarihinden yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki) maddi zararının, 2022 yılına kadar asgari geçim indirimi (AGİ) dahil net asgari ücrete meslekte kazanma gücü kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, bedensel kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle ( AGİ hariç net asgari ücret tutarına meslekte kazanma gücü kayıp oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir. Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle belirlenmelidir. Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacının efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararına yönelik bir hesaplama yapılmayan, sadece kazanç kaybına yönelik hesaplama yapılan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmediğinden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin REDDİNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının idare mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik kısmına taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının, kabul edilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ilişkin kısmının ve kazanç kaybına yönelik maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, dava konusu olay nedeniyle davacının uğradığı güç kaybı (efor) zararı yönünden BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.